Trabzon Günleri Ankara’da başladı. Yaklaşık 4 gün sürecek etkinlikte ilk gün, açılış seremonisi olduğundan daha çok halkın serbest zaman geçirdiği bir ana dönüştü.
Ankara’nın tarihi mekanı, Cumhuriyet’in ilk Meclisi’nde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla başlayan törenler, daha sonra mehteran eşliğinde Başkent Millet Bahçesi’ne yürüyüş ile sona erdi. Daha sonrasında ise kapalı alanda açılış ve sohbet toplantıları yapıldı.
Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu himayesinde gerçekleşen etkinliklerde asıl heyecanın nerede olduğunu tahmin etmek zor değil. Açık alan… Çünkü Trabzon merkezli şirketlerin ve Trabzon’un ilçe belediyelerinin stantları hem ikramları hem de tanıtımlarıyla en çok ilgi gören noktalar oldu.
Ama gelin, asıl meseleyi konuşalım… Görülüyor ki bu etkinliklerin ana simgesi Trabzonspor.
Giriş kapısından içeri adım atar atmaz bunu hissediyorsunuz. Bordo-mavi renkler, Trabzonspor logoları, satış tırı… Derken bu atmosfer sadece girişte kalmıyor, arka plandaki sahneye kadar uzanıyor. Yani nereye baksanız aynı ruh, aynı aidiyet.
Hatta dikkat çeken bir başka detay daha var. Bazı Trabzonlu kuruluşlar da kendi hizmetlerini anlatırken Trabzonspor’u ön plana çıkararak artı puan almaya çalışıyor. Posterler, logolar, dağıtımlar… Elbette bu bir tercih, bir strateji.
Ama insanın aklına şu soru da gelmiyor değil: Trabzonspor’u zaten herkes tanıyor. Acaba kendi hizmetlerinizi daha fazla anlatsanız daha etkili olmaz mı?
Velhasıl kelam, Ankara’da Trabzon sesleri bugün dahil 3 gün daha yankılanacak.
Ve görünen o ki bu hikâyenin ana karakteri değişmeyecek… Trabzonspor.
Ne demişler: “Her şehrin bir takımı vardır, Trabzonspor’un ise bir şehri vardır.”