Hacı Osman Kanber
Sevgililer gününde en büyük sevgilimizle
Şehrin her sokağında tek bir konu var: Trabzonspor – Fenerbahçe maçı. Üstelik bu randevu, takvimlerin 14 Şubat’ı gösterdiği o özel güne, yani Sevgililer Günü’ne denk geliyor. Bizim için sevgiliden öte, bir sevda olan Trabzonspor’a olan bağlılığımızı göstermenin şimdi tam vakti.
Geçmiş maçlara şöyle bir dönüp bakalım ne zaman saha karışsa ne zaman tribünde öfke futbolun önüne geçse, bu durum hep aleyhimize sonuçlandı. Gerilim Bizim Değil, Rakibin Ekmeğine Yağ Sürer
Son yıllarda Trabzon’daki maçlarda rakibin en büyük amacı, futbol oynamaktan ziyade gerilim yaratarak bizim fırtınamızı dindirmektir. Bu tuzağa düşecek kadar, bu oyuna gelecek kadar acemi olmamalıyız. Gerilen her sinir, Trabzonspor’un galibiyetinin önünde bir engeldir.
Gerçek Sevda, Menfaati Önde Tutmaktır. 14 Şubat’ta en büyük sevgilimizin, Trabzonspor’umuzun yanında olacağız.
Trabzonlu olmak, sadece takımı delice sevmek değil, aynı zamanda onun menfaatini her şeyin üzerinde tutmaktır. Takımımızın menfaati ise; topun sahada kalması, tribünün sadece destekle inlemesi ve maçın centilmence tamamlanmasıdır.
Rakip her zaman olduğu gibi provoke etmek isteyebilir, saha içindeki stratejisi ne olursa olsun; biz tribünde sadece kendi oyunumuza bakmalıyız.
Gerçek sevda, sevdiğinin zarar görmesini engellemektir. Takımımızın menfaati ise; topun sahada kalması, tribünün sadece destekle inlemesi ve maçın centilmence tamamlanmasıdır.
Namağlup Unvanı En Büyük Motivasyondur. Rakibimiz buraya "namağlup" unvanıyla geliyor olabilir. Ancak unutulmasın ki; bu unvan son vermek hem taraftar hem takım için en büyük motivasyondur.
Kavga Çözüm Değil, Engeldir.
Futbol bir savaş değil, bir sanattır. Kavganın olduğu yerde ne estetik kalır ne de başarı. Biz bu şehrin çocukları olarak; futbolun güzelliklerini, hoşgörüyü ve iyi oyunu savunmalıyız. Sonuç odaklı hırsların, Trabzon’un kimliğine gölge düşürmesine izin vermemeliyiz.
Gelin bu Sevgililer Günü’nde tüm Türkiye’ye şunu gösterelim: Trabzon sadece futbolun şehri değil, aynı zamanda oyunun kurallarına göre oynandığı, misafirperverliğin ve stratejik aklın kalesidir.
Kavga zayıfların sığınağıdır; biz güçlüyüz, biz haklıyız ve biz sadece futbolun güzellikleriyle kazanmak istiyoruz.
Maçın sonunda başımız dik bir şekilde; "Biz futbolumuzu oynadık, şehrimize yakışanı yaptık ve sevdamızı koruduk" diyebilmek, her türlü skordan daha değerlidir.