Oğuzhan Memişoğlu

Oğuzhan Memişoğlu

Sessizlik ve yalnız kalabilmenin değeri

Günümüzde insanlar artık kendisini sürekli bir hareket ve gürültü karmaşası içerisinde buluyor. Şehirlerin hiç durmayan uğultusu, ekranların bitmek bilmeyen algısı, hayatın dayattığı hızlı tempo bizleri kendimize yabancılaştırıyor. Oysa ki sessizlik, çoğu zaman korkulan ya da boş bir an olarak görülse de, aslında insan ruhunun en derin his ve ihtiyaçlarından birisi olarak yer almaktadır.

Sessizlik; yalnızca dış dünyadaki seslerinin susması değildir. Aynı zamanda zihnimizde dolaşan, çoğu zaman gereksiz telaş ve kaygılardan ibaret olan unsurların da bir süreliğine durması ve kendi benliğimizi dinlemeye başladığımız kendimize özel bir andır. İnsan, sessizlik sayesinde kendisini duyar, düşüncelerini toparlar ve hayatını yeniden anlamlandırma fırsatı bulur. Gürültünün hakim olduğu bir dünyada, kendimizle kurduğumuz bu sessiz bağ, belki de en çok ihmal ettiğimiz ama en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biridir.

Yalnız kalabilmek ise, dışlanmak ya da terk edilmek anlamına gelmez. Bilakis, insanın kendisiyle bilinçli olarak baş başa kalmayı seçmesi durumudur .Bu anlarda kişi; kim olduğunu, ne hissettiğini, ne istediğini daha açık bir şekilde görür ve ona göre ilerlemeyi tercih eder. Kalabalıkların ortasında bile yalnız hissedebiliriz; ancak gerçek yalnızlık, kendimizi unuttuğumuz anlarda ortaya çıkarıverir kendini . Sessizliğin içinde geçirilen kısa bir vakit bile, insanın kendisiyle olan bağını güçlendirir ve beden ruh bağının güçlenmesine sebep olur kişinin kendi benliğine açtığı bir kulak vermektedir aslında.

Ne yazık ki modern hayat, sessizliği ve yalnız kalabilmeyi bir zayıflık gibi göstermektedir. Oysa bu anlar, insanın iç sesini duymasına, düşüncelerini dinlemesine ve kendisini yenilemesine imkân verir. Kimi zaman bir pencere kenarında sessizce oturmak, kimi zaman kısa bir yürüyüş sırasında etrafı izlemek; işte bu küçük molalar, insan ruhunu besleyen en değerli anlardır.

Unutulmamalıdır ki, sessizlik ve yalnızlık, insanın kendine dönerek güç topladığı, hayatın karmaşasından sıyrılıp özünü hatırladığı anlardır. Bu yüzden sessizlikten korkmak yerine, ona bilinçli olarak yer açmak; yalnızlıktan kaçmak yerine, onu bir yenilenme fırsatı olarak görmek gerekir.

Belki de bugün, kısa bir süreliğine de olsa, kendimize sessiz bir zaman hediye edebiliriz. Çünkü insan, gerçek anlamda yalnız kaldığında ve sessizliğe kulak verdiğinde, en çok da kendisini yeniden bulur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
Oğuzhan Memişoğlu Arşivi

Hıza mağlup olan hayat

25 Ocak 2026 Pazar 23:57

Sessiz izler, derin hafıza

18 Ocak 2026 Pazar 23:58

Kış eskiden başkaydı

11 Ocak 2026 Pazar 23:45

Çok Konuşmak mı, Doğru Konuşmak mı?

03 Ocak 2026 Cumartesi 23:26

Beğeni artıyor, kalite azalıyor

25 Aralık 2025 Perşembe 22:36

Sınıflara sığmayan zaman

20 Aralık 2025 Cumartesi 23:58

Öfkeyle kalkan zararla oturur

16 Aralık 2025 Salı 23:45

Doğadaki sessiz rekabet

05 Aralık 2025 Cuma 23:54