Hiçbir şey bilenler

Kimi insanlar vardır; sanki "yorum yapmak" için yaratılmış.

Nerede olursa olsun sadece nefeslenip, konuşurlar. Bilmek mi? O detay.

Sabah ekonomi uzmanıdırlar. Dolar neden yükselmiş, nasıl düşürülür. Öğlene doğru eğitim, sağlık sistemini çözerler. İki cümleyle sorunları hallederler. Akşam? Uluslararası ilişkiler, savaş stratejilerini değerlendirirler. Haritalar okuyor, devletler avuçlarında tutuyorlar. Geceye doğru genel siyaset, biraz hukuk, biraz psikoloji, tarih, biraz tarih serpiştirirler; yatmadan önce de insanlığa yön verip programı bitirirler.

Bilmedikleri yoktur. Hiçbir konuyu tam bilmeden hepsine sahipmiş gibi konuşurlar. Önünde mikrofon, kamera, ekran olsun. Durduruna aşk olsun. 

Bu arkadaşların en büyük yeteneği “yüzeyde yüzme olimpiyatları”nda altın madalya alacak olmalarıdır. 

Onlar için derine inmek mi? Aman… Çünkü orada emek var, araştırma var, şüphe var, alın teri var. Oysa yüzeyde olmak onlar için çok rahat. Bir iki popüler cümle kurmaları, biraz özgüven, süslenmiş bolca kesinlik belirten konuşmalar… İş oldu bitti.

En güzel tarafları da şu: Asla "bilmiyorum" demezler. Sanki o iki kelimeyi söyledikleri anda kariyerleri bitecek, evren çökecek.

O yüzden her sorunun bir cevabı vardır. Ve o cevap, genellikle ilk akıllarına gelen şeydir.

Bir de tonları vardır…
Kesin. Net. Tartışmaya kapalıymış gibi.
Sanki söyledikleri şeyler ulusal, evrensel yasalar.

Oysa insan dinlerken şunu düşünmeden edemiyor: "Bu kadar şeyi kesin bilen birinin, hiçbir konuda neden derin bir iz bırakmaz acaba?”

Çünkü gerçek bilgi, bağırmaz. Gürültü çıkarmaz. Gerçek bilgi, “ben buradayım” diye ortalığı inletmez. İnsanların kulaklarını rahatsız etmez. 

Gerçek bilgi, bazen susar, sessiz kalır. Zira bilir ki her konu, her bilgi, her ağız için değildir. Bunlar ağzına yakışanda güzel durur. Çok bilmiş cahillerin ağzında değil...

Ama bizimkiler?
Onlar için mikrofon hayatın anlamıdır.
Konu fark etmez; yeter ki konuşacak bir yer, platform, dinleyecek bir çift kulak olsun.

Sonuç ne mi?
Ortada bolca ses, gürültü var.
Ama anlam? O ise genelde yayına bağlanamıyor. Kulaklarını, gözlerini, zihnini yormak istemiyorsan kanalı, frekansı değiştir

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Şal Arşivi

Kazanan yok, kaybeden çok!

14 Nisan 2026 Salı 09:15

Bu gidişat nereye...

27 Mart 2026 Cuma 12:57

Direnişin sesi, bugünün dersi

18 Mart 2026 Çarşamba 09:22

Ortadoğu'nun benzerlikler yüzyılı

16 Mart 2026 Pazartesi 11:23

Ateş hattı

05 Mart 2026 Perşembe 11:54

Sosyal yorgunluk ve sükut eden vicdan

24 Şubat 2026 Salı 15:51

Türkiye'nin stratejisi

16 Şubat 2026 Pazartesi 10:55

Anormalliği normalleştirme

09 Şubat 2026 Pazartesi 14:44