FATİH HOCA’YA SAMİMİ BİR UYARI!
Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Başakşehir karşılaşmasının ardından yaptığı açıklamalarla yine gündeme geldi.
Trabzonspor’un 2-1 kazandığı maçın ardından karşılaşmayı değerlendiren Tekke, basın mensuplarının sorularına verdiği bazı cevaplarla dikkat çekti. Açıkçası bazı ifadeleri gereğinden fazla uzattığını ve zaman zaman kendi üzerine gereksiz bir yük aldığını düşünüyoruz.
Şunu en başta söylemek lazım…
Fatih Tekke, göreve geldiği günden bu yana Trabzonspor için ciddi bir mesai ortaya koyuyor. Kulüpte geçirdiği zaman, takımın başındaki çalışkanlığı ve Trabzonspor’un başarısı için gösterdiği gayret ortada. İyi niyetinden, Trabzonspor sevgisinden ve işine olan bağlılığından kimsenin şüphesi yok.
Zaten Fatih Hoca’yı farklı kılan taraflarından biri de dobra olması.
Ancak dobra olmakla, her düşünceyi olduğu şekliyle uzun uzun anlatmak arasında da ince bir çizgi var.
Fatih Hoca zaman zaman o çizgiyi aşıyor.
Başakşehir maçı sonrası yaptığı açıklamalarda da bunu gördük. Özellikle “kovulabilirim” gibi ifadeler, bir teknik direktörün ağzından çıkınca ister istemez farklı anlamlara çekilebiliyor.
Elbette futbolda teknik direktörlerin görevleri tartışılır, sözleşmeler sona erer, yollar ayrılır. Bunda olağanüstü bir durum yok.
Ama “kovulmak” kelimesi Trabzonspor Teknik Direktörü için çok “şık” durmuyor.
Aynı düşünce, “görevimiz ve sözleşmemiz kulübün takdirindedir” gibi daha resmi ve sakin bir ifadeyle de anlatılabilir.
Aslında mesele tam olarak burada.
Fatih Hoca’nın söylediklerinde çoğu zaman kötü niyet yok. Hatta tam tersine, samimiyet var. Fakat bazen samimiyetin dozu yükselince anlatılmak istenen asıl mesele geride kalıyor.
Basın toplantıları da bunun için önemli.
Teknik direktör, gazetecilerin her sorusuna uzun uzun cevap vermek zorunda değil. Beğenmediği bir soruyu kısa geçebilir, konuyu değiştirebilir veya “bu konuda konuşmak istemiyorum” diyebilir.
Bazen iki cümle, on dakikalık açıklamadan çok daha fazla şey anlatır.
Fatih Tekke’nin zaman zaman basın toplantılarında oluşturduğu hava ise biraz farklı. Sanki karşısında gazetecilerden çok, yıllardır tanıdığı insanlarla oturup sohbet ediyor gibi…
Bu samimiyet güzel.
Ama Trabzonspor Teknik Direktörlüğü gibi ağır bir makamda, o samimiyetin yanında biraz da mesafe gerekiyor.
Türkiye’de birçok teknik adam ciddi sorunlar yaşıyor. Baskı altında kalıyor, eleştiriliyor, kötü sonuçlarla karşılaşıyor. Fakat açıklamalarında kelimelerini daha dikkatli seçiyorlar.
Fatih Hoca’nın da bunu yapabileceğine inanıyoruz.
Burada kendisine “yalan söyle, yanlış konuş” demiyoruz.
Tam tersine, düşündüğünü söylemeye devam etsin.
Ama her düşünüleni söylemek de zorunlu değil.
Bazen politik bir cevap vermek, bazen konuyu fazla büyütmemek, bazen de birkaç kelimeyle geçmek gerekir. Çünkü Trabzonspor’un teknik direktörü olarak söylediğiniz her söz, normal bir futbol insanının söylediği sözden daha fazla karşılık buluyor.
Fatih Tekke’yi seviyoruz.
Trabzonspor için yaptıklarını da görüyoruz.
