FATİH TEKKE DOĞRU SÖYLÜYOR, AMA…
Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, yaptığı açıklamalarla zaman zaman eleştirilerin odağına yerleşiyor.
Aslında Fatih Hoca, çoğu zaman yaşadıklarını kamuoyuna anlatmaya çalışıyor. Ancak her şeyi A’dan Z’ye aktaramadığı için bazı konularda sorumluluğu kendi üzerine alıyor. Söyledikleri de buradan hareketle zaman zaman farklı yorumlanıyor.
Takımın zamana ihtiyacı olduğunu söylüyor.
Biz de aynı fikirdeyiz.
Sezon başında hazırlık döneminden çıkan bir takımın ilk haftalarda kusursuz futbol sergilemesini beklemek gerçekçi değil. Yapılan fiziksel yüklemeler, kuvvet çalışmaları ve yoğun antrenmanlar oyuncuların performansını etkiliyor.
Üstelik Trabzonspor’un kadrosunda çok sayıda yeni futbolcu var.
Birbirlerini tanımaları, oyun sistemine alışmaları ve saha içerisinde uyum yakalamaları için zamana ihtiyaçları bulunuyor. Futbolda bazı şeyleri hızlandırabilirsiniz ama tamamen ortadan kaldıramazsınız.
Geçtiğimiz sezonu da unutmamak gerekiyor. Alt sıraların içerisinde kalan Trabzonspor, sezonun ilerleyen bölümünde yeniden yarışın içine girmeyi başardı. Bu sezon da inişler ve çıkışlar yaşanacaktır.
Ancak doğru zamanda doğru reaksiyon verilirse Trabzonspor’un önemli işler yapacağına inanıyoruz.
Burada camianın güveni de büyük önem taşıyor.
Fakat Fatih Tekke’ye yönelik bizim de bir eleştirimiz var.
Özellikle “Başarı futbolcuların, başarısızlık benim” anlayışını doğru bulmuyoruz.
Çünkü Trabzonspor’da bu işin içerisinde yalnızca teknik direktör yok. Futbolcular da bu sorumluluğun parçası.
Üstelik aldıkları ücretler ortada. Profesyonellik varsa karşılığında sorumluluk da olmalı. Bu kadar yüksek bedeller ödeniyorsa, futbolcunun da sahada bunun karşılığını verme yükümlülüğü bulunuyor.
Kimse sorumluluktan kaçamaz.
Fatih Tekke’nin de bütün yükü kendi omuzlarına almasına gerek yok. Bu gemide herkes var. Gemi yürürse birlikte yürüyecek, sorun yaşanırsa birlikte göğüsleyecekler.
Fatih Hoca’nın bir diğer görevi ise camianın enerjisini diri tutmak.
Basın toplantılarında umutsuzluk yerine mücadeleyi, inancı ve direnci öne çıkarmalı. Takımına inanıyorsa bunu net biçimde göstermeli.
Çünkü Trabzonspor’un sahadaki performansını Trabzon zaten görüyor ve çok iyi analiz ediyor.
Burası futbol kenti.
O nedenle Fatih Tekke’nin her şeyden önce sahaya odaklanması gerekiyor. Çok fazla söz söylemesine de gerek yok.
Bazen en güçlü açıklama, sahada verilen cevaptır.

***
ÖZEL’İN TRABZON ZİYARETİNDE KAYA DETAYI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Trabzon ziyaretini birçok açıdan değerlendirmek mümkün. Siyasi mesajları, parti içindeki yansımaları, vatandaşın ilgisi…
Ama bizim dikkat çektiğimiz başka bir konu oldu.
Trabzon’da Ahmet Kaya’nın vatandaşla kurduğu bağ, bu ziyarette bir kez daha kendini gösterdi.
Kaya, Özgür Özel’in programı boyunca genel başkanın yanında yer aldı. Fakat mesele sadece yanında bulunması değildi.
Vatandaşla kurduğu diyalog, insanların Kaya’ya yaklaşımı ve gösterilen ilgi dikkat çekiciydi. İnsanlar yanına geldi, sohbet etti, fotoğraf çektirdi. Doğal bir görüntü vardı ortada.
Bize göre asıl önemli olan da buydu.
Çünkü siyasette her kalabalık aynı şeyi anlatmaz. Bazen sayıdan çok, insanların size nasıl yaklaştığı önemlidir.
Özgür Özel’in de bunu görmemesi mümkün değil.
Genel başkanların şehir ziyaretlerinde yalnızca kürsüde verilen mesajlara bakılmaz. Teşkilatın durumu da izlenir, belediye başkanlarının vatandaşla ilişkisine de bakılır.
Kim ilgi görüyor, kim rahat iletişim kuruyor, kim sahada karşılık buluyor…
Bunlar siyasetin doğal olarak dikkat edilen taraflarıdır.
Ahmet Kaya’nın burada yaptığı ise genel başkanın önüne geçmek olmadı. Tam tersine, Özgür Özel’e alan bıraktı ama kendi vatandaşından da kopmadı.
Bu denge önemli.
Elbette bugünden yarına kesin sonuçlar çıkarmak doğru değil. Siyasette şartlar değişir, dengeler değişir.
Fakat Trabzon’da gördüğümüz fotoğraf üzerinden bir tespit yapabiliriz.
Ahmet Kaya’nın Trabzon’da ciddi bir vatandaş karşılığı var.
Üstelik bunu sadece sandık üzerinden söylemiyoruz. Sokakta, insanlarla kurduğu iletişimde de görmek mümkün.
Özgür Özel’in Trabzon ziyaretinden birçok siyasi başlık çıkacaktır. Bizim dikkat çektiğimiz ise daha çok bu oldu.
Ahmet Kaya, Özgür Özel ile Trabzonlu arasında doğal bir köprü kurdu.
Bazen uzun uzun konuşmaya da gerek yok.
Sokağa bakmak yeterli.

