Ahmet Külekçi
Okullarda "Adab" Dersleri Olmalı
Adab kelimesinin sözlükte karşılığı var ama toplumda yok maalesef.
Korkunç kötü bir düzenden geçiyoruz.
Okullarda ilk iki sene sadece “adab” okutulmalı, akademik dersler daha sonra verilmeli.
Yoksa sadece kendini düşünen, sorumsuz, saygısız, robot gibi bir nesil yetişiyor.
Gelinen nokta vahim ötesi.
Bakın iddia ediyorum, ülkemizin terör, şiddet, ekonomi, hayat şartları ve diğer rutin sorunlarının en başına robot nesil eklenecek.
Bu hayasız nesil bizi karanlığa sürüklüyor.
Çok zorda kalacağız, çok ağır bedeller ödeyeceğiz.
Abartmıyorum, karamsarlık yapmıyorum, gerçeklerden bahsediyorum.
Anne ve babalar ipin ucunu zaten bırakmış.
Onlar da çaresiz ve eli kolu bağlı.
Evlatlarını kontrol edemiyor.
Her evde huzursuzluk almış başını gidiyor.
Kavgasız, gürültüsüz gün yok.
Başlar ayak, ayaklar baş olmuş.
Bütün ahlaki duygulardan uzak bu robot nesli kim durduracak belli değil.
Durdurmak için de çaba yok zaten.
Gençlerin de işine geliyor bu durum.
Ne oturmaları oturma, ne konuşmaları konuşma.
Bu kadar boş ve ruhsuz bir nesil olamaz.
Argo kelimeler sakız olmuş.
Kız, erkek fark etmiyor.
Birbirlerinin annelerine küfür edecek kadar seviye diplerde.
Ailelerine başkaldırmayı, onlara düşman gözüyle bakmayı marifet sayıyorlar.
Buradan yazmaya utandığım o kadar çok örnek var ki çevremde.
Bakın, üzerine basa basa uyarıyorum, bir nesil elimizden gidiyor.
Ergenliğin de bir hatırı vardı...
Anlar, hak verir, gençtir der geçerdik.
Ya bu başka bir şey.
Hayvan sesi çıkarmakla meşhur olmuş, sahnede abuk subuk hareketler yapan bir salağın peşine milyonlar takılıyor; sa defteri kapatalım.
Evinde tek bir kitap dahi okumayan gençlerin, özgürlük adı altında dinlediği sözde sanatçıların takipçileri milyonları bulmuş.
Kültür, sanat, eğitim adına memlekete zerre katkısı olmayan şarlatanlar baş tacı olmuş.
Ne hale geldik, ne durumlara düştük.
Solcusu, sağcısı, dindarı, muhafazakârı, laik olanı, olmayanı, iktidarı, muhalefeti hepimizin eseri bu nesil.
Hepimiz suçluyuz.
Kimse kendini kenara ayırmasın.
Buradan çıkış var mı?
Vallahi dedim ya, işin ciddiyetinin farkında değiliz.
Daha ağır bedeller ödemeden de farkına varma niyetimiz yok.
Adab evde yok, okulda yok, sokakta yok, işte yok...
Benim dediğimi ciddiye alın; gelin iki seneyi sadece ADAB derslerine ayıralım.
Gelin, gençleri hep birlikte ayağa kaldıralım, ne gerekiyorsa onu yapalım.
Her hayalini, umudunu çaldığımız, istihdam edemediğimiz, meslek sahibi yapamadığımız genç; önce kendine, sonra ailesine, nihayetinde de ülkesine zarar veriyor.