Hacı Osman Kanber
Umudun Rengi Bordo-Mavi
Kritik kupa maçı öncesi, iyi şeyler yazalım, camiaya umut aşılayalım istiyoruz. Ancak ne yazık ki her hafta biraz daha kötüye giden bir Trabzonspor ve her maç sonu neresinden tutsak da olumlu bir şeyler çıkarsak diye çabaladığımız beyanatlar bizi çaresiz bırakıyor. Katılan takımların çoğunun kadro değeri Trabzonspor’un altında olan Avrupa Ligi kulüpleri karşısında kalite olarak çok aşağıda olduğumuzu iddia eden komutan, şimdi bu kadroyla Konyaspor karşısında final maçına çıkacak. Üç büyükler karşısında kriterimiz hep onların kadro değerlerinin büyüklüğü iken, Konya maçında kriterimizin ne olacağını hep birlikte göreceğiz.
Biz yine de tüm bu gerçekleri cebimize koyarak, maç öncesi olumlu düşünmeye çalışalım. Çünkü biz futbol sevdalıları için bu günler; bir sezon boyu çekilen kahırların, dökülen terlerin ve beslenen umutların sonucuna ulaşma vaktidir. Şimdi, koca bir sezonun emeğine bedel bir maça çıkacağız.
Trabzonspor, Türkiye Kupası’nda 18. kez final sahnesine çıkıyor. Bu sadece istatistiki bir sayı değil; bu şehrin, bu kulübün genetiğinde var olan kupa koleksiyonculuğunun en net tezahürüdür. Dönüp arkamıza baktığımızda, Kıbrıs Barış Kupası'ndan bugüne, o kupanın kulplarından tutan Ahmet Suat Özyazıcı’nın kasketini, Özkan Sümer’in dik duruşunu; Dozer Cemil’in, Şenol’un, Turgay’ın, Necati’nin sahalarda bıraktığı ayak izlerini hatırlarız. Trabzonspor için kupa, hiçbir zaman sıradan bir metal parçası olmamıştır; Anadolu’nun sessiz devriminin, adalet arayışının ve biz buradayız haykırışının bir belgesidir.
Futbolu sadece bir kazanma hırsı, bir matematik sananlar, dünyanın dört bir yanındaki Trabzonsporluların duygularını anlayamazlar. Taraftarlık, her şeye rağmen umut edebilme sanatıdır. Dünyanın en rasyonel insanını bile tribüne getiren ya da bir çocuk gibi ekran başına kilitleyen o duygu, mantıkla açıklanamaz. Sezon boyu ne yaşanmış olursa olsun; eleştirileri rafa kaldırmak, kırgınlıkları bir kenara bırakıp armaya sarılmaktır bu.
Şimdi bu inanç, Antalya yollarında... Gurbette yaşayan, memleket hasretini yüreğinde taşıyan, doğduğu topraklardan uzakta olsa da kimliğini gururla göğsünde barındıran binlerce bordo-mavi yürek, Antalya’da bir coşku festivali yazacak. Bu yolculuk sadece bir futbol maçı izleme seyahati değil; aynı dili konuşan, aynı renge sevdalanmış insanların bir araya gelme, birbirine sarılma, gurbeti sılaya çevirme bahanesidir.
Kupalar kazanılır, kaybedilir; Gelin bu hafta taktikleri, form durumlarını, eksikleri ve bizi üzen beyanatları konuşmayalım. Baharın, umudun ve Trabzonspor’un o köklü geçmişinin, bizi biz yapan o güzel taraftarlığın tadını çıkaralım.
Çünkü umut etmek, en çok bu renklere yakışıyor.

