Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Anahtar Deliği Yayın tarihi: 08 Eylül 2026 07:00 Güncellenme tarihi: 08 Eylül 2026 10:49

Anahtar Deliği 8.09.2026 Yeni Parti’de kongre öncesi dikkat çeken ayrıntı!

Yeni Parti’de kongre yarışı, DTM ihalesindeki belirsizlik, Trabzon’un altyapı sorunları ve Uzun Sokak’taki bozuk zemin gündemde.

YENİ PARTİ’DE KONGRE ÖNCESİ DİKKAT ÇEKEN AYRINTI!

Yeni Parti’de kongre takvimi işlemeye başladı. Trabzon’da özellikle Ortahisar kongresi öncesinde hareketlilik de giderek artıyor.

Mevcut İlçe Başkanı Haluk Batmaz’ın ardından Mustafa Erdi Çakır da adaylığını açıkladı. Şimdilik yarış iki isim üzerinden şekillenmiş durumda. Çakır, adaylığını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kamuoyuna duyurdu.

Ancak paylaşımın kendisinden çok, beğeni bölümündeki bazı hesaplar dikkat çekti.

Özellikle Arap ülkeleri menşeli olduğu görülen hesaplardan gelen beğeniler, sosyal medyada gözlerden kaçmadı. Siyasette ilk izlenimin önemli olduğu düşünülürse, Çakır açısından pek de iyi bir başlangıç olmadı diyebiliriz.

Elbette burada önemli olan bundan sonrası. İlk düğme yanlış iliklenmiş olabilir, ancak aynı hatanın tekrarlanıp tekrarlanmayacağını zaman gösterecek.

Çakır’ın adaylık açıklamasının ardından destek verenler olduğu gibi mesafeli duran isimlerin bulunduğunu da gözlemledik. Son sözü ise elbette sandık söyleyecek.

Fakat kulislerde konuşulan başka bir ayrıntı daha var.

CHP’den bir dostumuz, Mustafa Erdi Çakır’la ilgili dikkat çekici bir anekdot aktardı. İddia o ki; Özgür Özel’in “değişim” söylemiyle Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı yarıştığı kurultayda, ilk tur Kemal Kılıçdaroğlu lehine açıklanan sonuçları ardından Çakır büyük bir sevinç yaşadı.

Hatta havaya sıçrayarak Yeni Parti İl Başkanı Mustafa Bak’a, “Bu seçimi biz kazandık, bundan sonraki seçimleri siz kazanırsınız” şeklinde bir ifade kullandığı öne sürüldü.

Bu iddiayı duyunca biz de ister istemez durup düşündük.

Çünkü o dönem CHP’de değişim rüzgârı eserken, genç bir siyasetçinin Kılıçdaroğlu konusunda sergilediği bu yaklaşım bugün açısından bazı soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

İnsan ister istemez soruyor:

Yeni Parti’ye katılmış olmasına rağmen Mustafa Erdi Çakır’ın gönlünde hâlâ Kemal Kılıçdaroğlu sevgisi mi var?

Yoksa Çakır, Yeni Parti içerisinde “butlan” konusundaki görüşünü sürdürmek ve bu çizgide siyaset yapmak amacıyla mı görev talep ediyor?

Siyasetin böylesine değişken ve kaygan bir zeminde ilerlediği dönemde bu soruları sormak, elbette abes değil.

Şunu da açıkça ifade edelim.

Siyasi partilerde herkes aday olabilir. Yarışa girer, üyelerin kararını bekler. Sandıktan çıkan sonuca da saygı duyulur. Demokrasinin gereği budur.

Ancak kuruluş aşamasındaki bir siyasi yapının karşı karşıya bulunduğu onca mesele varken, henüz yapı taşları yeni yeni yerine otururken farklı bir çıkış yapmak da siyasi açıdan tartışılabilir.

