Ne çocukların hayatı kararsın ne de bizim.
Son günlerde yaşananları görüyorsun. Hayatını kaybeden çocuklar var. Bir de onları hayattan koparanlar. Üstelik tetiği çekenle hayatını kaybeden neredeyse aynı yaşta. Sebepler mi? Çoğu zaman anlık, günlük, basit gibi görünen şeyler.
Bir tarafta dijital dünyanın cazibesine kapılıp gerçek hayattan kopan çocuklar. Diğer tarafta oyunlarda “öldürdükçe puan kazanılır” algısıyla büyüyenler. Öte yanda her akşam televizyonlarda mafya dizileri, bozuk ilişkilerin normalleştirilmesi.
Ve bütün bunlar olurken. Başını telefondan kaldırmayan ebeveynler.
Aslında işin başı belli. Önce ailede başlayacak bu iş. Sonra devlet kurumları devreye girip destek olacak.
Çocukların karşısına para için her şeyi yapan sözde fenomenler değil, gerçekten topluma değer katan insanlar çıkmalı.
Bizim çocuklara yeniden bazı şeyleri anlatmamız gerekiyor.
Selam vermenin ne kadar kıymetli olduğunu.
Saygınlığın, sosyal medyada alınan beğeniden daha değerli olduğunu.
Kibarlığın korkaklık olmadığını.
İyi niyetli olmanın aptallık olmadığını.
Teşekkür etmenin insanı küçültmediğini.
Kadın-erkek diye ayırmadan, önce “insan” olmayı öğretmemiz gerekiyor.
Çünkü gerçekten. çok fazla zaman kalmadı.
Artık yok.