Oğuzhan Memişoğlu
Yeni yüzyılda gençliğin görevi
Dünya genelinde soğuk savaşın hakim olduğu ve yer yer sıcak çatışmaların arttığı, ülkemizde ise başta ekonomik ve çeşitli konularda belirsizliklerin derinleştiği bir dönemde Türkiye, yeni yüzyılının başlarında kritik bir dönem yaşıyor.
Özellikle Ortadoğu'da savaşların gölgesinde tarafsızlık ve denge arayışı sürerken, içeride ekonomi, eğitim, adalet ve toplumsal barış gibi temel konularda ciddi bir tıkanma söz konusu. Bu ortamda en kırılgan ama aynı zamanda en dinamik kesim ise gençler. Üniversite eğitimini gören ya da yeni mezun olmuş milyonlarca genç; geçim sıkıntısıyla boğuşuyor, kendi yeteneklerini ortaya koyabilecekleri fırsatları bulamıyor ve çalışmış olduğu sektörde düşük maaş sıkıntısı yaşayabiliyor. Gençlerin bir kısmı çareyi yurt dışında ararken, büyük bir çoğunluğu ise içerisinde bulunmuş olduğu sisteme ayak uydurmaya çalışıyor.
Oysa ki, ülkemiz adına şah damarı görevini üstlenen gençlerimiz, bu topraklardan elde edebileceği kabiliyet ve deneyimle birlikte, Türkiye’yi sınıf atlatabilecek ve bizleri Batı ve Avrupa’nın önüne geçirebilmesi mümkünken, ne yazık ki bizi diğer toplumlardan ayıran değerlerimizden uzaklaşarak, köklü tarih ve kültürümüze uygun olmayan yaşayış biçimleriyle beraber farklı bir kimliğe bürünme tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Türkiye’nin girmiş olduğu yeni yüzyılda, aktif nüfus yoğunluğunun çoğunluğunu oluşturan gençliğin enerjisiyle, cesareti ve kabiliyetiyle şekillenmesi gerekiyor. Gençlerimizin artık kendine; “Ben bu durumu değiştirebilmek için ne yapabilirim?” diye düşünmesi gerekiyor. Çünkü değişim, sorgulamakla başlar. Ülkemizi şimdiden geleceğini inşa etme sorumluluğu üstlenen kitlenin genç akılların olması gerekmektedir.
Sözlerimi, Gazi Mustafa Kemal'in şu sözüyle bitirmek istiyorum: "Sizler, yeni Türkiye’nin geç evlatları, yorulsanız da beni izleyeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze durmadan, yorulmadan yürüyecektir."
Günler mi kısaldı, yoksa biz mi yetişemiyoruz?
22 Mart 2026 Pazar 23:59Dijital çağda doğru haberin önemi
08 Mart 2026 Pazar 23:34Sosyal medya bağımlılık mı, bağlantı mı?
26 Şubat 2026 Perşembe 23:31Yorulup da vazgeçmeyenlerin zaferi
15 Şubat 2026 Pazar 23:54Hıza mağlup olan hayat
25 Ocak 2026 Pazar 23:57Sessiz izler, derin hafıza
18 Ocak 2026 Pazar 23:58Kış eskiden başkaydı
11 Ocak 2026 Pazar 23:45Çok Konuşmak mı, Doğru Konuşmak mı?
03 Ocak 2026 Cumartesi 23:26Beğeni artıyor, kalite azalıyor
25 Aralık 2025 Perşembe 22:36Sınıflara sığmayan zaman
20 Aralık 2025 Cumartesi 23:58