Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Anahtar Deliği Yayın tarihi: 10 Ağustos 2026 07:00 Güncellenme tarihi: 10 Ağustos 2026 07:30

Anahtar Deliği 10.08.2026 Ortahisar’da imece geleneği yaşatıldı

Ortahisar’da imeceyle toplanan fındıklar burs olacak. Dayanışma kültürünü yaşatan bu anlamlı çalışma, gençlerin eğitimine katkı sağlayacak.

ORTAHİSAR’DA İMECE GELENEĞİ YAŞATILDI

Trabzon’un güzel taraflarından biridir imece.

Eskiden köylerde hayat biraz böyle yürürdü. Birinin tarlası kazılacaksa komşusu gelirdi. Ev yapılacaksa herkes elinden geldiğince bir ucundan tutardı.

Bu benim işim değil” denmezdi pek.

Çünkü komşuluk, biraz da birbirinin işine koşmaktı.

Fındık zamanı geldiğinde de aynı manzara yaşanırdı. Patoz yoktu bugünkü gibi. Fındık daldan toplanır, harmana serilir, ayıklanırdı.

Mısır zamanı ise başka bir telaş...

Mısırlar soyulur, maniler söylenir, kemençe çalınır, horon oynanırdı. Evlerden yemekler gelir, çaylar demlenirdi.

İş yapılırdı ama sadece iş yapılmazdı.

İnsanlar bir araya gelirdi.

Dostluk da böyle kurulurdu zaten.

Dün Trabzon’da bize o günleri hatırlatan güzel bir imece vardı.

Ortahisar Belediye Meclis Üyesi Sibel Alemdaroğlu, üniversitede okuyan gençlere burs sağlanması amacıyla Ortahisar Belediyesi tarafından kurulan derneğe gelir sağlamak için Çağlayan mevkiindeki 17 dönümlük fındık bahçesini tahsis etti.

Fındığın toplanması gerekiyordu.

O da imeceyle oldu.

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın öncülüğünde vatandaşlar bahçede buluştu. Fındıklar toplandı, sohbetler edildi, yemekler paylaşıldı.

Kısacası, yıllardır görmediğimiz bir görüntü çıktı ortaya.

İnsanlar aynı iş için yan yana geldi.

Hem de karşılığında bir şey beklemeden.

Aslında kazanılan yalnızca fındık değildi.

Dayanışmaydı.

Toplanan fındıklar kurutulacak, patozdan geçirilecek ve satılacak. Elde edilen gelir de üniversitede okuyan gençlere burs olarak verilecek.

İşin güzel tarafı burada.

Bir bahçenin ürünü, gençlerin eğitimine katkı olacak.

Ama bunun yanında başka bir şey daha oldu.

İmece kültürü yeniden hatırlandı.

Bugün aynı apartmanda oturup birbirini tanımayan insanların sayısı az değil. Herkesin kendi telaşı var. Komşuluk da ister istemez eskisi kadar güçlü değil.

Böyle zamanlarda insanların bir araya geldiği işleri daha fazla önemsemek gerekiyor.

Belediyeler, dernekler, sivil toplum kuruluşları...

İnsanları aynı amaç etrafında buluşturacak çalışmalar çoğalsa ne güzel olur.

Çünkü bizim bu topraklarda böyle bir geçmişimiz var.

Birinin işi varsa, ötekinin elini taşın altına koyması var.

Belki bugün yeniden ihtiyacımız olan da budur.

Biraz daha yan yana gelmek.

Birlikte üretmek.

Birbirimizin işine el vermek.

Dünkü imeceyi bu yüzden kıymetli buluyoruz.

Sibel Alemdaroğlu’nu bu güzel fikrin içinde olduğu için, Ahmet Kaya’yı da çalışmaya katkı sunduğu için kutlamak gerekir.

Umarız devamı gelir.

Çünkü bazen büyük işler için büyük imkânlara ihtiyaç yok.

Bir bahçe, biraz emek, birkaç insan ve ortak bir niyet yetiyor.

İmece dediğimiz şey de zaten bu.

Birinin yükünü, hep birlikte biraz hafifletmek...

 

***

TRABZONSPOR’A KARŞI BAŞLATILAN OYUNLARA DİKKAT!

Trabzonspor’un yaptığı transferler yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da ses getirdi. Özellikle Mohamed Salah hamlesi, dünyanın önemli spor gazetelerinde geniş yer buldu. Uzun zamandır bu kadar konuşulan bir Trabzonspor görmemiştik.

Hal böyle olunca Türkiye’de de bütün futbolseverlerin gözü Trabzonspor’a çevrildi.

Ama görünen o ki bu durum bazılarını fazlasıyla rahatsız etmeye başladı.

Trabzonspor’un transfer başarısı, kadro kalitesi ve ortaya koyduğu yeni hedefler konuşulurken, bir anda “takımda sorun var” havası oluşturulmaya başlandı. Aral Şimşir ile Onuachu’nun sürekli tartıştığı, bazı futbolcuların Fatih Tekke ile sorun yaşadığı gibi iddialar dolaşıma sokuldu.

