Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Anahtar Deliği Yayın tarihi: 28 Ağustos 2026 07:00 Güncellenme tarihi: 28 Ağustos 2026 07:30

Anahtar Deliği 28.08.2026 Trabzonlu başkan kararını verdi

Kültür-sanattan kamu binalarındaki israfa kadar Trabzon’un gündemindeki sorunlar ve çözüm bekleyen başlıklar mercek altında.

TRABZONLU BAŞKAN KARARINI VERDİ

CHP’de son dönemde siyasi tercihi merak edilen isimlerden biri olan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, kararını açıkladı.

Tutuklu bulunan Çalık, yaptığı yazılı açıklamayla CHP’den ayrılmayacağını ve siyasi yoluna bu parti içerisinde devam edeceğini duyurdu.

Çalık, 524 gündür özgürlüğünden mahrum olduğunu belirterek bu süreçte hem hukuki hem de sağlık açısından zor bir dönem geçirdiğini ifade etti.

Ancak yaşadıklarının siyasi duruşunu değiştirmediğini söyledi.

“Ben yine aynı Mehmet olacağım.” diyen Çalık, kendisi açısından önemli olanın kişiler değil, ilkeler olduğunu belirtti.

CHP ile bağının da kişisel siyasi kariyerinin ötesinde olduğunu ifade eden Çalık, partisinin ailesinden gelen köklü bir siyasi aidiyete dayandığını söyledi.

Son dönemde CHP’den ayrılan ve farklı siyasi tercihler yapan isimlerin ardından Çalık’ın nasıl bir yol izleyeceği de konuşuluyordu.

Çalık bu tartışmalara doğrudan cevap verdi:

“Yoluma, bugün bulunduğum yerde, Cumhuriyet Halk Partisi’nde devam edeceğim.”

Parti içerisindeki farklı görüşlerin doğal olduğunu belirten Çalık, herkesin kendi siyasi tercihini yapmasına saygı duyduğunu da ifade etti.

Çalık, siyasete bakışını ise kısa bir cümleyle özetledi:

“Benim için siyaset; bir makam sahibi olmak değil, inandığın değerlere sahip çıkabilmektir.”

Açıklamasında devam eden yargılama sürecine de değinen Çalık, hakkındaki iddialara mahkemede cevap verdiğini ve savunmasını yaptığını belirtti.

Yargılamanın hukuk çerçevesinde ve deliller üzerinden yürütülmesini beklediğini ifade etti.

Çalık, sürecin sonunda adaletin ve gerçeğin yerini bulacağına inandığını söyledi.

Sonuç olarak...

Murat Çalık siyasi tercihini netleştirdi.

CHP’den ayrılmayacak.

Bundan sonraki siyasi yoluna da CHP çatısı altında devam edecek.

***

BELEDİYELERİN SAHA PERSONELİ SORUNU BÜYÜYOR

Trabzon’da hem Büyükşehir Belediyesi’nin hem de ilçe belediyelerinin önemli sorunlarından biri sahada çalışacak personel bulamamak.

İlginç olan ise belediyelerde personel sayısının az olmaması.

Tam tersine...

Personel sayısı oldukça yüksek. Ancak çalışanların önemli bir bölümü masa başında.

Sahaya çıkacak, işin yükünü taşıyacak personel sayısı ise yetersiz.

Teknik personel eksikliği de ayrı bir sorun.

Bir tarafta masa başında görev yapan kalabalık bir kadro, diğer tarafta yol bakımında, temizlikte, itfaiyede, park ve bahçelerde çalışan sınırlı sayıda personel...

Asıl yükü taşıyanların sayısı yetmiyor.

Üstelik belediyelerde işe girmek için ciddi çaba harcayan, referans arayan çok sayıda insan var. Fakat işe girdikten sonra aynı çalışma isteğini herkes göstermiyor.

Kimisi için amaç yalnızca mesaiyi tamamlamak.

Oysa belediyecilik sahada karşılığı olan bir iş.

Yağmurda, çamurda, kışın soğuğunda, yazın sıcağında çalışacak insanlara ihtiyaç var.

Bugün TİSKİ’de bir personel Arsin’in yaylasında görev yaparken, başka bir ekip Tonya’nın bir köyündeki sorunu çözmeye çalışıyor.

Mesafe büyüyor, iş büyüyor, personel aynı kalıyor.

Sonuçta sahadaki çalışan daha fazla yük taşıyor.

Burada belediyelerin yeniden bir personel planlaması yapması gerekiyor.

Masa başındaki personelin tamamını sahaya çıkaralım demiyoruz.

Ama ihtiyaç fazlası görülen bazı kadroların, belediyenin hizmet üretmesini kolaylaştıracak alanlarda değerlendirilmesi mümkün.

Çünkü bugün ortaya çıkan tablo çok net:

Bir tarafta güneşin altında, yağmurda, çamurda çalışanlar var. Diğer tarafta klimanın altında mesainin bitmesini bekleyenler...

Bu dengesizlik sürdürülebilir değil.

Belediyeler sahadaki personel açığını kapatmalı.

İşin hızlanması, hizmetin vatandaşa daha çabuk ulaşması için saha ekipleri güçlendirilmeli.