Çalışkanlığını, gayretini ve takım üzerindeki emeğini de…
Ama insan bazen yaptığı güzel işleri birkaç gereksiz cümleyle gölgeleyebiliyor.
Bizimki de tam olarak böyle bir uyarı.
Fatih Hoca, biraz daha az konuşsa belki daha çok şey anlatacak.
Çünkü sahada ortaya koyduğu mücadele, zaten kendisini anlatmaya yetiyor.

***
BÜYÜKŞEHİR MECLİSİ'NDE YENİ SEZON: GÖZLER İKİ İSİMDE
Temmuz ayıyla birlikte tatile giren belediye meclisleri, eylül ayında yeniden toplanacak. Trabzon siyasetinde ise gözler özellikle Büyükşehir Belediye Meclisi'ne çevrilecek.
Yeni dönemde mecliste kimler daha fazla söz alacak, kimler ön plana çıkacak? Geçtiğimiz döneme bakıldığında bazı isimlerin diğerlerinden ayrıldığı görülüyor.
Büyükşehir Belediye Meclisi'ne çoğunlukla Başkan Ahmet Metin Genç başkanlık ediyor. Genç'in bulunmadığı oturumlarda ise Başkan Vekili Faruk Kanca yönetimi devralıyor.
Geçtiğimiz dönemin son toplantılarından birinde Kanca ile CHP (Şimdilerde Yeni Parti) grubu arasında tansiyon oldukça yükselmişti. Tartışmanın büyümesi üzerine Ahmet Metin Genç de devreye girerek ortamı sakinleştirmeye çalışmıştı.
Şimdi herkesin merak ettiği konu şu:
O gerilim yeni döneme taşınacak mı?
Meclisin geçtiğimiz dönemki performansına bakıldığında ise iki isim özellikle öne çıktı.
AK Parti tarafında Cevdet Bayraktar, söz alan, tartışmalara dahil olan ve gündeme ilişkin çıkışlarıyla dikkat çeken isimlerden biri oldu. İktidar grubunun meclisteki aktif üyeleri arasında yer aldı.
CHP tarafında ise Cüneyit Zorlu dikkat çekti.
Zorlu, yönelttiği sorular, eleştirileri ve zaman zaman tansiyonu yükselten çıkışlarıyla muhalefet cephesinin en görünür isimlerinden biri oldu.
Elbette MHP ve Saadet Partisi grubundan da zaman zaman tartışmalara dahil olan isimler çıktı. Ancak geçtiğimiz dönemin siyasi trafiğine bakıldığında Bayraktar ve Zorlu'nun ayrı bir yerde durduğu söylenebilir.
YENİ DÖNEMDE GÖZLER İKİ İSİMDE
Eylül ayıyla birlikte meclis yeniden hareketlenecek.
Bu kez gözler yalnızca alınacak kararlarda değil, meclis içindeki siyasi trafiğin nasıl şekilleneceğinde de olacak.
Özellikle Bayraktar-Zorlu hattında yeni tartışmalar yaşanıp yaşanmayacağı merak konusu.
Bir başka soru ise Faruk Kanca ile Yeni Parti grubu arasında yaşanan son gerilimin yeni döneme nasıl yansıyacağı.
Şimdilik meclis tatilde.
Ama görünen o ki Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin yeni sezonu sessiz başlamayacak
***
İKİ AHMET’İN YOLU NEREDE KESİŞİYOR?
Trabzon siyasetinin “iki Ahmet”i desek yanlış olmaz: Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç.
İkisinin de Trabzon tabanında ciddi bir karşılığı var. Yıllara dayanan siyasi tecrübeleri bulunuyor. Ahmet Kaya’nın buna eklenen milletvekilliği deneyimi de cabası.
Siyasi çizgileri farklı.
Zaman zaman karşı karşıya geliyor, birbirlerinin kararlarını eleştiriyorlar. Ancak söz konusu Trabzon olduğunda aynı noktada buluştukları zamanlar da oluyor.
Peki iki başkanın arası gerçekten nasıl?