Daha ortada sandalyesinden masasına, bilgisayarından flamasına, çelenginden kâğıdına kadar tamamlanması gereken pek çok eksik varken, “Ben de bu göreve talibim” diyerek yarışa girmek, bazılarına göre süreci ileri taşımaktan çok yeni oluşan yapının önüne engel koymak olarak değerlendirilebilir.

Sonuçta karar üyelerin.

Bizim görevimiz ise kimsenin yerine karar vermek değil; gördüğümüzü, duyduğumuzu ve kulislerde konuşulanları kamuoyunun önüne koymak.

Gerisi sandığın işi…

***

DTM’DE BEŞ BAŞVURU VARDI, REKABET NEDEN OLUŞMADI?

Trabzon’un yıllardır tamamlanmasını beklediği Dünya Ticaret Merkezi için 7 Eylül’de yapılan ihale, “yeterli rekabet koşulları oluşmadığı” gerekçesiyle iptal edildi.

Oysa ihale öncesinde yaklaşık beş firmanın başvuruda bulunduğu ve projeye talep olduğu açıklanmıştı. Şimdi kamuoyu haklı olarak soruyor: “Bu firmaların kaçı yalnızca dosya aldı, kaçı yeterlilik şartlarını karşıladı ve kaçı geçerli teklif sundu?” İhalenin iptali kamu yararı açısından doğru olabilir; ancak öncesinde verilen iyimser mesajlarla ortaya çıkan sonuç arasındaki fark mutlaka açıklanmalıdır.

Yapımına 2017’de başlanan proje; otelleri, rezidansları, ticari alanları, fuar ve kongre merkeziyle Trabzon’un vizyon yatırımı olarak tanıtılmıştı. Yatırımcının taahhütlerini yerine getirmemesi, ruhsat sorunları ve mahkeme süreci nedeniyle proje yıllarca atıl kaldı.

Şimdi otel ve rezidans olarak düşünülen iki bloğun ofis ve işyerlerine dönüştürülmesi, buradan yaratılacak değer karşılığında Fuar ve Kongre Merkezi’nin tamamlanması hedefleniyor. Bu model, ilk projenin tamamlanmasından çok, elde kalan yapıyı kurtarma girişimi olarak görülüyor.

Trabzon Dünya Ticaret Merkezi A.Ş.’nin yüzde 56’sı İstanbul Dünya Ticaret Merkezi’ne, yüzde 41’i ise Trabzon Büyükşehir Belediyesine ait. Yani şirketin yüzde 97’sini elinde bulunduran bu iki kurum, projenin bugünkü durumundan ve geleceğinden doğrudan sorumludur.

Özellikle şehrin yüzde 41’lik hissesini temsil eden Trabzon Büyükşehir Belediyesi artık daha aktif biçimde sorumluluk almalıdır. Büyükşehir yönetimini; iptalin nedenlerini, kaç geçerli teklif verildiğini, projenin gerçek tamamlama maliyetini ve bundan sonraki yol haritasını Trabzon kamuoyuna açıklamaya çağırıyoruz. Bu şehir artık yeni bir “düğüm çözüldü” açıklaması değil, takvimi ve güvenceleri belli somut bir çözüm bekliyor.

***

YAĞMUR YAĞINCA TRABZON’DA AYNI MANZARA

Trabzon’da havalar son 15 gündür iyiden iyiye serinledi. Aralıklarla etkili olan sağanaklar da günlük yaşamı zorlamaya başladı. Dün ise özellikle bazı ilçelerde tablo biraz daha ağırdı.

Kısa sürede bastıran yağmur, bazı noktalarda yolları su altında bıraktı. Araçlar kadar yayalar da zorlandı. Yol kenarlarında biriken sular, bazı bölgelerde küçük göletleri aratmadı.

Aslında şaşırtıcı değil bu görüntüler.

Çünkü Trabzon’da belediyelerin en fazla tartışılması gereken konularından biri altyapı. Fakat nedense altyapı, yapılan diğer çalışmaların hep gerisinde kalıyor.

