DEĞİRMENDERE’Yİ DE Mİ KAYBEDİYORUZ?
Bir zamanlar coşkusuyla, sesiyle kendisini hissettiren bir Değirmendere vardı.
Horos ve Zigana çevresinin yaklaşık 2 bin metre yüksekliğindeki kesimlerinden doğan, Maçka ve Ortahisar’dan geçerek yaklaşık 60 kilometrelik bir güzergâhta ilerleyen Değirmendere’den söz ediyoruz.
Galyan Deresi ve Altındere gibi iki önemli ana kolu olmasına rağmen bugün eski coşkusundan eser yok.
Üstelik kış ağır geçti. Kar yağdı, yağmur yağdı.
Ama Değirmendere yine de cılız akıyor.
Bir zamanlar taşmasından korktuğumuz dere, bugün sessizce yoluna devam ediyor.
Peki neden?
Yıllardır bölgede yapılan HES projeleri, yol ve çevre çalışmaları, inşaatlarda kullanılmak üzere dereden alınan malzemeler ve dere yataklarına yapılan müdahaleler…
Hepsinin doğaya bir bedeli var.
Biz ise o bedeli çoğu zaman iş işten geçtikten sonra fark ediyoruz.
Değirmendere’nin bugünkü hali bunun en açık örneği.
Eskiden yatağına sığmayan, taşkınlarıyla korkutan Değirmendere şimdi adeta susmuş durumda.
Doğaya müdahale ettikçe onu biraz daha sessizleştirdik.
Şimdi ise dönüp eski halini arıyoruz.
İşte asıl mesele burada.
Elimizdeki dereleri, akarsuları ve doğal güzellikleri korumak yerine tüketiyoruz.
Sonra da neden eskisi gibi olmadıklarına şaşırıyoruz.
Değirmendere’nin bugünkü hali, doğaya nasıl davrandığımızın en somut fotoğrafı.
Ve o fotoğraf hiç de iç açıcı değil…

***
BU KEZ KAZANAN VATANDAŞ OLDU…
Geçtiğimiz aylarda Trabzon gündemini uzun süre meşgul eden, iktidar ile muhalefeti karşı karşıya getiren Yeşilbük, İncesu ve Kutlugün mahallelerinin ulaşımını sağlayan asma köprüyle ilgili çalışmalar hızlandı.
Köprünün hemen yanında DSİ tarafından yeni bir köprü inşa ediliyor.
Geçtiğimiz günlerde biz de bölgeye giderek çalışmaları yerinde görüntüledik. Yeni köprünün iskeleti büyük ölçüde ortaya çıkmış durumda.
Eski asma köprü tamamen kaldırılacak. Ulaşım ise birkaç hafta içerisinde yeni yapılan çelik köprü üzerinden sağlanacak.
İşin siyasi tarafı bir yana…
Vatandaş açısından ortaya çıkan sonuç önemli.
Trabzon’da zaman zaman siyasi tartışmalara neden olan bazı konuların, sonunda vatandaşın işine yaradığını da görmek gerekiyor.
Nitekim bu kez öyle oldu.
İktidar ile muhalefet arasındaki tartışmadan vatandaş ilk kez somut bir sonuç elde etmiş oldu.
Şimdi beklenti belli:
Yeni köprünün bir an önce tamamlanması ve vatandaşın güvenli, rahat ve sorunsuz şekilde karşıya geçebilmesi.
Siyaset tartışır, vatandaş ise hizmet bekler.
Bu kez kazanan vatandaş olsun…

***
MISIR MEDYASININ TRABZON’A İLGİSİ SÜRÜYOR
Mohamed Salah’ın bordo-mavili formayı giymesinin ardından Mısır medyasının Trabzon’a ilgisi giderek artıyor. Bu kez MBC kanalı, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile canlı yayın bağlantısı gerçekleştirdi.
Salah’ın transferinin şehirde oluşturduğu heyecanı, turizme katkısını ve Trabzon’un uluslararası tanıtımındaki etkisini soran MBC’ye Başkan Genç önemli mesajlar verdi.
Trabzon'un aynı zamanda bir turizm şehri olduğunu ve Salah'ın şehrin en önemli markası Trabzonspor'da forma giymesinin sadece sportif bir tranfer olmadığını vurgulayan Başkan Genç, "Biz dünyanın dört bir yanından misafir ağırlayan bir şehiriz. Geçen yıl 188 ülke vatandaşı şehrimize geldi.
