Anahtar Deliği 08.04.2026- O nasıl bir soruydu kardeşim!

Ortahisar’da Başkan Kaya’ya yoğun ilgi sürüyor. Farabi Hastanesi’ndeki silahlı saldırı güvenlik tartışmasını artırdı. Trabzonspor’un marka hakları ihlalleri gündemdeyken, derbi sonrası bir taraftarın sorusu sosyal medyada geniş yankı buldu.
Anahtar Deliği 08.04.2026- O nasıl bir soruydu kardeşim!

BAŞKAN KAYA’YA YOĞUN İLGİ

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, halkın sevdiği, karşılığı olan bir siyasetçi. CHP Trabzon Milletvekilliği döneminde de vatandaşlarla kurduğu bağ birçok siyasetçiyi imrendirmişti.

Başkan Kaya, göreve gelmesinin üzerinden iki yıl geçti. Bu süre içinde belediyenin kapılarını vatandaşlara sonuna kadar açtı. Rutin işlerin dışında kalan zamanlarda hem makamında hem sahada vatandaşlarla buluşuyor. Sorunlarını dinliyor, çözüm üretmeye çalışıyor.

Dün belediyeden bir yetkiliyle sohbet ettik. Konu döndü dolaştı Başkan Kaya’ya geldi. Yetkili, belediyede Başkan Kaya ile görüşmek isteyen çok sayıda insan olduğunu anlattı. “Vatandaşın taleplerini geri çevirmemek için mesaimiz sürekli uzuyor,” dedi.

Bazı gurbetçi vatandaşların bile yurt dışından gelerek Başkan Kaya ile tanışmak istediklerini duyduklarını ifade etti yetkili. Başkan bazılarını davet ediyor, onlarla görüşüyor. Bu insanların talepleri yok. Sadece başkanla tokalaşıp birkaç dakika sohbet etmek için binlerce kilometre yol katediyorlar.

Belediye yetkilisi, Başkan Kaya’nın özellikle şehir dışı seyahatlerinde vatandaş ilgisi nedeniyle uçağa son anda yetiştiğini belirtti. Özellikle yaz aylarında yurt içi ve yurt dışından gelen gurbetçiler yüzünden bu görüşme temposunun artacağını söyledi.

Normalde belediye başkanlarının gündemleri yoğun. İşler başkan yardımcıları ve personeller tarafından yürütülüyor. Ama asıl yorucu olan, vatandaşlarla yapılan görüşmeler. Çünkü görüşme talepleri gerçekleşmediğinde vatandaşlar gönül koyabiliyor. Bu yüzden Başkan Kaya için bu konu oldukça hassasiyetle eğiliyor…

1

***

ÖZEL GÜVENLİK VE GÜVENLİK ZAAFİYETİ

Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Acil Servisi’nde yaşanan silahlı saldırı, kamuoyunda büyük tepki ve gerilime yol açtı. Sendika başkanları, hastane girişlerine “X-ray cihazı yerleştirilmesi” talebinde bulunarak, silahlı olaylarda “tutuklu yargılama uygulamasına geçilmesi” gerektiğini savundu.

Yaşanan olayın, özellikle sağlık camiasında son derece moral bozucu bir gelişme olarak nitelendirildiği ve çalışanların moral bozukluğunun sürdüğü belirtildi.

Sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve kamu yöneticileri daha çok sağlık çalışanlarının iş güvenliği konusuna yoğunlaşırken, bu gibi kamu alanlarında ve özellikle kapalı mekânlarda vatandaşın can güvenliğinin sağlanamaması ise eleştirilere yol açıyor.

Aynı şekilde sorun; iş disiplinleri ve yetki sınırlarıyla her dönem tartışılan güvenlik görevlilerinin de en üst seviyede sorgulanmasına sebebiyet veriyor.

Telefonlar toplanabilir!

Geçtiğimiz hafta Meydan’da bıçakla yaralanan bir genç, ağır yaralı olarak kaldırıldığı Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Acil Servisi’nde tedavi edilirken, saldırganın ikinci kez gelerek bu defa yaralıya yönelik silahlı saldırı gerçekleştirdiği ortaya çıkmıştı.

Hasta, olayda tekrar yaralanarak acil ameliyata alınırken, silahlı şekilde içeriye giren saldırganın elinden sağlık çalışanlarının canlarını son anda kurtardığı açıklanmıştı.

Konuyla yakından ilgilenen Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Hamdullah Çuvalcı’nın, güvenlik ekibiyle birlikte önceden beri süregelen şikâyetler ve kendi denetimlerine dayanan deneyimleri doğrultusunda radikal bir hazırlık içinde olduğu öğrenildi.

Çuvalcı’nın, yakın çevresine ve yardımcılarına “Güvenlik daima tetikte olacak. Cep telefonu ile görev ve nöbet uygulamasına son verebiliriz” dediği bilgisine ulaşıldı.

