Kahverengi kokarca alarmı! “Mücadele topyekûn yapılmalı”
Trabzon Ortahisar Ziraat Odası Başkanı Mustafa Bekar, kahverengi kokarca tehlikesine ilişkin Haber61’e özel açıklamalarda bulundu. Özellikle yaz aylarında fındık üreticisinin en büyük sorunlarından biri haline gelen kahverengi kokarca hakkında konuşan Bekar, yürütülen mücadele çalışmalarını ve dikkat edilmesi gereken yöntemleri anlattı.
Bekar, kokarca popülasyonunun her geçen yıl arttığını belirterek, mücadelenin sadece kurumlarla değil toplumun tüm kesimleriyle birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Doğada milyarlarca kokarca meydana geliyor”
Kahverengi kokarcanın hızla çoğalan bir zararlı olduğuna dikkat çeken Mustafa Bekar, şu ifadeleri kullandı:
“Tabii fındık mevsimine yanaştıkça, kokarca denilen zararlının sahaya inme dönemi de başlıyor. Kokarca popülasyonu çok yüksek bir canlı. Bunu defalarca söylüyoruz. Yılda en az iki defa yavruluyor. Yaklaşık 300-400 civarında yavru üretiyor ve bunu yılda iki kez tekrar ediyor. Düşünün, doğada milyarlarca kokarca meydana geliyor.”
“Kurumlar mücadele ediyor ama yeterli değil”
Yaklaşık iki yıldır sahada ciddi bir mücadele yürütüldüğünü belirten Bekar, mevcut çalışmaların tek başına yeterli olmadığını ifade etti.
“İki yıldan beri sahada bir mücadele yürütülüyor. Gerek Büyükşehir Belediyesi, gerek Ortahisar Belediyesi, gerek ziraat odaları, gerekse Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda gereken desteği vermeye çalışıyor, yapılması gerekenleri yapıyor. Ancak bunlar yeterli değil. Kokarca ile mücadelenin topyekûn yapılması gerekiyor.”
Mayıs ayına dikkat çekti
Bekar, Mayıs ayıyla birlikte kokarcaların kışlaklardan çıkarak doğaya yayıldığını söyledi.
“Bu aylarda, yani Mayıs döneminde kokarcalar kışlaklardan çıkarak sahaya inmeye başlıyor. Çünkü 5-6 aydır aç şekilde kendini muhafaza ediyor. Sıcaklarla birlikte uyanıp beslenmeye başlıyor. Bu nedenle çeşitli mücadele yöntemleri uygulanıyor.”
“Kimyasal, biyolojik ve fiziksel mücadele birlikte yapılmalı”
Kahverengi kokarcaya karşı tek bir yöntemin yeterli olmayacağını vurgulayan Bekar, farklı mücadele tekniklerinin aynı anda uygulanması gerektiğini söyledi.
“Kokarcaya karşı kimyasal, biyolojik ve fiziksel mücadele yöntemleri var. Bunların hepsi birlikte uygulanırsa daha etkili sonuç alınır. Ne kadar çok kokarca yok edilirse o kadar faydalı olur.”
“Büyük fındık tüccarları da destek vermeli”
Mücadelede sadece üreticilerin değil, sektörün tüm paydaşlarının sorumluluk alması gerektiğini belirten Bekar, büyük tüccarlara da çağrıda bulundu.
“Biz bu mücadeleyi aktif şekilde geçen yıl başlattık. Daha önce de çalışmalar vardı, bu yıl daha aktif çalışıyoruz. Geçen yıl çiftçilerimize imkanlarımız dahilinde tuzak dağıttık, feromon koku ve ilaç desteği sağladık. Fakat bunlar yeterli değil. Herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor.
Özellikle büyük fındık tüccarlarının bu konuda destek olması lazım. Ziraat odaları 1 gram fındık alıp satmıyor, ticaretini yapmıyor. Ama büyük tüccarlar bu işten gelir elde ediyor. Dolayısıyla çiftçilere ilaç, tuzak ve diğer gerekli destekleri sağlamaları gerekiyor. Mücadele şart. Eğer mücadele topyekûn yapılmazsa bu sorun uzun yıllar devam eder.”