Vatandaşın gözüne hitap eden işler daha çok ön planda. Meydanlar, parklar, çevre düzenlemeleri… Hepsi önemli elbette. Ama yağmur başladığında asıl ihtiyaç kendisini gösteriyor.

Suyun gideceği yer yoksa, ne kadar güzel kaldırım yaptığınızın da fazla bir anlamı kalmıyor.

En büyük sıkıntıyı ise pazar yerlerinde yaşayan var.

Haftada bir kurulan pazarın yolu, yağmur sonrası çamur ve suyla doluyor. Esnaf tezgâhının başında, vatandaş alışverişini yapmaya çalışıyor. Yürümek bile mesele haline geliyor.

Çözüm mü?

Çoğu yerde birkaç kamyon çakıl…

Geçici olarak günü kurtarıyor belki ama ortaya çıkan manzara hiç iç açıcı değil. Esnaf da memnun değil, vatandaş da.

Şimdi okullar da açılıyor. Okul önlerinde oluşacak su birikintileri de cabası.

Aslında mesele belli.

Trabzon’da altyapıya daha fazla kaynak, daha fazla mesai gerekiyor. Üstüne yapılanı herkes görüyor zaten. Asıl marifet, görünmeyen kısmı sağlam kurabilmekte.

Bir yağmurda yollar göle dönüşüyorsa, burada artık hava şartlarını değil, hazırlığı konuşmak gerekiyor.

Ezcümle…

Trabzon’da yağmur yağınca sorun yağmur olmamalı. Sorun, yağmurun ardından ortaya çıkan tablo olmalı.

Belediyeler de biraz daha aşağıya bakmalı.

Çünkü kentin geleceği sadece üstüne yapılanlarla değil, altında ne kadar sağlam bir altyapı olduğuyla belli oluyor

***

UZUN SOKAK’TA TAŞLAR YİNE GÜNDEMDE!

Trabzon’da altyapı ve üstyapı çalışmaları konuşulurken, kentin en işlek noktalarından biri olan Uzun Sokak’taki görüntü de dikkat çekiyor.

Şehrin adeta vitrini konumundaki sokakta zemindeki kırık ve oynak taşlar uzun zamandır vatandaşların tepkisine neden oluyor. Özellikle yağışlı havalarda durum daha da can sıkıcı hale geliyor. Taşların arasından sıçrayan sular, yürüyen vatandaşın adeta kabusu oluyor.

Sorun bununla da bitmiyor.. Zemindeki bozulmalar nedeniyle yürümekte güçlük çekenler, takılıp düşme tehlikesi yaşayanlar var. Özellikle yaşlı vatandaşlar açısından ortaya çıkan tablo hiç de iç açıcı değil.

Üstelik bu durum yeni de değil. Uzun zamandır devam eden sıkıntıya bugüne kadar kalıcı bir çözüm getirilemediği, kırılan bölümlere yapılan yama ve beton müdahaleleriyle geçici çözümler üretildiği ifade ediliyor.

Oysa burası Trabzon’un en yoğun kullanılan noktalarından biri. Yerli ve yabancı turistlerin de uğrak yeri olan Uzun Sokak’ta bu görüntü, şehrin merkezine yakışmıyor.

Festivallerin, etkinliklerin ve turist hareketliliğinin arttığı dönemlerde daha da belirginleşiyor sorun. Şehrin vitrini olarak görülen bir bölgede, zeminin bu halde olması ister istemez soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Vatandaşın beklentisi ise oldukça açık: Yama değil, kalıcı çözüm.

Uzun Sokak’ın yeniden düzenli, güvenli ve şehre yakışır bir görünüme kavuşması bekleniyor.

 

Yorumlar (1)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

E
Erdi
1 ay önce

O yaşları yaptıran daire başkanı hala görevde…yeni taşlar döşemek için gün sayıyor. Zararı kim çekiyor.