Hacı Osman Kanber
"Tarihi Başarı mı, Yeni Format mı?"
Milli Takımımız bizi gururlandırıyor, sokağa döküyor, göğsümüzü kabartıyor... Buraya kadar her şey normal ve olması gerektiği gibi. Ancak biz Türk toplumu olarak duygularımızı en uçlarda yaşamayı sevdiğimiz için, bazen sevincimizin dozunu kaçırıp gerçeklerden kopabiliyoruz. Son günlerdeki o meşhur "tarihi başarı" söylemlerine bir de madalyonun diğer yüzünden bakalım mı?
Rakamlar Yalan Söylemez: 22. Sıradayız
FIFA’nın Nisan ayı dünya sıralamasına baktığımızda Türkiye 211 takım arasında 22. sırada. Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım; dünya sıralamasında ilk 25’in içinde olan bir ülkenin, 48 takıma çıkarılmış bir turnuvada yer alması bir "mucize" değil, normal olandır. Mesela Kosova bu sıralamada 78. sırada. Eğer onlar gitseydi, işte o zaman "tarih yazıldı" diyebilirdik. Bizim kalibremizdeki bir takım için bu turnuvalar artık bir hedef değil, bir alışkanlık olmalı.
Format Değişince Yol Kolaylaştı
Bugünkü başarıyı göklere çıkarırken, aslında bu tablodaki en büyük payın değişen statüde olduğunu görmezden geliyoruz. Eskiden Dünya Kupası'na 32 takım katılıyordu, 2026’da bu sayı 48’e çıktı. Avrupa’nın kontenjanı ise 13’ten 16’ya yükseldi. Kapı genişledi, içeri girmek doğal olarak kolaylaştı. İnsan sormadan edemiyor: Acaba 2022 ve öncesindeki o dar kontenjanlı statü devam etseydi, yine bu kadar rahat katılabilecek miydik?
Dünü Kötüleyerek Bugünü Yüceltmeyelim
Hafızalarımızı tazeleyelim: 2018 öncesinde çok tartışılan prim mevzuları ve saha dışı kaoslar olmasaydı, orada olabilirdik.
2022’de Avrupa elemelerinde 55 takım arasında 10 grup vardı. Grup birincisi Hollanda’yı 4-2 devirmemize rağmen, tek bir mağlubiyetle grubu 2. bitirmiştik. Aslında oyun ve performans olarak bugünden daha baskın bir tablo çizmiştik. Sonuçta yine bugün olduğu gibi bir başka grup ikincisi ile play-off oynadık.
Ama bir farkla! Karşımıza 78. sıradaki Kosova değil, dünyanın 5 numarası Portekiz çıktı. Hatırlayın; Portekiz deplasmanında 48 bin kişinin önünde kora kor oynadık. Maç 2-1’ken, 86. dakikada Burak Yılmaz o penaltıyı atsa, bugün bambaşka bir hikaye konuşuyor olacaktık. O günkü mücadeleyi görmezden gelip bugünü "tarihin en büyüğü" ilan etmek dünkü emeğe haksızlıktır.
Ölçülü Gurur, Gerçekçi Analiz
Elbette başarılıyız, elbette çocuklarımızı alkışlayacağız. Ancak bugünü övmek için dünü aşağılamaya, geçmişteki emeği yok saymaya gerek yok. Milli Takım’ın başarısı bizi mutlu etsin ama rasyonel bakış açımızı da köreltmesin.
Asıl mesele şudur: Biz zaten o turnuvalarda her daim bulunması gereken bir futbol ülkesiyiz. Asıl büyük başarı, 48 takım arasına girmek değil; o 48 takım arasından sıyrılıp sonuna kadar gidebilmektir.
Açın Trabzonspor’un kapılarını
27 Mart 2026 Cuma 11:48Bu Futbol Derbiye Yeter mi?
20 Mart 2026 Cuma 14:21Ölümün olduğu yerde skora bakmak!
11 Mart 2026 Çarşamba 13:48"Plaka yazdı, mazeret bitti: 61!"
02 Mart 2026 Pazartesi 12:32Ah Gençlerbirliği Maçı… Ah Afrika Kupası…
27 Şubat 2026 Cuma 12:47Evinin salonunda bile bu kadar rahat olamazdı!
19 Şubat 2026 Perşembe 12:54Sevgililer gününde en büyük sevgilimizle
12 Şubat 2026 Perşembe 17:39Bir Futbol Dilencisinin Dönüşü
05 Şubat 2026 Perşembe 16:19Osman Kanber Yazdı "Ünal Hocam; Başaracağız Ama Lütfen Sakin!"
15 Mart 2019 Cuma 11:15Trabzonspor'un Öze Dönmekten Başı Döndü!
04 Haziran 2018 Pazartesi 00:24