GAZETECİLİKTE DAYANIŞMA NEDEN YOK?
Gazetecilik kutsal bir meslektir. Meslek ehli olarak hep bu cümleyle başlarız. Fakat son yıllarda sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte kimin gazeteci, kimin sosyal medya fenomeni, kimin vatandaş gazeteciliği yaptığı birbirine karışır hale geldi. Bir tarafta vergisini ödeyen, personel çalıştıran, sahada emek veren basın kuruluşları, diğer tarafta sosyal medyada bir sayfası bulunan kişiler var. Elbette işini düzgün yapan herkese saygımız sonsuz ancak bu işi tamamen çıkar amacıyla yapanlara da söylenecek çok söz var.
Neyse, asıl konumuza gelelim. Trabzon, bürokrasinin ve siyasetin yoğun yaşandığı bir kent. Neredeyse her ay en az iki bakanın geldiği şehirde, bu ziyaretleri takip eden çok sayıda medya mensubu bulunuyor. Ancak son bir yıldır gazetecilerden ciddi sıkıntılar yaşadıklarına dair şikâyetler geliyor. Özellikle bakan ve siyasetçilerin programlarında gazetecilerin fotoğraf ve video çekmesine izin verilmediği ifade ediliyor. Gerekçe ise “Biz bu görüntüleri ve videoları sizlere servis ederiz.” şeklinde.
Yani gazeteci, takip ettiği programda kendi haberinin görüntüsünü dahi çekemiyor. Dahası, bazı programlarda gazetecilerin itilip kakıldığı, işin zaman zaman neredeyse saldırı boyutuna ulaştığı anlatılıyor. Buna rağmen herkes sessiz. Geçtiğimiz günlerde bir meslektaşımızla konuştuğumuzda, durumun artık “vahim bir hal aldığını ve işin içinden çıkılmaz bir noktaya geldiğini” söyledi. Biz de bu nedenle konuyu gündeme getirelim istedik.
Aslında çözüm çok basit. Gazeteciler ortak hareket edebilse, örneğin görüntü alınmasına izin verilmeyen bir programı birlikte takip etmeme ya da haber yapmama kararı alabilse, tepkilerini tek bir ağızdan ortaya koyabilse belki sorun bir sonraki ziyarette çözülebilir. Fakat gazetecilerin kendi aralarında böyle bir organizasyonu olmadığı için her programda başka bir meslektaşımız mağduriyet yaşıyor.
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin de bu konuda bugüne kadar bir açıklamasını görmedik. Belki sorun kendilerine iletilmedi, belki de karşı tarafla karşı karşıya gelmek istemediler. Açıkçası bunu kendilerine sormadık. Ancak gerçek şu ki gazeteciler mesleklerinin saygınlığını ve çalışma şartlarını korumak istiyorsa dayanışma göstermek zorunda.Bugün bir gazetecinin görüntü alması engellenir, yarın bir başkasının çalışma alanı daraltılır ve herkes sessiz kalırsa, bu uygulamalar zamanla normal hale gelir. Gazetecilik sadece haber yapmak değil, gerektiğinde mesleğin onurunu birlikte savunabilmektir. Bunu yapmadığımız sürece de bu süreç maalesef böyle devam eder.

***
AK PARTİ’DE RAPORLAR KONUŞACAK
AK Parti teşkilatlarında son günlerde hareketlilik dikkat çekiyor. İlçe başkanlıklarının danışma toplantılarında yöneticilere verilen mesajların oldukça net olduğu konuşuluyor: “Sahaya çıkın, vatandaşın derdini dinleyin. Bu görevi bilerek il ve ilçe yönetimlerine girdik. Yapmayacak olan varsa affını istesin. Burada kalanlar da çalışsın. Yarın seçim varmış gibi herkes çalışsın.”
Teşkilat kulislerinden sızan bilgilere göre özellikle üye sayılarının artırılması ve saha çalışmalarının hızlandırılması isteniyor. Bununla birlikte partinin kuruluşundan bugüne kadar görev almış, ancak zaman içerisinde küsen veya teşkilattan uzaklaşan isimlerin de tek tek bulunması ve gönüllerinin alınması talimatı veriliyor.
İşin dikkat çeken tarafı ise ilçelerle ilgili raporlamaların da yakından takip edilmesi.Kulislerde, hazırlanan raporların önümüzdeki süreçte bazı ilçelerde değişimin kapısını aralayabileceği konuşuluyor. Yani teşkilatlarda “kim çalışıyor, kim çalışmıyor?” sorusunun artık daha yüksek sesle sorulduğu belirtiliyor.
Ancak sahada işlerin o kadar da kolay olmadığı yönünde teşkilatlardan farklı sesler de geliyor. Bazı yönetim kurulu üyelerinin, “Ekonomi kötü, vatandaşa ne anlatalım, nasıl ikna edelim?” diyerek sıkıntılarını dile getirdiği öğrenilirken, il yönetiminden gelen bazı isimlerin ise bu sözlere, “Durum iyi olsa herkes sizin yerinizde olmak ister.” şeklinde karşılık verdiği kulislerde konuşuluyor.
Anlaşılan o ki AK Parti teşkilatlarında önümüzdeki dönemde saha performansı, üye artışı, küskünlerin yeniden kazanılması ve hazırlanan raporlar oldukça belirleyici olacak. Kulislerde ise şimdiden şu soru konuşuluyor: Raporlar kimin koltuğunu sağlamlaştıracak, kimin koltuğunu sallayacak?