Kulislerde konuşulanlara bakılırsa ortada kişisel bir problemden çok siyasi ve idari görüş ayrılıkları bulunuyor.
Ancak burada biraz da Ahmet Metin Genç’in embati yapması gerekiyor.
Çünkü Genç, bugün Ahmet Kaya’nın oturduğu koltukta yıllarca görev yaptı. Ortahisar Belediye Başkanlığı döneminde ilçenin en önemli sorunlarından biri olan yetki ve sorumluluk paylaşımını kendisi de yaşadı.
Büyükşehir yapılanmasıyla birlikte ortaya çıkan görev dağılımında Ortahisar Belediyesi açısından ciddi sıkıntılar olduğu uzun süredir tartışılıyor.
Öyle ki bugün hâlâ, “Ortahisar Belediyesi'nin kendisine ait bir bankı bile yok” şeklinde eleştiriler duyuluyor.
Bu yalnızca belediye başkanlarının ya da meclislerin tartışacağı bir konu da değil.
Sonuçta ortaya çıkan tablo, doğrudan Ortahisar'da yaşayan vatandaşı ilgilendiriyor.
Tam da bu nedenle Ahmet Metin Genç'in Ortahisar'ın yaşadığı sıkıntıları en iyi bilen isimlerden biri olduğunu düşünüyoruz.
Çünkü dün o sorunların yaşandığı koltukta kendisi oturuyordu.
Bugün ise Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, bu sorunların çözümünde çok daha güçlü bir konumda.
İşte bu nedenle yeni dönemde iki Ahmet arasındaki siyasi rekabetten çok, ortak zeminde neler yapabileceklerine bakmak gerekiyor.
Ortahisar ile Büyükşehir arasındaki yetki ve sorumluluk tartışması artık sürekli gündeme gelip yeniden unutulan bir başlık olmaktan çıkmalı.
Somut bir çözüm ortaya konulmalı.
Çünkü mesele Ahmet Kaya da değil, Ahmet Metin Genç de.
Mesele Trabzon.
***
ZORLU’NUN BELEDİYEDEKİ GELECEĞİ NE OLACAK?
Belediye meclisinden ve Cüneyt Zorlu’dan söz etmişken, parti içinden kulağımıza gelen kulisleri de es geçmeyelim.
Siyasi geçişlerin yaşandığı bu süreçte en çok merak edilen konulardan biri, Ortahisar Belediye Başkan Yardımcısı Cüneyt Zorlu’nun nasıl bir tutum sergileyeceğiydi.
Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak tartışılan düzenleme üzerinden yaptığı çıkışla bir anda siyasetin dikkat çeken isimlerinden biri haline gelen Zorlu’nun, yakın çevresinden edindiğimiz bilgilere göre Yeni Parti üyeliğini yaptırdığı belirtiliyor.
Ancak asıl merak edilen konu, bundan sonraki süreç.
Zorlu, Ortahisar Belediye Başkan Yardımcılığı görevine devam edecek mi?
Kulislerde konuşulanlara göre Zorlu’nun mevcut göreviyle veya çalışma ortamıyla ilgili herhangi bir sorunu bulunmuyor.
Öte yandan bir süredir yaşadığı sağlık sorunlarının yoğun çalışma temposuyla birleşmesi nedeniyle, başkan yardımcılığı görevine devam edip etmeme konusunda tatil dönüşünde bir değerlendirme yapacağı ifade ediliyor.
Bu nedenle şu aşamada Zorlu’nun belediyedeki göreviyle ilgili kesinleşmiş bir karar olmadığını özellikle belirtelim.
Yani Zorlu önce dinlenecek, ardından önündeki seçenekleri değerlendirecek.
Siyasi tercihini Yeni Parti’den yana kullandığı belirtilen Zorlu’nun, Ortahisar Belediyesi’ndeki geleceği ise tatil dönüşünde netleşecek.
Şimdilik kulislerde konuşulan bu.
Görünen o ki eylül ayı yalnızca belediye meclisleri açısından değil, Cüneyt Zorlu’nun önündeki yeni dönem açısından da hareketli geçecek.
