Türkiye’de hal öyle bir duruma geldi ki insanların tek derdi cüzdanı. Bahar geliyormuş, yaz geliyormuş… Kimsenin artık ilgisini çekmiyor.
Eskiden öyle miydi? Baharın gelişi, yazın yaklaşması bir başka olurdu. İnsanlar ısınan havayla birlikte içten içe bir neşeye bürünürdü. Sokakta, çarşıda, pazarda bir canlılık hissedilirdi. Şimdi o havadan eser yok.
Bugün özellikle Trabzon’da vatandaşın aklında tek bir şey var: yaklaşan fındık sezonu. Daha sezon gelmeden insanlar kara kara düşünmeye başladı. “Acaba verdiğimiz emek karşılık bulacak mı, fındık ne kadar olacak?” sorusu herkesin dilinde.
İnsanlar biraz olsun rahat etmek için yatırım yapmak istiyor ama o da kolay değil. Bugün yaptığın yatırımın yarın boşa çıkma ihtimali var. Kazanmak isteyen vatandaş, çoğu zaman aksine kaybetmeye başlıyor.
Hal böyle olunca ne baharın bir anlamı kalıyor ne de yazın. İnsanlar artık mevsimlere sevinmek yerine, “Havalar ısınıyor, yakacak derdi bitiyor” diye bakıyor. Yani sevinç değil, zorunlu bir rahatlama…
Bir de işin diğer tarafı var. Güneşin altında çalışacak insanlar şimdiden dertlenmiş durumda. Sıcakta geçecek günlerin hesabını yapıyorlar. Böyle bir tabloda bahar da yaz da sadece havaların ısınmasından ibaret kalıyor.
Açık konuşalım… Sevinecek bir şey kalmadı. Her şeyi kaybettiğimiz gibi, galiba umudumuzu da kaybettik.