***
MHP’DE GÖREV DAĞILIMI GERÇEKLEŞTİ Mİ?
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Trabzon İl Başkanlığı’nda geçtiğimiz günlerde 15. Olağan Kongre gerçekleştirildi.
Tek listeyle gidilen kongrede Alper Aksarioğlu, kullanılan oyların tamamını alarak MHP Trabzon İl Başkanı seçildi. Kongrede 595 delegenin oy kullanması beklenirken, 341 delege sandık başına gitti.
Kongrenin ardından yeni yönetim kurulu da belli oldu.
Ancak aradan yaklaşık 20 gün geçmesine rağmen yönetim kurulunda görev dağılımının henüz yapılmamış olması dikkat çekiyor.
Normal şartlarda kongrenin ardından gerçekleştirilen ilk yönetim kurulu toplantısında, başkan yardımcıları ve diğer görevler belirlenerek yönetim içerisinde görev dağılımı yapılıyor.
Fakat MHP Trabzon İl Yönetimi’nde bu sürecin neden henüz tamamlanmadığı bilinmiyor.
Elbette önümüzdeki günlerde yapılacak ilk toplantıda görev dağılımının gerçekleştirilmesi de mümkün.
Ancak aradan geçen süre nedeniyle bu durum Trabzon siyaset kulislerinde merak konusu olmuş durumda.
Biz de kulislerde konuşulan bu detayı, “Acaba görev dağılımı neden gecikti?” sorusuyla gündeme taşıyalım dedik.
Bakalım MHP Trabzon İl Yönetimi’nde görev dağılımı ne zaman yapılacak? Eğer yapıldıysa kamuoyuna neden duyurumadı?

***
CHP’DE İL BAŞKANLIĞI İÇİN HAREKETLİLİK!
CHP’de yaşanan son gelişmelerin ardından Trabzon’da parti kulisleri de hareketlenmeye başladı.
Edinilen kulis bilgilerine göre, CHP eski Trabzon İl Başkanı Ömer Hacısalihoğlu, Yeni Parti’ye geçmeyen ve geçmişte CHP’de çeşitli görevlerde bulunmuş bazı isimlerle bir araya geldi.
Partide yöneticilik yapmış isimlerin de yer aldığı görüşmenin dikkat çeken tarafı ise Hacısalihoğlu’nun geleceğe ilişkin verdiği mesaj oldu.
Kulislerde konuşulanlara göre Hacısalihoğlu’nun yakın çevresine, CHP’nin gerçekleştirilecek ilk kongresinde il başkanlığına aday olacağını ifade ettiği belirtiliyor.
Henüz ortada resmi bir adaylık açıklaması yok.
Ancak CHP’de yeni dönemin nasıl şekilleneceğinin tartışıldığı bir süreçte, eski il başkanının yeniden sahneye çıkacağı yönündeki bu kulis, parti içerisinde şimdiden dikkat çekmiş durumda.
Özellikle Yeni Parti sürecinin ardından CHP içerisinde yeniden yapılanma tartışmaları sürerken, Hacısalihoğlu’nun olası adaylığı dengeleri nasıl etkiler?
Şimdilik kulis böyle...

Önümüzdeki süreçte bu iddianın ne kadar karşılık bulacağını hep birlikte göreceğiz.