Yani daha sezon başlamadan, Trabzonspor’un içerisinde bir karışıklık varmış görüntüsü oluşturulmaya çalışılıyor.

Peki gerçekten öyle mi?

Bize göre hiç öyle değil.

Trabzonspor’da takımın motivasyonu yüksek. Yönetim, teknik heyet ve futbolcuların hedefe odaklandığı görülüyor. Hazırlık maçlarında alınan sonuçların ise bu birlikteliği bozacak bir görüntü ortaya koyduğunu söylemek mümkün değil.

Zaten yıllardır futbolun içerisinden gelen biri olarak şunu açıkça söylemek gerekir: Hazırlık maçlarının sonucuna bakarak sezonla ilgili hüküm vermek doğru değil.

Çünkü hazırlık maçında teknik adamın önceliği kazanmak değildir.

Fatih Tekke, hangi futbolcunun ne yaptığını, hangi sistemde nasıl oynadığını görmek istiyor. Kadrosunu şekillendiriyor, alternatifleri değerlendiriyor. Futbolcu da sezon başlamadan kendisini riske etmek istemiyor. Kimse lige sakat girmek istemez.

Dolayısıyla hazırlık maçlarında yüzde yüz performans beklemek, futbolun gerçeklerini biraz göz ardı etmek olur.

Üstelik Trabzonspor’un geçen sezon önemli bir kadro derinliği olmamasına rağmen ortaya koyduğu mücadeleyi de unutmamak lazım. Şimdi ise alternatifli ve kaliteli bir kadro var.

Eksikler elbette görülecek. Hatalar da olacak.

Bunları zaten Fatih Tekke de görüyor, yönetim de görüyor.

Fakat asıl sınav hazırlık maçlarında değil, lig başladığında verilecek.

Bu nedenle daha sezon başlamadan karamsarlığa kapılmanın, takım içerisinde sorun varmış gibi yapılan paylaşımların peşine takılmanın kimseye faydası yok.

Özellikle İstanbul merkezli bazı çevrelerden gelen ve Trabzonspor’da büyük bir karışıklık varmış gibi sunulan iddialara da fazla anlam yüklememek gerekiyor. Çünkü ortada somut bir şey yoksa, geriye sadece söylenti kalıyor.

Trabzonspor bugün önemli bir yapılanmanın içerisinde.

Yıllardır hasret kalınan kaliteli transferler yapılıyor, kadro güçlendiriliyor, camianın heyecanı yeniden yükseliyor.

Böyle bir ortamda yapılması gereken, daha ilk düdük çalmadan kendi takımımızın enerjisini tüketmek değil.

Biraz sabır, biraz güven ve biraz da destek gerekiyor.

Trabzonspor’un bu sezon çok ciddi işlere imza atacağına inananlardanım.

Hazırlık maçlarının sonuçlarına değil, sezon başladığında sahaya çıkacak Trabzonspor’a bakmak lazım.

Çünkü asıl hikâye o zaman başlayacak.

Ve açıkçası, Trabzonspor’un gerçek performansını göstermesini biz de sabırsızlıkla bekliyoruz.

***

TRABZONSPOR’UN GÜCÜNÜ HAFİFE ALMAMAK GEREK

Geçtiğimiz günlerde bir spor yazarı, Trabzonspor için “Ekonomik açıdan da lobi noktasında da Türkiye’nin en güçlü kulübüdür” dedi.

Bence bu sözün üzerinde biraz durmak gerekiyor.

Çünkü Trabzonspor’un gücü sadece futbol takımından ya da tribünlerinden ibaret değil.

Trabzonlu iş insanlarına bakın...

Sadece Trabzon’da değil, Türkiye’nin hemen her yerinde önemli işler yapan, güçlü şirketlere sahip çok sayıda iş insanı var. Bunun bir de yurt dışı tarafı bulunuyor. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Trabzonlular ve Trabzonsporlular da bu büyük yapının önemli bir parçası.

Siyaset tarafında da Trabzon’un yıllardır güçlü bir ağı var.

Bunların tamamını bir araya getirdiğinizde ortaya küçümsenmeyecek bir tablo çıkıyor.

Trabzonspor’un gerektiğinde çok büyük bir dayanışma gücü ortaya koyabileceği açık.

Bugün herkesin kulübe aynı ölçüde maddi destek vermemesi başka bir konu. Trabzonspor’un böyle bir güce sahip olması ise başka...

Çünkü geçmişte bunun örneklerini gördük. Kulüp zor durumda kaldığında camianın farklı kesimleri bir şekilde devreye girdi. Gerektiğinde insanlar aynı noktada buluştu.

Aslında Trabzonspor’un yıllardır en önemli özelliklerinden biri de bu.

Fakat ekonomik güç konusunda başka bir ayrıntıyı da gözden kaçırmamak gerekiyor.

Trabzonspor, kuruluşundan bu yana har vurup harman savuran bir kulüp olmadı. Çok önemli futbolcular transfer etti, büyük yıldızları kadrosuna kattı. Ancak kulübün geleceğini riske sokacak ölçüsüz harcamalar hiçbir zaman camianın temel anlayışı haline gelmedi.

Bugün ise futbolun şartları çok farklı.

Eskiden bir futbolcuyu bulmak için Afrika’ya veya Avrupa’nın başka bir ülkesine gidilir, günlerce oyuncu izlenirdi. Şimdi durum değişti.

Bir futbolcunun sahada ne yaptığı bilgisayar ekranında önünüze geliyor.

Kaç kilometre koşuyor, kaç kez top kazanıyor, kaç şut çekiyor, kaç asist yapıyor, hangi bölgelerde etkili oluyor...

Bunların tamamına kısa sürede ulaşabiliyorsunuz.

Teknoloji transfer işini de değiştirdi.

Dolayısıyla Trabzonspor’un artık iyi futbolcu bulmak konusunda eski dönemlerdeki kadar büyük zorluk yaşaması gerekmiyor. Önemli olan doğru bütçeyi oluşturmak ve doğru oyuncuyu seçmek.

Burada asıl mesele ise Trabzonspor’un sahip olduğu ekonomik ve sosyal gücün kulübe nasıl aktarılacağı.

Çünkü bugün belki iş insanlarının katkısı istenilen seviyede olmayabilir.

Ama Trabzonspor’un başına gerçekten büyük bir sıkıntı geldiğinde ne olacağını kimse bilmiyor değil.

Bu camianın zor günlerde nasıl kenetlendiği biliniyor.

Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş da bunu biliyor.

Trabzonspor, Anadolu İhtilali’ni gerçekleştirdiği dönemden bu yana Türk futbolunda sıradan bir kulüp olmadığını defalarca gösterdi. Bazen ekonomik sıkıntılar yaşadı, bazen yönetim sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.

Ama her seferinde yeniden ayağa kalktı.

Çünkü Trabzonspor’un sadece bir futbol takımı olmadığını gösteren en önemli tarafı da burada ortaya çıkıyor.

Bu kulübün arkasında güçlü bir şehir, güçlü bir kitle ve gerektiğinde aynı hedefte buluşabilen büyük bir camia var.

O nedenle söz konusu spor yazarının yaptığı tespiti yabana atmamak lazım.

Trabzonspor’un gücü bugün sadece kasasındaki parayla ölçülemez.

Asıl mesele, ihtiyaç olduğunda ortaya çıkabilecek o büyük gücü doğru zamanda ve doğru şekilde kullanabilmek.

Belki de Trabzonspor’un önündeki en önemli meselelerden biri artık budur.

***

MISIR EKRANLARINDA TRABZON RÜZGARI

Trabzonspor’un Muhammed Salah transferi sadece Trabzon’da değil, Mısır’da da yakından takip ediliyor.

Mısır’ın en çok izlenen spor kanallarından ON Sport, Trabzon’daki gelişmeleri yerinde takip etmek için Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Başkan Genç, Mısır ekranlarında Trabzon’un futbola olan ilgisini, Salah transferinin şehirde oluşturduğu heyecanı ve Trabzon’un turizm potansiyelini anlattı. Özellikle Ortadoğu ve Körfez ülkelerinden Trabzon’a gelen turistlere dikkat çeken Genç, Mısırlıları da Trabzon’a davet etti.

Aslında burada sadece bir futbol transferinden söz etmiyoruz.

Salah gibi dünya çapında tanınan bir futbolcunun Trabzonspor’a gelmesi, şehrin adının farklı ülkelerde daha fazla duyulmasını sağlıyor. Bunun karşılığını da yavaş yavaş görmeye başladık.

Mısırlı gazetecinin “Salah’ın yüzündeki mutluluğu okuyabildik” sözleri de bu anlamda dikkat çekici.

Bir futbolcunun transferiyle iki ülkenin insanları arasında böyle bir etkileşim oluşması, Trabzonspor’un marka gücünü de gösteriyor.

Bir başka önemli konu ise Salah için hazırlanan tanıtım filmi.

Trabzonspor’un transferin hemen ardından hazırladığı filmde Trabzon mutfağına geniş yer verilmesi, işin futbolun ötesine taşınması açısından oldukça değerli.

Çünkü Trabzon denildiğinde akla sadece futbol gelmiyor.

Mutfak kültürü, doğal güzellikleri, tarihi ve turizmiyle de anlatılması gereken bir şehir Trabzon. Salah’ın milyonlarca kişiye ulaşan görüntülerinde bu değerlerin yer alması, şehrin tanıtımı açısından önemli bir fırsat.

Üstelik film kısa sürede sosyal medyada da geniş yankı buldu.

Şimdi bunu iyi değerlendirmek gerekiyor.

Salah transferi Trabzonspor’a, Trabzon da bu transfer sayesinde kendisine yeni bir tanıtım alanı buldu. Futbolun oluşturduğu bu ilgiyi turizme, gastronomiye ve şehrin uluslararası tanıtımına çevirebilirsek, asıl kazanç o zaman ortaya çıkar.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!