Çünkü belediyecilik sadece masada plan yapmakla değil, sahada iş yapmakla ölçülür.

***

TRABZON’UN TANIDIĞI HEKİM ŞİMDİ SİYASETİN MUTFAĞINDA

Trabzon’un yakından tanıdığı isimlerden biri Mehmet İrfan Coşkun...

Uzun yıllar Trabzon’da psikiyatri uzmanı olarak görev yaptı. Özel İmperial

Hastanesi’nin kuruluşunda yer aldı. Bir dönem AK Parti teşkilatlarında yöneticilik yaptı, Çaykara Belediyesi meclis üyeliğinde bulundu.

Şimdi ise siyasi yolculuğunu Anahtar Parti’de sürdürüyor.

Yaklaşık 13 yıldır İstanbul’da yaşayan Coşkun, hekimlikte olduğu kadar siyasette de çalışkanlığı ve disipliniyle dikkat çeken bir isim.

Üstelik Trabzonspor sevgisi de herkesin malumu.

Trabzon’da olduğu dönemlerde televizyon ekranlarına çıktı, spor programlarında yorum yaptı. Futboldan hiç kopmadı.

Ama İstanbul’a taşınınca siyasi mesaisini başka bir noktaya taşıdı.

Sağlık politikaları...

Coşkun, Anahtar Parti’de Sağlık Politikaları Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor.

Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun kurmay kadrosunda yer alan Coşkun’un parti çalışmalarına ciddi zaman ayırdığı ifade ediliyor.

Toplantılar yapıyor, projeler üzerinde çalışıyor, sağlık sisteminin kronikleşen sorunlarına çözüm arıyor.

Çünkü Türkiye’nin sağlık karnesi ortada.

Bir tarafta hekimler, diğer tarafta sağlık çalışanları...

Bir yanda hastanelerdeki yoğunluk, diğer yanda vatandaşın yaşadığı sorunlar.

İşte Coşkun’un siyasetteki mesaisinin önemli bölümünü bu alan oluşturuyor.

Sadece eleştirmek değil, çözüm üretmek istiyor.

Anahtar Parti’nin iktidara gelmesi halinde sağlık alanında neler yapılabileceği konusunda şimdiden projeler hazırlanıyor. Bu projelerin nasıl uygulanacağı, hangi adımların atılacağı konusunda da çalışmalar yürütülüyor.

Yani seçim gününü bekleyenlerden değil.

Bugünden çalışanlardan...

Hekimlik tecrübesini siyasete taşıyan Coşkun, sağlık politikalarında uygulanabilir ve sonuç odaklı projeler ortaya koymaya çalışıyor.

Trabzon’da hekim olarak tanıdığımız bir isimdi.

Şimdi İstanbul’da, siyasetin mutfağında.

Ve sağlık gibi Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin çözümü için çalışıyor.

İrfan Coşkun’un yeni siyasi yolculuğu nereye varır bilinmez.

Ama bir gerçek var:

Bu kez stetoskopun yanında siyaset de var.

***

BİRAZ AHLAK, BİRAZ EDEP, BİRAZ SORUMLULUK

Bu konuda defalarca yazdık.

Eleştirilerimizi yaptık, sitem ettik, yetkilileri göreve çağırdık. Vatandaşların daha duyarlı olması gerektiğini söyledik.

Ama görünen o ki bir arpa boyu yol alamadık.

Her gün başka bir çevre kirliliği görüntüsüyle karşılaşıyoruz.

Trabzon doğal güzellikleriyle cennet gibi bir şehir. Özellikle yaz aylarında insanlar sıcak ve nemden uzaklaşmak için yaylalara, dere kenarlarına, ormanlara gidiyor. Piknik yapıyor, mangal yakıyor, ailesiyle güzel vakit geçiriyor.

Sorun bundan sonra başlıyor.

İnsanlar giderken çöplerini de götürmüyor.

Yiyecek ambalajları, plastik şişeler, poşetler, yiyecek artıkları...

Bazen öyle görüntüler ortaya çıkıyor ki sanki doğanın ortasına çöp alanı kurulmuş.

İşin en garip tarafı ise şu:

İnsan temiz ve güzel bir yer arıyor, buluyor, orada saatler geçiriyor. Ama kendisinden sonra gelecek kişiye aynı güzelliği bırakmıyor.

Kendisi temiz yer arıyor, ama bulduğu yeri kirletiyor.

Bunun adı sadece çevre sorunu değil.

Biraz da ahlak ve sorumluluk meselesi.

Yediğin yiyeceğin ambalajını bir poşete koyup yanında götürmek birkaç dakikalık iş. Bunu yapmak gerçekten bu kadar zor mu?

Elbette belediyelerin denetim ve temizlik konusunda sorumluluğu var.

Ama her yere çöp kutusu koyarak bu sorun çözülemez.

Toplumun da birbirini uyarması gerekiyor. Doğayı kirleten birini gördüğümüzde sessiz kalmamalıyız.

Çünkü bu doğa hepimizin.

Gittiğimiz yeri bulduğumuzdan daha kötü bırakmayalım.

Çok şey istemiyoruz.

Biraz ahlak, biraz edep, biraz sorumluluk...

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!