***
TRABZON’DA YAZIN ELEKTRİK ÇİLESİ
Trabzon yaz aylarında artan nüfusuyla birlikte ciddi bir hareketlilik yaşıyor. Yerli ve yabancı turistlerin yanı sıra fındık sezonuyla kente ve özellikle kırsal bölgelere gelenlerle nüfus bazı yerlerde neredeyse üç katına çıkıyor.
Ancak bu yoğunluğun yaşandığı dönemde elektrik kesintileri de vatandaşın en önemli sorunlarından biri haline geliyor.
Arızalar bildiriliyor, talepler oluşturuluyor ancak bazı bölgelerde müdahale için günler beklenebiliyor. Bu süreçte günlük hayat adeta felç oluyor. Buzdolabındaki yiyecekler bozuluyor, elektronik cihazlar kullanılamıyor, vatandaş telefonunu bile şarj etmekte zorlanıyor.
Burada dağıtım şirketinin yaz aylarındaki yoğunluğu önceden hesaplaması gerekiyor. Personel ve ekip sayısının artırılması, bakım çalışmalarının yoğun dönem başlamadan tamamlanması artık zorunluluk haline geldi.
Çünkü bu sorun her yıl yaşanıyor.
Vatandaş faturayı geciktirdiğinde elektriği kısa sürede kesilirken, günlerce elektriksiz kalan vatandaşın yaşadığı mağduriyet ise ortada kalıyor.
Kış aylarında da kesintiler yaşanıyor ancak yaz döneminde nüfusun artmasıyla birlikte bunun etkisi çok daha ağır hissediliyor.
Trabzon’un yaz yoğunluğu belli. Fındık sezonu belli. O halde planlama da buna göre yapılmalı. Aynı sorunların her yıl yeniden yaşanmaması için dağıtım şirketinin kendisini sorgulaması ve gerekli önlemleri önceden alması gerekiyor.

***
TRABZON’DA TOPLU ULAŞIMDA KONFOR FARKI
Trabzon’da sıcaklıklar arttıkça yüksek nem de günlük yaşamı zorlaştırıyor. Özellikle şehir içi ulaşımda trafik yoğunluğu da eklenince kısa mesafeli yolculuklar bile vatandaş için bunaltıcı hale gelebiliyor.
Bu noktada Trabzon Büyükşehir Belediyesinin toplu ulaşım hizmetlerinde ortaya koyduğu uygulama dikkat çekiyor.
65 yaş üstü vatandaşlar ve öğrenciler için sunulan ücretsiz ulaşımın yanı sıra yeni hatların oluşturulması ve bazı güzergâhlarda seferlerin artırılması önemli bir kolaylık sağlıyor.
Ancak vatandaşın yaz aylarında en fazla memnuniyet duyduğu konulardan biri klimalar.
Belediye otobüslerinde klimaların düzenli şekilde çalıştırılması, özellikle sıcak ve nemli havalarda yolculuğu daha konforlu hale getiriyor. Trafik yoğun olsa bile vatandaş en azından sıcaktan bunalmadan seyahat edebiliyor.
Üstelik yeni ve teknolojik donanıma sahip otobüsler bu konuda önemli bir avantaj sağlıyor.
Dolmuşlarda ise aynı konforu görmek her zaman mümkün değil. Sıcak havalarda bazı araçlarda klima yerine camların açılması tercih ediliyor. Trafik sıkıştığında ise araç içerisindeki hava daha da ağırlaşıyor ve kısa yolculuklar bile adeta eziyete dönüşebiliyor.
Özellikle 65 yaş üstü yolcular düşünüldüğünde bu konu daha da önemli.
Trabzon’un yüksek nem oranı nedeniyle vatandaş çoğu zaman sıcaktan çok nemin bunaltıcı etkisini hissediyor. Bu nedenle toplu ulaşım araçlarında serin ve havalandırılmış bir ortam sağlanması, yalnızca konfor değil, yolculuğun niteliği açısından da değer taşıyor.
Bu hassasiyetin belediye otobüslerinde gösterilmesi önemli. Vatandaşın rahat ve konforlu seyahat etmesini sağlayan bu uygulama nedeniyle Büyükşehir Belediyesi yetkililerini tebrik etmek gerekiyor.