“Amerika ve Çin milyarlarca dolar harcıyor”
Kahverengi kokarca ile mücadelenin kısa sürede sonuç verecek bir süreç olmadığını kaydeden Bekar, dünyadaki örnekleri hatırlattı.
“Amerika ve Çin gibi ülkelerde bu mücadele için milyarlarca dolar harcanıyor. Türkiye’de ise ‘hemen önlensin’ beklentisi var ama bu mümkün değil. Her mevsim farklı mücadele yöntemleri uygulanmalı.”
Kışın çatılara ve sıcak alanlara giriyorlar
Kokarcaların mevsime göre farklı alanlara yöneldiğini belirten Bekar, özellikle kış döneminde ilaçlamanın önemine dikkat çekti.
“Kışın kokarcalar kışlaklara çekiliyor. Çatılar, sıcak alanlar ve korunabilecekleri yerlere giriyorlar. Bu alanlarda ilaçlama yapılması gerekiyor. Yaz aylarında ise üreme dönemi başlıyor. Kışın görünmeyen kokarcalar, sıcaklık 14 derecenin üzerine çıktığında doğaya çıkıp beslenmeye başlıyor. Özellikle fındık olgunlaşmaya başladığında zarar veriyorlar. Geçen yıl sadece fındığa değil, fasulye ve diğer mahsullere de zarar vermeye başladılar.”
Tuzak sistemi nasıl çalışıyor?
Bekar, feromon tuzaklarının çalışma sistemini de anlattı.
“Mayıs ayında yapılacak mücadelede dağıtılan tuzaklar feromon kokularıyla donatılıyor. Bu tuzaklar kokarcayı çekiyor. Çünkü feromon kokular dişi ve erkek kokusunu taklit ederek onları bir araya topluyor. Tuzakların amacı kokarcaları bir noktada toplamak ve ardından imha etmek. Çiftçiler 3 günde bir tuzakları kontrol etmeli. Fındık ocağında toplanan kokarcalar ilaçlanarak imha edilmeli.”
“Toplu ilaçlama asla yapılmıyor”
Toplu ilaçlamanın doğaya zarar verebileceğini belirten Bekar, kontrollü uygulamaların önemine işaret etti.
“Toplu ilaçlama ise mümkün değil. Çünkü arılar, diğer canlılar ve insanlar zarar görebilir. Geniş tarım arazilerinde kontrollü uygulamalar yapılabilir ancak yerleşim alanlarında toplu ilaçlama asla yapılmıyor.”
Samuray arılarıyla biyolojik mücadele
Kokarcaya karşı biyolojik yöntemlerin de devrede olduğunu kaydeden Bekar, samuray arılarının kullanımına ilişkin bilgi verdi.
“Bir diğer yöntem ise biyolojik mücadele. Doğaya salınan samuray arıları kokarca yuvalarını takip ediyor. Üreme alanlarına kendi larvalarını bırakıyor. Daha sonra çıkan arı larvaları kokarca larvalarıyla beslenerek onların çoğalmasını engelliyor. Dolayısıyla bu mücadelelerin devam etmesi gerekiyor.”
“Sürekli ilaçlama istemek yanlış”
Üreticilerin yaptığı en büyük hatalardan birinin bilinçsiz ilaçlama talebi olduğunu söyleyen Bekar, yanlış uygulamaların popülasyonu daha da artırabileceğini ifade etti.
“Üreticilerin yaptığı en büyük hata ise sürekli ilaçlama istemeleri. Sürekli ilaçlamanın doğaya zararı var. Ancak doğru zamanda yapılan ilaçlama fayda sağlıyor. Ayrıca bazı üreticiler yöntemleri tam bilmeden farklı uygulamalar yapıyor. Bu da kokarcayı azaltmak yerine daha fazla çoğalmasına neden olabiliyor.”
