Zühtü Akyıldız
OHAAA
70’li yıllardayız; yani, Anadolu’nun bayırları ve ahırlarının ithal inek ırklarıyla henüz tanışmadığı yıllarda.
Anadolu’daki hemen hemen her evin mutlaka bir ahırı ve ahırlarda birden çok ineği vardı. Yani kendi kendimize yetebildiğimiz yıllardı o yıllar.
Elbette bizim de ineklerimiz vardı, hem de gurbette.
Artvin’in bakır madenli dağlarında (Murgul-Damar) babam maden işçiliği yaparken, annem gurbet ellerinde inek besliyordu. İneklerimiz, şimdi artık sadece hikayelerde kalan Anadolu’nun has ırkı “Sarıkız” cinsindendi, herkesinki gibi.
Bizim ahırmızdaki sarıkızlar; yaylagül ve nazargüldü. İsimlerini, ineklerinin dilinden anladığını iddia eden annem koymuştu.
Delibaşın çayırında; yaylagülle, nazargülün peşinde annemle birlikte çobanlık yaptığımız organik yıllardı, o yıllar.
Ne güzel yaz günleriydi öyle; doğa, bütün masumiyetiyle kucaklıyordu sakinlerini.
İneklerimizin henüz kirlenmemiş beslenme alanlarında sergiledikleri keyif, doğrusu biz çobanlarını da çok mutlu ediyordu.
İşte o ilk çobanlık günlerimde öğrenmiştim oha seslenişini.
Anneme göre inekleri konuşamıyor ama O’nu anlıyorlardı. İneklerinin en çok anladıkları seslenişin dur anlamındaki oha olduğunu öğrendim. Artık biliyordum ki oha diye seslendikçe ineklerimiz duraksayacaktı. Annem “Arola” seslenişine de gel anlamını yüklemişti.
Çok basit dilleri vardı yaylagülle, nazargülülün, oha ve arola, ama İlla da ooohaaa.
&&&&
21.yy başlarında Anadolu bayırlarında sarıkızların izlerine pek rastlanmaz oldu. Zira semanta, honştayn ve herseye gibi ithal ırklar çok yaygınlaşmış, hatta Anadolu ırkı diye tanımlanan yerleri ırkın esamesi bile okunmaz olmuştu. Süreç içerisinde geliştiremediğimiz yerli ırk ineklerimiz, sessizce vedalaştılar vatanlarından.
Batının geliştirilmiş cins inekleri, bayırlardan çok ahırları seviyordu.
Dolayısıyla bayırlar ve yaylalar boşalmaya başladı. Her hanenin bir ahırı ve en az bir ineği olma gerçeğinden, koca köylerde can çekişen birkaç ahır gerçeğine hızlı bir geçiş yapıldı ne yazık ki. Çobanların da ithal edildiği bu dönemlerde Ohaaa nidaları bayırlarımızda, yaylarımızda iyice azalmaya başladı.
&&&&
Böyle olmakla birlikte hiç ilgisi olmayan alanlarda ve çoban olmayan ağızlarda oha nidaları hızla yayılmaya başladı.
Nerelerde olduğunu biliyorsunuz.
Artık kent meydanları, en işlek sokaklar, avemeler, okullar, toplu taşıma araçları kısaca her yer ama her yer ohaaa seslenişleriyle yankılanıyor adeta.
Modern zamanın sokakları, başta oha, çüş, manyak, salak, aptal ve benzeri ucube seslenişlerle çalkalanıyor. Gençler sokak jargonu dedikleri bu seviyesiz dili o kadar yaygınlaştırdılarki normal seslenişler ya da ünlemler duyulmaz oldu. Hele hele; beyefendi, hanımefendi, bakar mısınız, nasılsınız ve benzeri gibi nezaket kokan seslenişler neredeyse hiç kullanılmaz oldu.
Bunlar yetmiyormuş gibi, ağızlarda sakız olan; aynen, yani, okeyim ve benzeri gibi nidüğü belirsiz uyduruk kelimelerle güzelim dilimizin üstüne bir karabasan gibi çökmüş durumdalar.
Bütün bunları gölgede bırakacak küfürlü konuşmalar…
Onları yazıya dökmek…
Maazallah aklıma getirmek bile yüzümü kızartıyor.
Bu seviyesizliğin modaya dönüşmesini bir çılgınlık olarak görüyorum. Bu akımı sokak jargonudur deyip geçiştiremeyiz. Zira dalga dalga yayılan bu dil sadece anadilimizi yaralamakla kalmıyor, manevi ve etik değerlerimizi de alt üst ediyor.
Bu dili kullananlara oha diyerek tepki koymak elbette akılcı bir yol olmayacaktır. Ayrıca şüphesiz ki incitici de olacaktır.
O halde;
Dilimizi bu saçma sapan rüzgarın etki alanından çıkartmak sorumluluğu Türkçe konuşan her vatandaşın görevidir.
Duymazdan gelmek, sineye çekmek, arkamızı dönmek, ötelerde dertlenmek, bizim gibi düşünenlerle paylaşım yapmak sorumluluğun gereğiyle asla uyuşmaz.
Sokakların tatlı dille uyarılmaya ihtiyacı var.
Sokakların yeniden nezaket diline kavuşabilmesi için, neme lazımcılığın önüne geçilmesi ve duyarlı duruşların sergilenmesi gerekir.
Gençlerin güzel örneklere ihtiyacı var.
Güzel örnek olabilmek için özveriyle ve yüksek sesle duru Türkçe konuşmakta ısrarcı olmalıyız.
Dilimize sahip çıkılmazsa, bedeli çok ağır olacak ve kakafonik bir oluşumun altında yok olup tükeneceğiz.
&&&&
Oha seslenişleri yeniden bayırlarda, yaylalarda yankılanmalı; hem de geliştirilmiş Anadolu ırkı sarıkızların peşinden.