Ancak Salah’ın gelişiyle birlikte Trabzon’un adı Mısır’da, Arap dünyasında ve dünya futbol kamuoyunda çok daha fazla konuşuluyor. Bu ilgiyi şehrimizin turizmine ve tanıtımına katkıya dönüştürmek istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Mısır medyasının gösterdiği yoğun ilgiden de memnuniyet duyduğunu ifade eden Ahmet Metin Genç, “Mısır bizim için çok kıymetli bir ülke. Salah vesilesiyle Trabzon ile Mısır arasında yeni bir gönül köprüsü kuruluyor. Biz bu köprünün sadece futbol üzerinden değil, turizm, kültür ve karşılıklı ilişkiler üzerinden de güçlenmesini arzu ediyoruz” dedi.
Anlaşılan o ki Salah’ın Trabzonspor formasıyla sahaya çıkması yalnızca futbol sahasında değil, Trabzon’un tanıtımında da yeni bir dönem başlatmış durumda.
***
TRABZON’DA AHMET KAYA FAKTÖRÜ!
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında verilen “mutlak butlan” kararının ardından mevcut yönetimin süreç dengesi bir an için bozulmuş, ancak kısa süre içerisinde yeniden toparlanmıştı. Bu süreç yalnızca genel merkezde değil, yerel teşkilatlarda da dikkatle takip edildi.
Özellikle CHP’li yerel yönetimlerin üzerinde oluşan siyasi baskı, belediye başkanlarının nasıl bir pozisyon alacağını daha da önemli hale getirdi.
Trabzon’da ise bu dönemin öne çıkan isimlerinden biri Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya oldu.
Kaya, yaşanan belirsizlik karşısında bekle-gör siyaseti izlemek yerine tavrını en başından net şekilde ortaya koydu. Özgür Özel’in yanında olduğunu her platformda dile getirdi.
Bina olarak bir genel merkez kalmamış olsa da siyasi iletişim hattını hiçbir zaman koparmadı. Özgür Özel ve partinin A takımıyla temaslarını sürdürerek Ankara’daki gelişmeleri yakından takip etti, Trabzon’daki siyasi dengeleri de bu doğrultuda yönetmeye devam etti.
Asıl dikkat çeken tablo ise Yeni Parti’nin kurulmasının ardından ortaya çıktı.
Siyasi yapılarda böylesine büyük değişimlerin yaşandığı dönemlerde yerel teşkilatlarda kopuşların, gruplaşmaların ve farklı arayışların ortaya çıkması şaşırtıcı olmaz.
Ancak Ortahisar cephesinde beklenen dağınıklık yaşanmadı. Ahmet Kaya, belediye meclis grubunu bir arada tutmayı başardı ve ortaya çıkabilecek boşluklara fırsat vermedi.
Zaman zaman yaşanan küçük krizlerde de doğrudan devreye girdi.
Sorunların büyüyerek kamuoyuna yansımasının önüne geçmesi, meclis üyeleri arasındaki dengeyi koruması ve farklı görüşleri aynı siyasi çizgide tutabilmesi, Kaya’nın uzun yıllara dayanan siyasi tecrübesini bir kez daha ortaya koydu.
Burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor.
Yeni Parti’nin Trabzon’daki siyasi ağırlığı konuşulacaksa Ahmet Kaya’nın konumu artık yalnızca “Ortahisar Belediye Başkanı” sıfatıyla değerlendirilemez.
Kaya, sahip olduğu belediye başkanlığı makamının yanı sıra meclis grubu üzerindeki etkisi, parti tabanıyla ilişkileri ve Ankara ile kurduğu doğrudan iletişim sayesinde Trabzon siyasetinde önemli bir merkez haline gelmiş durumda.
Özellikle kriz döneminde sergilediği tavır, Kaya’nın yalnızca kendi belediyesini değil, siyasi kadroları da bir arada tutabilecek bir isim olduğunu gösterdi.
Bu durumun Ankara tarafından da dikkatle izlendiğini tahmin etmek güç değil.
Bugün Yeni Parti’nin Trabzon’daki gücünü değerlendirirken Ahmet Kaya’nın adını ayrı bir yere yazmak gerekiyor.
Çünkü Kaya’nın elindeki güç yalnızca makamından kaynaklanmıyor.
Parti tabanındaki karşılığı, seçimle kazandığı siyasi meşruiyet, belediye meclisindeki etkisi ve genel merkezle kurduğu güçlü temas bir araya geldiğinde ortaya Trabzon’da göz ardı edilmesi oldukça zor bir siyasi ağırlık çıkıyor.