Çiftçilere eğitim ve broşür desteği
Mustafa Bekar, çiftçilere yönelik eğitim çalışmalarının da sürdüğünü söyledi.
“Tuzakların doğru zamanda asılması, düzenli kontrol edilmesi ve uygun şekilde ilaçlanması büyük önem taşıyor. Bu konuda çiftçilere eğitim veriliyor, broşürler dağıtılıyor, mahalle toplantılarında ve Cuma sohbetlerinde bilgilendirme yapılıyor. Yanlış uygulamaların tekrar edilmemesi konusunda vatandaşlar uyarılıyor.”
“Geçen yıl 700 bin TL’ye yakın maliyet oluştu”
Mücadelenin ciddi maliyet gerektirdiğini belirten Bekar, ziraat odalarının imkanları ölçüsünde destek verdiğini söyledi.
“Bu işle mücadele eden vatandaşlar şunu bilmeli; bu mücadele küçük paralarla olmuyor. Kurumlar da imkanları dahilinde destek veriyor. Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar Belediyesi ve ziraat odaları olarak bizler kendi imkanlarımız ölçüsünde ilaç desteği sağlıyoruz.
Geçen yıl sadece bizim maliyetimiz 600-700 bin TL civarındaydı. Ziraat odalarının gelirleri belli. Çiftçilerden alınan aidatlarla bu işler yürütülüyor. Devlet bile hizmet yapmak için vergi topluyor. Biz de elimizden geldiğince vatandaşlara destek olmaya çalışıyoruz.”
Binlerce feromon ve yüzlerce tuzak dağıtıldı
Geçtiğimiz yıl yapılan destekleri de açıklayan Bekar, bu yıl daha fazla destek beklediklerini ifade etti.
“Geçen yıl yaklaşık 350 kilo ilaç dağıttık. Küçük şişelere koyarak isteyen çiftçilerimize verdik. Bunun yanında 1.500-2.000 civarında feromon koku ve yaklaşık 500 tuzak dağıttık. Devlet de 15-20 bin civarında tuzak gönderdi. Bu yıl daha fazlasının gönderilmesini bekliyoruz. Bakanlığı sürekli uyarıyor, taleplerimizi iletiyoruz.”
“En az 5 yıl mücadele şart”
Kahverengi kokarca ile mücadelenin kısa sürede bitmeyeceğini belirten Bekar, uzun vadeli mücadele çağrısı yaptı.
“Vatandaşın bu yükün altından tek başına çıkması mümkün değil. Büyük tüccarların da bu sürece dahil olması gerekiyor. Herkesin elini taşın altına koyması lazım.
Bu mücadele ciddi maliyet gerektiriyor ve 1 yılda bitecek bir mücadele değil. En az önümüzdeki 5 yıl boyunca bu popülasyonu en aza indirmek için mücadele şart.”
“Kokarca popülasyonu çok yüksek”
Geçen yıl üreticilerin fındık toplama döneminde bile kokarca yavrularıyla karşılaştığını söyleyen Bekar, iklim şartlarının da etkili olduğunu ifade etti.
“Geçen yıl vatandaş kokarca yavrusuyla fındık toplama döneminde karşılaştı. Çünkü iklim şartları nedeniyle üreme gecikti. O dönemde yapılması gereken, fındık toplandıktan sonra harmanda ilaçlama yapılmasıydı. Ancak burada çocuklar, aileler ve diğer insanlar zarar görmemeli. Maske ve eldiven kullanılması gerekiyor.
Kokarca popülasyonu çok yüksek bir seviyede. Eğer yılda 400 artı 400, yani yaklaşık 800 yavruyla çoğalabiliyorsa, bizim de mücadeleyi sürekli hale getirmemiz gerekiyor. Kışın farklı, yazın farklı mücadele yöntemleri uygulanmalı. Ne kadar çok kokarca yok edilirse, popülasyon o kadar azaltılmış olur.”