2

***

BORDO-MAVİ’NİN ‘MARKA’ HAKLARI

Trabzonspor kazandıkça sahte markalaşma artıyor. Daha önce de yazmıştık; Birleşik Krallık merkezli bir erotik shop sitesi, kulübün adını kullanarak istismar etmiş, hatta “com uzantılı bu sitenin uluslararası hukukla ortadan kaldırılamaması” üzerine firmadan bu sitenin hakkının satın alınması konusu bile gündeme gelmişti.

Yurt içinden ve yurt dışından birçok korsan firma, Trabzonspor markasını kullanıyor. Kimi bordo-mavili flama satıyor, kimi logolu inşaat malzemesi üretiyor.

Bazı kişiler telefonla ulaşarak bu ürünleri pazarlamaya çalışırken, bazıları şantiyesine Trabzonspor flaması çekiyor, bazıları ise TS amblemli iç çamaşırı satıyor. Buna, resmî kurumlarla bağlantılı ihale firmalarının da eklendiği ifade ediliyor. İsteyen bu durumu Beşirli sahilinde kolaylıkla gözlemleyebilir.

Logo, Kartvizit, Flama, Amblem!

Marka hakkına tecavüz teşkil eden fiiller, “6769 sayılı Kanun’un 29. maddesinde” tek tek sayılarak hüküm altına alınıyor. Bu maddede yer alan ve marka hakkını ihlal eden tüm fiiller; gerçek ya da tüzel kişi fark etmeksizin, her türlü kişi ve kuruluş için cezai yaptırım öngörüyor.

“Aynı suçu 5 yıl boyunca işlememe” ve “aynı markayı taklit etmeme” durumlarında dahi belirlenen standart cezalar uygulanıyor. Bu cezalar, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için caydırıcı nitelikte ciddi mali yükler içeriyor.

Trabzonspor bu konuda hassas ancak anlayışlı bir yaklaşım sergiliyor. Ancak bu tavır ve duyarlılık, kötü niyetli çevrelerin iştahını kabartabiliyor.

Unutulmamalıdır ki; “hiçbir firma ve kurumun logosu, kartviziti, flaması, amblemi ve marka hakları, başka kişi ya da kurumlar tarafından onaysız, izinsiz ve telifsiz şekilde kullanılamaz.”

Kulüp kurmaylarının da bu konuda tutarlı ve kararlı bir duruş sergilemesi büyük önem taşıyor.

3

***

O NASIL BİR SORUYDU KARDEŞİM!

Habercilikte nitelik; netlik, tutarlılık ve özgün unsurlardan beslenir. Bazen hiç ilgi alanınıza girmeyen bir haberi, bir yorumu ya da birkaç sözcükten oluşan kulis spotunu, sırf başlığı için okumak zorunda kalırsınız.

Öyle başlıklar vardır ki, sizi okumaya mecbur bırakır. Tıpkı Trabzonspor taraftarının özellikle derbi maçlarında kullandığı, tam anlamıyla orijinal ve isabetli pankartlar gibi…

İşte o başlıklardan birini, Galatasaray maçının ardından yönelttiği tavırlı soruyla bir taraftar attırdı. Hem de öyle bir başlık attırdı ki; spor medyasında, geleneksel basında ve dijital mecralarda “bordo-mavi bir susturucu gibi” etkiler yarattı.Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, kamuoyunda çok tanınan, medyatik bir isim değildi. Ancak Trabzonspor mağlubiyeti sonrası yaptığı açıklamalarla geniş kitleler tarafından tanındı.

Öztürk, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Geldiğimizden beri Trabzon’da küfürlü şarkılar çalınıyor. Görüyoruz ki yönetim de buna engel olmuyor. Maç bitti, takımlar çıktı, statta hâlen aynı şarkılar çalınmaya devam ediyor. Yazıklar olsun.”

Papara Park’ta yapılan bu açıklamaları tribünler de yakından takip ediyordu. O sırada taraftarlardan biri öne çıkarak şu sözlerle tepki gösterdi:

“Geçmiş olsun!.. Acaba sizin tribünlerde ilahi mi okuyorlar!”

Bazen tek bir soru ve doğru bir tavır, bütün meseleyi özetlemeye yeter…

Trabzonspor taraftarı, bu çıkışla hem Galatasaray cephesini susturdu, hem ithamları boşa düşürdü hem de gecenin gerilimini ustalıkla dağıttı.

Sosyal medya platformlarında milyona yaklaşan destek yorumu alan bu sözler için bir başka taraftarın yorumu da dikkat çekiciydi:
“Allah’ına kurban kardeş, lafı gediğine koymuşsun.”

Bir detayı unutmamak gerekiyor…

Galatasaray Stadı’nda, özellikle son yıllarda oynanan maçlarda küfürlü tezahüratların yoğunluğu sıkça gündeme geldi. Bu tezahüratların en ağır ve uzun süreli olanlarının ise Uğurcan Çakır’ı hedef aldığı biliniyor.

Tüm bu tablo, yaşananların ne kadar ironik olduğunu gözler önüne seriyor.
4

Kaynak:Haber61

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum