TARAFTAR AVRUPA’DA HANGİ RAKİBİ İSTİYOR?
Süper Lig 14 Ağustos’taki Galatasaray-Çorum FK maçıyla başlıyor. Trabzonsporumuz’un ligdeki ilk maçı 15 Ağustos’ta Kasımpaşa ile İstanbul’da olacak.
20 Ağustos’ta ise yeniden Avrupa sahnesine çıkıyoruz.
3 Ağustos'ta kurulan çekiliyor.
20 Ağustos'ta ilk maç dışarıda oynayacak olan takımımız tüm olası rakipleri yakın takibe alırken özellikle taraftarlar kurada Hapoel’i istiyor!..
Eşleşmelerin algoritması açıklandı.
Buna göre St. Gallen – Benfica, CSKA Sofya – Karabağ, Hammarby – Anderlecht ve Hajduk Split – Pafos maçlarında ev sahiplerinden biri elenirse Trabzonspor play-off turuna seribaşı olmayan takımlardan biri olarak katılacak.
Bu bölüm biraz karışık olabilir…
Genel beklenti ise şöyle:
UEFA Avrupa Ligi’nde Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanan bordo-mavililer klasman gruplarında yoluna devam edebilmek adına seribaşı olmak için her eşleşmeyi şimdiden takip ediyor.
Benfica, Rangers, Ferencváros, Viktoria Plzeň, Midtjylland, PAOK, Salzburg ve Karabağ gibi güçlü, Türk takımlarına aşina ekiplerle eşleşme ihtimalimiz var ama bu bir plase.
Favori olan ise takımımızın gerek ülke puanı sıralamasındaki yeri, gerek bu ay sonunda başlayacak eleme maçları göz önüne alındığında Shamrock Rovers, KuPS Kuopio, Lincoln Red Imps, Sint-Truiden, Víkingur Reykjavík ve Kairat Almaty gibi takımlarla eşleşmesi.
Bizim de birçoğunu tanımadığımız bu ekiplerden biri Trabzonsporumuzun rakibi olacak.
İlk maç 20 Ağustos’ta dış sahada, rövanş ise 27 Ağustos’ta Akyazı’da oynanacak.
Ancak Trabzonspor’un üstteki listede olmayan bir rakip adayı daha var: Hapoel Be’er Sheva!..
O bir İsrail takımı.
İsrail’in kuruluşu olan 1 Mayıs 1949’de kurulmuş.
Maçlarını İsrail'in Birüssebi şehrindeki Jacob Turner Stadyumu'nda (16 bin kişi) oynuyor.
6 şampiyonluğu var.
Haifa-Hapoel ve Tel Aviv takımları ile yarışıyorlar.
İsrail kulübü ile eşleşme ihtimalimiz yüzde 15-20 olsa da bordo-mavili taraftarlar gerek uluslararası spor sitelerinde, gerekse aralarındaki sohbet ve yorumlarda da “Bize Hapoel çıksın” diye yazıyorlar.
Zaman azaldıkça heyecan artıyor.
Dikkatlerimiz 3 Ağustos’ta, İsviçre’de, Nyon’da olacak.

***
SOKAKLARDA PET ŞİŞE AVI ŞİMDİ BAŞLIYOR
Aralarında Trabzon’un da bulunduğu anakentlerde Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi (DOA) 1 Temmuz itibarıyla hayata geçirilirken üzerinde "DOA" logosu bulunan pet şişe, cam şişe ve metal içecek kutularını anlaşmalı marketlere veya depozito iade makinelerine vererek şişe başına 1 TL iade alınabileceği belirtiliyor.
Trabzon ve çevresinde henüz yaygın olmasa da bu sistem devreye geçecek.
Herkes bulduğu, biriktirdiği veya topladığı uygun pet şişeleri, cam ve metal içecek kutularını makineye atarak e-cüzdan hesabına para yükleyebiliyor.
Kağıt ve naylon toplayıcılar ise bu organizasyona karşı çıkıyor.
İstanbul’daki toplayıcıların günlük kazançlarının yarı yarıya düştüğünü belirtiyorlar.
Çoğu Doğu ve İç Anadolu bölgelerinden gelen toplayıcılar, “Uygulamanın yaygınlaştığı şehirlerde artık çöp toplama ya da biriktirme noktalarında hiç pet şişe çıkmıyor, cam şişe de bulunamıyor. Trabzon’da da biriktirme işi başladı. Burası Türkiye’nin en pahalı kenti. Bize hiçbir şey kalmaz” diye şikayet ediyorlar.
Uygulama Trabzon’da henüz yaygınlaşmadı ama toplayıcıların bu izlenimleri ve sitemi ekonomik anlamda acı bir gösterge olarak nitelendiriliyor.

***
VOSVOSÇULAR SEKTÖRE HANGİ MESAJI VERDİ?
Geleceğimiz turizm diyoruz.
Toplantı üstüne toplantılar düzenliyoruz.
Sahaya yansıyan ciddi bir şey yok.
Belli destinasyonların ziyaretçi sayısı artsa da Trabzon pastadan bir türlü hak ettiği payı alamıyor.
Alternatif turizm uygulamaları ise hep tartışılıyor.
Yavaş yavaş ilçeler devreye girmeye başladı.
Beşikdüzü-teleferik, Maçka-seyir tepesi, Sürmene-piknik alanı, Tonya-şelale, Araklı-Turup bunlardan birkaçı.
Trabzon’da ikinci kez düzenlenen Vosvos Festivali de yoğun katılımla gerçekleşti.
Vosvosçcular’ın birçoğu dışarıdan geldi.
Demek ki alternatif var.
İlçelerde de potansiyel çok.
Araklı Belediyesi’nin destekleriyle Trabzon Vosvosçular Derneği tarafından düzenlenen festival, Araklı Turup Turizm Merkezi'nde gerçekleştirilirken hem turizme farklı bir çeşitlilik kazandırıldı hem de ortaya birbirinden güzel görüntüler çıktı.
Yaklaşık 1 hafta boyunca Trabzon’da ağırlanan misafirler arasında Türkiye’nin dört bir yanından 100 araç, en az 300 ziyaretçi vardı.
Bu rakamlar istenirse artar.
Çünkü alternatif turizm için Trabzon kadar renkli ve uygun bir coğrafya daha yok.

***
HİZMET ZAMANINDA ULAŞTIRILMAZSA NE OLUR?
Trabzon-Bayburt sınırında bir yerleşim yeri var.
Kavlatan Köyü.
Yıllardır bir taraf “Trabzon yapsın” diğer taraf “Bayburt’un işi” deyince yol sorunu bir türlü çözülememiş.
Yüzlerce kişi yaşıyor.
Yaz aylarında binlerce kişi gelip geçiyor.
Çözülemeyen yol sorunu, köy halkını canından bezdirince iş başa düşüyor ve kendi imkânlarıyla harekete geçen vatandaşlar, resmi kurumlardan netice alamamakla aralarında para toplayıp kazma-kürek çalışmaya başlıyorlar.
Yolun bozuk bölümlerine beton döküp ulaşımı güvenli hale getirmeye çalışıyorlar.
Bunun ancak geçici bir çözüm olduğunu kabul eden köy sakinleri, “Mecbur kalmasak yapmazdık. Bayburt özel idareye gittik, Trabzon’a sorun dediler. Trabzon’a gittik, Bayburt’a bağlı olduğumuzu söylediler. Yaz ayları gelsin çamur kurusun dediler ama kimse bir şey yapmadı. Biz de aramızda para toplayıp malzeme aldık, mikser kiralayıp kendimiz beton döktük. Kimse imkan yok demiyor, bizim işimiz değil diyor. 21. yüzyılda böyle mi olmalı?” diye sordular.
Kavlatan’ı araştırdık; gerçekten de Çaykara Soğanlı Dağları'nın Trabzon’a bakan yamaçlarında, idari yönden Bayburt’a bağlı, özellikle yazın yoğun kullanılan bir köy yolu olduğunu gördük.
Sorunun açıklığından ve konunun öneminden daha vahim olanı ise şu:
Şimdi devlet ama Trabzon’dan ama Bayburt’tan çıkagelip ‘Tamam grup yola yapacağım’ dese;
Bu beton üzerine nasıl yol yapılacak?
