İbrahim Değil

İbrahim Değil

Yoklara karışanlar

"Aç sefil yaşadı, değeri öldükten sonra anlaşıldı" konulu binlerce yazı var. Van Gogh sağlığında sadece bir resim satabilmiş, Modigliani tek sergi açabilmiş, Kafka tek bir kitabını yayımlatabilmiş, Bukowski aç susuz kalmış, çok da dayak yemiş, 3 dolarlık ev kirasını ödeyemeyen Poe'nun el yazmaları sonradan 10 bin dolara satılmış falan...

Değeri yaşarken bilinenler de var. Çok takdir görmüşler, ünleri dalga dalga yayılmış. Fakat "ölüm" denen canlı, onlarla aramıza kalın duvarlar ördükten sonra "nal sesleri sönüyor perde perde." Şimdi yüzlerce değerli yazar, şair sayabilirim ki hemen hiç kimse onların yapıtlarına el sürmez. Kapağı açılmayan küflü sandıklar içindeki göz nuru iğne oyaları gibi boynu bükük durur değerli kitapları.

Elbette "öksüzlerini" yalnız bırakmadığımız sanatçılar da var, en azından bir süreliğine. Ama isterse "sonsuz" gibi "belirli" bir süre olsun bu. "Kırmızı yanaklı elmalar bıraktı giderken ardında. Sen ben fâniyiz; ölür bu kuşlar, ağaçlar ve rüzgâr. Lakin usta hiç ölmeyecek…” dedikten sonra bir düşünürsün: Ama gülünç ve çok saçma! Beyaz bulutların gelip dallarına konduğunu kendisi hiç bilmeyecek...

Konunun özü budur.

Uşaklıgil'in yaşamının "Kırk Yıl"ını okurken geldi bunlar aklıma. Kültür ve edebiyat macerasındaki heyecan dolu günleri, uçup giden zamanları kurmaca tadında anlatmış üstat. Basılan ilk kitap, sansürlenen metinler, alevli tartışmalar, İzmir'de Türkçe bir gazete (Hizmet) çıkarma çabası, iki küçük odayı hemen her gün dolduran ziyaretçiler, dostlar, akrabalar, türlü türlü insanlar... Şimdi onların hiçbiri yok ama elimizde bu satırlar var. Peki, kaçımızın elinde?.. Ve bunun Halit Ziya'ya ne faydası var?..

Yok elbette, bilmez miyiz? Fakat o "yoklara karışma" korkusu var ya, onun yüzünden çırpınıp duruyor insan. Bütün o piramitler, görkemli gömütler, Tac Mahaller, Orhun Anıtları, devasa heykeller hep onun yüzünden...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum
İbrahim Değil Arşivi

“Otur, anneciğim!”

14 Şubat 2026 Cumartesi 08:22

Et mi kaynar, dert mi kaynar?

07 Şubat 2026 Cumartesi 09:02

“Boydan kesat, içi fesat”

01 Şubat 2026 Pazar 08:59

Şifa olsun!

24 Ocak 2026 Cumartesi 10:49

Bir de tersinden bakalım

17 Ocak 2026 Cumartesi 08:47

O vakit korkudan ağzımı açamadım

10 Ocak 2026 Cumartesi 09:24

Tadı kalmadı artık Ne baharın ne yazın

20 Aralık 2025 Cumartesi 11:08

Vicdan yoksulları

13 Aralık 2025 Cumartesi 09:15

Kötülük görenler kırmızı giysin

06 Aralık 2025 Cumartesi 09:15