Anahtar Deliği 02.04.2026- Herkes onu istiyor ama bu sezon zor
HERKES ONU İSTİYOR AMA BU SEZON ZOR
Trabzonspor camiası için zor günler devam ediyor. Orhan Kaynak’ın aramızdan ayrılışının üzerinden üç haftayı aşkın bir süre geçti. Orhan Hoca’nın vefatının ardından geçen zaman, acıyı hafifletmek yerine daha da derinleştirdi. Bordo-mavili camiada yaşanan kaybın etkisi hâlâ tazeliğini koruyor.
Orhan Çıkrıkçı, duygularını “Artık büyük Orhan yok, çünkü küçük Orhanımız yok” sözleriyle dile getirirken, bu ifade camianın yaşadığı derin üzüntüyü gözler önüne seriyor. Tıpkı ailesi gibi takımın da bu kaybın etkisinden henüz çıkamadığı açıkça görülüyor.
Kulübede oluşan boşluğun nasıl doldurulacağı tartışılırken, Fatih Tekke’nin sezon sonuna kadar teknik ekibe yeni bir isim dahil etme düşüncesinde olmadığı ifade ediliyor. Ancak buna rağmen, hem taraftarlar hem de kulüp çevresi ve eski futbolcular tarafından Onur Kıvrak ismi sıkça gündeme getiriliyor.
Özellikle son bir haftada bu konunun daha yüksek sesle dile getirilmesiyle birlikte, ortak görüş Recep Onur Kıvrak üzerinde birleşmiş durumda. Adı gibi onurlu duruşuyla hafızalara kazınan eski kaptanın yeniden Trabzonspor bünyesinde yer alması, camianın en güçlü beklentilerinden biri haline geldi. Trabzonsporlular, ortak bir duruş sergileyerek Onur’u yeniden kulüpte görmek istiyor.
Geçmiş olsun Egemen
Aslında bu talebin önünde teknik bir engel bulunmuyor; ancak idari anlamda önemli bir eksiklik söz konusu. Fatih Tekke’nin teknik ekibi dahil olmak üzere herkesin büyük saygı duyduğu Onur Kıvrak, futbolculuk kariyerini noktalarken antrenörlük yapmayı düşünmediğini açıkça ifade etmişti.
Nitekim Onur’un daha önceki açıklamalarında “Antrenörlük yapmayı düşünmüyorum. İleride Trabzonspor’da yöneticilik yapmak isterim” sözleri dikkat çekmişti. Bu nedenle, antrenörlük belgesine sahip olmaması, istense bile “Bu sezona yetişmesi zor” yorumlarının yapılmasına neden oluyor.
Mevcut kurallara göre; kulübede görev alabilmek için en az iki dönem eğitim alınarak 2. Kademe Temel Antrenörlük Belgesi ve en az bir dönemlik eğitimle 1. Kademe Yardımcı Antrenörlük Belgesi edinmek gerekiyor. Bu durum, Onur Kıvrak’ın kısa vadede teknik ekibe dahil olmasının önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, eski kaptanlardan Egemen Korkmaz’ın, U-21 takımının başındayken rahatsızlanarak Hırvatistan’da hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

***
HATIRASIYLA HERKESİ BİR ARAYA GETİRDİ
Kimi görsek “İnanamıyorum” diyor. Volkan Konak’ın aramızdan ayrılışının üzerinden tam bir yıl geçti. Türküleri hâlâ dün gibi dilimizde, o kendine has ağlamaklı gülüşü sanki her an yanı başımızda, veciz sözleri ise mıh gibi aklımızda duruyor. Gerçekten de bu yokluğu kabullenmek hiç kolay olmadı.
Onun bestelerini aynı duyguyla aktarabilen bir başka isim henüz çıkmadı. Şiirleri geceleri daha da derinleştirirken, dinleyenlerin yüreğine dokunmaya devam ediyor. Ulusal televizyon kanalları, sanatçının eski programlarını aralıksız yayımlıyor. Fıkraları, öyküleri, şiirleri ve şarkıları, adeta her geçen gün daha da değer kazanıyor.
Karadeniz müziği, onunla birlikte adeta altın çağını yaşadı. Şimdi ise yokluğunda bile yıldızı daha da parlıyor. Bir yıl önce Kuzey Kıbrıs’ta verdiği konser sırasında sahnede fenalaşarak hayatını kaybeden “Kuzey’in Oğlu”, ardında bıraktığı derin izlerle hafızalardaki yerini koruyor.
Sanatçının vefatının birinci yıl dönümünde, Trabzon’un Maçka ilçesindeki kabri başında düzenlenen anma töreni, yine her kesimden insanı bir araya getirdi. Sevenleri, ailesi ve dostları aynı duyguda buluştu.
İlk organizasyonunu 1993 yılında gerçekleştirdiği Hayden Sürmene Şenliği’ne ithafen, bu yılki anma etkinliğine “Hayden Volkan’a” adı verildi. Mezarlığın bulunduğu alana kadar, sanatçının şarkıları eşliğinde bir kortej yürüyüşü düzenlendi.
Eşi Selma Konak ve kızı Şimal Konak ile kardeşleri, mezarına karanfiller bırakarak taziyeleri kabul etti. Ayrıca Trabzonspor yönetimi de anma törenine katılarak, yapılacak yeni idman sahasına Volkan Konak’ın adının verileceğini açıkladı.
Anma törenini detaylarıyla aktararak ailesinin, hayranlarının ve sevenlerinin acısını yeniden tazelemek istemiyoruz. Ancak şu bir gerçek ki; yokluğunda bile her kesimden, her görüşten insanı bir araya getiren Volkan Konak, kimi zaman güldüren, kimi zaman hüzünlendiren eserleriyle yaşamaya devam ediyor.
Onu; hayatıyla, duruşuyla, sanatıyla, mesajlarıyla ve müziğiyle unutmak ne mümkün… İstesek de aklımızdan çıkaramıyoruz.

***
DOLMUŞ ZAMMI VE MADENİ PARAYA DÖNÜŞ
Trabzon’da Ramazan öncesi Belediye Meclisi’nde tartışılan ve iki hafta önce açıklanan dolmuş zammı, Nisan ayının başlamasıyla birlikte yürürlüğe girdi. Bugünden itibaren dolmuş ücretleri 25 TL’den 32 TL’ye yükseltildi.
Yüzde 30’a yaklaşan bu artış, şoför esnafı arasında memnuniyetle karşılanırken, özellikle ilk günlerde dolmuş kullanan yolcular açısından uyum sürecini zorlaştıracak gibi görünüyor. Vatandaşlar yeni tarifeye alışmaya çalışırken, şoförler de farklı bir sorunla karşı karşıya kaldı.
Yaklaşık bir yıldır yalnızca metal 5 TL kullanılan dolmuşlarda, artık bozuk para ihtiyacı yeniden gündeme geldi. Yeni ücret tarifesiyle birlikte yolcuların daha fazla madeni para taşıması gerekecek. Aynı şekilde şoförler de para üstü verebilmek için uzun süredir kullanılmayan 1 TL’leri yeniden dolaşıma sokmak zorunda kalacak.
Bu durum, piyasada neredeyse unutulmaya yüz tutan küçük değerli madeni paraların tekrar kullanımına kapı aralayabilir. “Madeni paraya dönüş” olarak özetlenebilecek bu süreç, hem yolcular hem de şoförler için yeni bir alışkanlık dönemi anlamına geliyor.
Öte yandan, belediye otobüslerinde de fiyat güncellemesine gidildi. Sivil tam bilet ücreti 22 TL’den 27,5 TL’ye çıkarıldı. Toplu taşımadaki bu artışların ardından, şehir içi yolcuların tercihleri ve sahadaki yansımaların nasıl şekilleneceği merak konusu.

***
MUHİTTİN HOCA’YA MESLEKİ VEFASIZLIK!
Muhittin Düğdü, 90’lı yıllarda Trabzon basınının önemli isimlerinden biriydi. Araştırmacı habercilik alanında ses getiren çalışmalara imza attı. Özellikle sağlık, eğitim ve kültür-sanat alanlarında yaptığı haberlerle Trabzon basın tarihinde iz bırakan işlere imza attı.
İsmet Altuntaş, Ahmet Karabıyık, Ali Sabit Aksoy ve Ali Öztürk gibi isimlerle birlikte önemli medya yatırımlarında yer aldı. Bu projelerde hem yönetici hem de üretici kimliğiyle aktif rol üstlendi.
Gökkuşağı Radyo, Kuzey TV ve sahibi olduğu Sahil FM’de uzun yıllar görev yaptı. Bu süreçte; program yapımcılığı, danışmanlık ve reklam organizasyonları gibi pek çok alanda faaliyet gösterdi. Yerel Sahil Gazetesi’nde yazı işleri müdürlüğü görevini üstlenerek sarı basın kartı almaya hak kazandı.
Bugün Trabzon basını, Türkiye’nin en güçlü yerel medya merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda, cebinde basın kartı bulunanların büyük çoğunluğunun kart numarası 6 haneli iken, 5 haneli kart sahipleri meslekte kıdemli kabul ediliyor ve sözleri her platformda dikkate alınıyor.
60 yaşında hayatını kaybeden Muhittin Düğdü, işte bu kıdemli isimlerden biriydi. Basın sektöründe “tenkisat” olarak adlandırılan istihdam daralmasının yaşandığı dönemde, eski mesleği olan imam-hatipliğe dönmek zorunda kaldı. Ancak habercilik, onun hayatında daima bir hatıra ve uhde olarak kaldı.
Görevine önce İskenderpaşa Camii, ardından Forum Camii’nde devam etti. Son olarak Deliklitaş Camii’nde imam-hatip olarak görev yaparken, görev başında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Cenaze töreni, gazetecilikten sonraki ilk görev yeri olan İskenderpaşa Camii’nde düzenlendi ve oldukça kalabalıktı. Ancak ne yazık ki basın camiasından katılım bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdı.
“Vefa, mesleki değil; manevi bir erdemdir.” Bu yaşananlar, bir özeleştiri olarak da değerlendirilebilir. Yerel medya sektörü, bir kez daha emeğe sahip çıkma ve vefa gösterme konusunda sınıfta kaldı.

Kaynak:Haber61
