TRABZON BU REKORA NEREDEN BULAŞTI!
Yeni medya unsurları sokakta.
Gün geçmiyor ki karşınıza yeni bir ‘kanalın’ mikrofonu çıkmasın.
Sorulan üç soru var: APO ve villası, erken genel seçimler, ekonomi.
Sonuncusu özelleşti; en çok da yakıt fiyatları soruluyor.
Onu da sadeleştirmek istersek; mazot. Yani motorin.
Pandemide karşımıza ‘tedarik zinciri’ diye bir kavram çıkmıştı.
Aslında Ekonomi biliminde var olan ancak kriz dönemlerinde daha fazla duyulur olan bu kavram artık hayatımızın bir parçası.
Çünkü marketten kozmetiğe, giyimden yakacağa kadar her şeyi fiyatı bu motorin etkisine bağlı olarak değişiyor.
Son zamlardan sonra üç haneli gösterge tabelası olmayan yakıt istasyonları çözümü son rakamları yazmakta buldu.
Bazıları kartelayı değişirken birçoğu yapısal olarak yerinde saydı.
HAKKARİ İLE YARIŞIYORUZ
Devamında Trabzon’da akaryakıt istasyonları (dikkat edelim, ‘benzinlik’ diye bir şey yok)
Örneğin; 02,30 yazıyorlar.
Baştaki 100 görünmüyor.
Bir anlamda soldaki sıfır gibi, alışın ya da kanıksayın deniyor.
Parti, fırka, görüş ve ideoloji gözetmeksizin ekonomimizin endişe sınırlarını aştığını yazmak aşırılık olmaz.
Bu cümleleri neden kurma ihtiyacı hissettik?..
Hakkari 103,20 TL ile litre motorin fiyatında zirvede. Trabzon hemen ardından onu takip ediyor: 102,30 TL.
Tarihi İpekyolu, denizyolu, havayolu, karayolu, inşaatı tartışılan demiryolu.
Rafineri ve kaynakların buraya uzak olması yeterli sebep olabilir mi?
Neden Trabzon akaryakıtta da en pahalı şehir?
Bu rekora nereden ulaştı ya da nasıl bulaştı!..
Sormak lazım.
Ki böyle giderse çok yönlü soracağız!..

***
YÖK, PERSONELİ İLE DALGA MI GEÇİYOR?
Milli Eğitimde yeni eğitim öğretim haftası başlarken biz de ilkokul, ortaokul ve liselere yoğunlaştık.
Üniversiteleri yok saymak imkansız.
Şehrimizin 100 bin kişilik hareketi direkt onlarla sağlanıyor.
Toplam nüfusun yarısı dolaylı olarak üniversitelerin varlığından etkileniyor.
Yükseköğrenim haftası 21 Eylül itibariyle başlıyor.
Sadece öğrenciler değil, yönetimler, akademik düzey, hatta yapılar ve idari personel de kamuoyunu ilgilendiriyor.
2026 Yılı Yükseköğretim Kurumları Arası Karşılıklı Yer Değişikliği (Becayiş) sürecinde, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının eşleştirmelerde esas aldığı kriterlerin saçmalığı bir kez daha sinirleri gerdi.
Bölgemizdeki tüm devlet üniversitesinden başka kampüslere geçmek isteyenler var.
Bunu keyfi olarak değerlendirmemek lazım; mecburen yer değişmesi gereken idari personel var.
Karşılıklı olarak imkan sağlanıyor gibi görünse ve adına becayiş denilse de bu mümkün olmuyor.
Öyle ki, senelerdir bir okuldan diğerine geçiş olmadı ve olmuyor.
Yani sonuç sıfır.
Çünkü şartlar çok ağır.
Hatta birçoğu saçma!..
Mevcut kurumda en az 3 yıl çalışma, eşleşecek personel arasında en fazla 10 yıl yaş farkı, birebir aynı resmî kadro unvanına sahip olma, aynı öğrenim seviyesi ile atanmaya esas aynı mezuniyet programına sahip olma kriterlerinin uygulandığını öğrendik ve bu koşullar bizi de gerdi.
Ayrıca İstanbul haricinde aynı şehirde bulunan üniversiteler arasında geçiş de imkansız gibi.
Sahi, YÖK kendi personeli ile dalga mı geçiyor!..

***
TRABZON HANGİ SENDİKAL DİRENİŞE DESTEK VERDİ?
İlk ve ortaöğretimde öğretmenlerin telefon kullanması yasaklandı, onun yerine beyaz önlük giyme mecburiyeti getirildi!..
Eğitim Gücü Sen Olağanüstü Genel Kurulu’nda bir konuşma yapan Genel Başkan Oğuz Özat, öğretmenlerin önlük giymesi konusunda Millî Eğitim Bakanlığı’na tepki gösterdi.
Genel Başkan öğretmenlere seslenerek, “Önlük giymeyeceksiniz. Soruşturma açan okul müdürünün okuluna gelmezsem namerdim” ifadelerini kullandı.
Bir genel sendika, bir genel kurul ve bir genel konu.
Evet; böyle de düşünebilirsiniz.
Hatta eleştirebilirsiniz ama ilk haftanın sonunda okullarda tanıklık ederek gördük ki öğretmenlerimizin birçoğu bu kurala uymuyor.
Telefonları ellerinde derse girenlerin sayısı az değil.
Birçoğu beyaz önlük giymiyor.
Hatta hiç önlük yaptırmayan, yani Bakanlık tamimine direnen eğitimciler var.
Biz konunun tarafı değiliz, sendikal mi dersiniz siyasi mi dersiniz; orası elbette takdirinize kalmış.
Trabzon’da hafta itibariyle bu sendikal direnişe uyum en üst düzeyde!..

***
METROPOLLERLE YARIŞIYORUZ AMA HANGİ ALANDA?
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Trabzon’da bireysel kredi kullanımının ulaştığı 2026 verilerini açıkladı.
Tablo ve güncel finansal hiçte hoş değil.
Bizim anladığımız, Trabzon’da bir kredi kullandıran taraf var, (Finans kurumları ve bankalar) bir kredi kullananlar var, (Borçlular) ve bir de kullanmaya çalışanlar var. (Puanı yetmeyenler)
Bunun dışında kalanlar nicel olarak hayli düşük seviyelerde.
Şehrimiz ne yazık ki, kişi başına düşen ihtiyaç kredisi bakiyesinde Türkiye’nin en yüksek 10 ili arasına yükseldi.
Derdest-açık durumdaki icra takip dosyası sayısında da büyükşehirler arasında zirveye oynayanlar içinde yer alıyoruz.
Taşıt kredisi bakiyesinde ise 265 bin TL’lik ortalamayla Türkiye ikincisi olan Trabzon’da kişi başına düşen ortalama bakiye 138 bin TL olarak hesaplanıyor.
Bu rakamlarla; İstanbul, Muğla, Ankara ve İzmir gibi illerin yer aldığı üst sıralara yerleşmemiz hem düşündürüyor, hem de üzüyor.
