Hacı Osman Kanber

Hacı Osman Kanber

Evinin salonunda bile bu kadar rahat olamazdı!

Futbolun tüm doğrularının, yanlışlarının ve bitmek bilmeyen heyecanının bir potada eridiğine şahit olduk. Skor tabelasında yazan 3-2’lik mağlubiyet, sahadaki emeğin karşılığı mıydı? Tartışılır. Ama değişmeyen bir gerçek var ki; Trabzonspor forması, her türlü adaletsizliğe ve şanssızlığa rağmen son düdüğe kadar teslim olmayacağını bir kez daha kanıtladı.

Piyasa Değeri mi, Koşu Mesafesi mi?

Fatih Tekke hocam her maç sonu gözümüze soka soka öğrettiği için artık ezberlemiştik: Fenerbahçe’nin market değeri, Trabzonspor’un tam 2-3 katıydı. Kağıt üzerinde favori belliydi; peki bu fark nasıl kapanır? Elbette daha çok koşarak, daha çok mücadele ederek.

İstatistikler ise bize acı bir gerçeği gösteriyor: Daha çok ikili mücadele kazandık ama daha az koştuk. Fenerbahçe 107 km koşarken, Trabzonspor 104 km’de kaldı. Bir gerçek var ki; Süper Lig’de kazanmak istiyorsanız rakibinizden çok koşmak zorundasınız.

Kaleci Yalnız Değildir, Mağlubiyet Tek Kişilik Değildir!

Maçın ardından okların kalecimize yöneldiğini görüyorum. Elinizi vicdanınıza koyun: 90 dakikalık bir savaşı, sadece bir saniyelik bir hataya sığdırıp tek bir adama yıkmak ne kadar adil? Bu mağlubiyeti bir "günah keçisine" indirgemek, sahadaki diğer eksikleri halının altına süpürmektir.

Savunma yerleşimi neredeydi? Orta saha takibi neden yapılmadı? Unutulmamalıdır ki; bizi ipten alan binlerce kurtarışı yapan ellerle, o hatalı golü yiyen eller aynıdır. Mağlubiyeti tek bir oyuncunun sırtına yüklemek, sahadaki diğer on kişinin ve verilen o muazzam emeğin hakkını yemektir. Trabzonspor bir bütündür; kazandığında nasıl beraber sevindiysek, analizimizi de takımca nerede eksik kaldığımızı sorgulayarak yapmalıyız.

Asensio’ya Açılan "Konfor Alanı"

Maç öncesi kime sorsak, "Fenerbahçe’yi yenmenin yolu Asensio’yu durdurmaktan geçer" derdi. Bunu bildiğimiz halde, sahada sanki bu tehlikeden habersiz gibi bir görüntü vardı. Asensio, deplasman atmosferinde değil de kendi evinin salonunda televizyon izler gibi elini kolunu sallaya sallaya Fenerbahçe hücumlarını idare etti. Orta sahadan kopup gelen bir oyuncuya bu kadar geniş bir koridor açmak, taktiksel bir zafiyet değilse nedir? Rakip oyuncu bu kadar "konforlu" bırakılıyorsa, fatura sadece kaleye kesilemez.

Bu Hesap Burada Kapanmadı!

Başın öne eğilmesin Fırtına! Biz bu yola tek bir oyuncuya güvenerek değil, bu armanın temsil ettiği o inatçı ruha inanarak çıktık. Skor aleyhimize olabilir ama bu mağlubiyet bir dağılma değil, bir kenetlenme sebebi olmalıdır. Hatalar düzeltilir, formsuzluklar geçer; yeter ki o formanın ağırlığını bilen yürekler sahada dik durmaya devam etsin.

Biz biliyoruz ki; bu hesap burada kapanmadı!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Hacı Osman Kanber Arşivi

Sevgililer gününde en büyük sevgilimizle

12 Şubat 2026 Perşembe 17:39

Bir Futbol Dilencisinin Dönüşü

05 Şubat 2026 Perşembe 16:19

Trabzonspor'un Öze Dönmekten Başı Döndü!

04 Haziran 2018 Pazartesi 00:24

Sistemli Yetenek Düşmanları!

13 Kasım 2017 Pazartesi 11:23

En Kahraman Hikmet Karaman

06 Haziran 2017 Salı 14:23

Böyle Olmaz Usta!

05 Ocak 2017 Perşembe 14:43

Biraz Saygı Lütfen

13 Ekim 2016 Perşembe 12:02

Transfer Sepeti

18 Ağustos 2016 Perşembe 15:43

UEFA'dan Trabzonspor'a Ceza Mı, Piyango Mu?

20 Nisan 2016 Çarşamba 00:28