Sorunlar Büyürken, İnsanlar Neden Küçülür?

Bir ülkenin sorunları büyüyebilir. İktisadi yaşam daralabilir, siyaset sertleşebilir, adalet sürekli gündem olabilir, eğitim tartışılabilir, toplumsal kırılmalar yaşanabilir, yaşam çileye dönüşebilir. Bunların tümü geçmişte defalarca yaşandı. Bu noktada, mesele sorunların büyümesi değil; insanların küçülmesidir.

Sokakta yürüyenlerin yüzünde zihinsel yorgunluk, tükenmişlik var. Eskiden insanlar zon anlarda daha çok konuşur,  tartışır, çözüm arardı. Şimdi ise insanlar susmayı tercih ediyor. Çünkü, konuşmanın bir şeyi değiştirmeyeceğine dair derin bir inanç oluşuyor. Haklı olmanın bir anlamı kalmadığını düşünüyor. Daha da önemlisi insanlar buna yavaş yavaş alışıyor. 

Lakin, alışmak bir milletin başına gelebilecek en büyük felaketlerden biridir. Bir toplumun yaşanan tüm olumsuzluklara alışması. Bu da yetmeyip bunları sorgulamayı ve sorgulayanı yadırgaması.

Eskiden bir haksızlığa ses yükselten birey, bugün bana dokunmasın da gerisi ne olursa olsun diyorsa; bu yalnızca bireysel bir tercih değil, toplumsal bir çürümenin emaresidir. Toplum ortak reflekslerin bütünüdür. Bu refleksler zayıfladığında, geriye her insanın bireysel hayatta kalma çabası kalır.

Şöyle bir bakın. Herkes kendi küçük dünyasına çekilmiş durumda. İnsanlar büyük sorunlarla ilgilenmek istemiyor. 

Neden? Çünkü büyük meseleler büyük sorumluluk gerektirir. Artık insanlar kendi hayatını kurtarmanın peşinde. Bu da insanları toplum olmaktan çıkartır, aynı mekanda yaşayan yalnız bireyler haline getirir.

Sorunlar büyüyor, çünkü; onları büyüten sistemler, yapılar ve ihmaller devam ediyor. Ama bu sorunlara karşı duracak cesareti, sabrı ve inancı yitiriyor.

Bugün ihtiyaç yeni sistem değil, yeni bir duruştur. Belki daha net bir şekilde ayakta durmaktır. Küçülmemek, eğilmemek, alışmamaktır. Aksi takdirde toplum, sorunları nedeniyle değil; sorunlar karşısında küçüldüğü zaman kaybeder.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Şal Arşivi

Bu gidişat nereye...

27 Mart 2026 Cuma 12:57

Direnişin sesi, bugünün dersi

18 Mart 2026 Çarşamba 09:22

Ortadoğu'nun benzerlikler yüzyılı

16 Mart 2026 Pazartesi 11:23

Ateş hattı

05 Mart 2026 Perşembe 11:54

Sosyal yorgunluk ve sükut eden vicdan

24 Şubat 2026 Salı 15:51

Türkiye'nin stratejisi

16 Şubat 2026 Pazartesi 10:55

Anormalliği normalleştirme

09 Şubat 2026 Pazartesi 14:44

Geçmişle barışmak

02 Şubat 2026 Pazartesi 09:42