Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Anahtar Deliği Yayın tarihi: 02 Ağustos 2026 07:00 Güncellenme tarihi: 03 Ağustos 2026 10:50

Anahtar Deliği 02.08.2026 Büyükşehir’den duygusal video

Trabzon’da gündem; Trabzonspor için hazırlanan duygusal video, siyasette beklenen enerjinin oluşmaması, balık halindeki hijyen tartışmaları ve Ganita’da Karadeniz kültürünün yaşatılması oldu.

BÜYÜKŞEHİR’DEN DUYGUSAL VİDEO

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin, Trabzonspor’un 59. kuruluş yıl dönümü için hazırladığı yapay zekâ destekli duygusal video, uzun ve titiz bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıktı.

Proje ekibi, kulübün tarihini en etkileyici şekilde yansıtmak için titiz bir arşiv taraması yaparak eski görüntülerle hikâyeyi oluşturdu. Videonun açılışı, Trabzonspor’un ilk binasına ait görüntülerle yapıldı.

Trabzon'da sporun temellerini atan adam olarak bilinen Hüseyin Avni Aker'e atıfla, “Her büyük hikâye bir insanın beyninde başlar” mesajı verilmesi çok anlamlı oldu.

Bu ifade aynı zamanda, kulübün bir hayalden efsaneye dönüşümünü anlatmak için seçildi. Videoda, Trabzonspor’a emek veren isimler ve unutulmaz anlar da yer aldı. Her gol, kurtarış ve zaferin yalnızca bir skor değil, aidiyet duygusunu güçlendiren anlar olduğu vurgulandı. Anlatım bu nedenle duygusal bir tonla kurgulandı.

Final sahnesi ise en çok konuşulan bölüm oldu. “İyi ki varsın Eren” yazısının yer aldığı sahnede, Eren Bülbül ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in tribünde maç izlediği anın canlandırılması en etkileyici kısımdı.

Video, “Nice unutulmaz zaferlere, nice unutulmaz senelere Trabzonspor” mesajıyla sona erdi. Yayınlandıktan sonra sosyal medyada büyük ilgi gören çalışma, taraftarlardan yoğun duygusal karşılık aldı.

***

YENİ PARTİ, ESKİ ALIŞKANLIKLAR...

Trabzon'da dün dikkat çeken bir yürüyüş vardı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na destek amacıyla, tutukluluğunun 500. günü dolayısıyla düzenlenen yürüyüşte; belediye başkanları, parti yöneticileri ve partililer bir araya geldi. Trabzonlu tutuklu belediye başkanları Ekrem İmamoğlu, Mehmet Murat Çalık ve Hüseyin Akgün'ün posterleri taşındı.

Ancak yürüyüşün ardından akıllarda kalan, verilen mesajdan çok katılımın düşüklüğü oldu.

Şimdi kimse alınmasın ama şu soruyu sormak gerekiyor...

Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıp yeni bir siyasi hareket başlatıyorsunuz. Yeni bir isim, yeni bir yönetim, yeni bir heyecan iddiasıyla toplumun karşısına çıkıyorsunuz. Üstelik ilk büyük organizasyonunuzu böylesine anlamlı bir günde gerçekleştiriyorsunuz.

Peki sonuç?

"500. günde, 500 kişiyi bile bir araya getiremeyen bir tablo..."

Bu tablo üzerinde durulması gerekmiyor mu?

Kimseyi eleştirmek için değil...

Tam aksine, yeni yönetimin önce kendisini sorgulaması gerekiyor.

"Nerede eksik yapıldı?"

"Neden beklenen ilgi oluşmadı?"

"Neden insanlar bu yürüyüşü sahiplenmedi?"

İlçe başkanları vardı...

Ancak ilçelerden beklenen katılımın gelmediği de dikkatlerden kaçmadı.

Ortahisar Belediyesi'nin yönetimi bu siyasi anlayışta olmasına rağmen, belediyeye oy veren insanların önemli bir bölümünün yürüyüşte yer almaması da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu.

Demek ki sadece çağrı yapmak yetmiyor.

İnsanlara heyecan verebilmek, onları bu davanın bir parçası hissettirebilmek gerekiyor.

Bugün ortaya çıkan tablo ise bunun henüz başarılamadığını gösteriyor.

Yüründü...

Klasik açıklamalar yapıldı...

Sonra da kalabalık sessizce dağıldı.

Siyaset artık sadece yürüyüş yapmakla ya da basın açıklaması düzenlemekle karşılık bulmuyor.

Topluma dokunabilmek...

İnsanları ortak bir hedef etrafında buluşturabilmek...

Asıl başarı artık burada gizli.

Ne yazık ki Trabzon'daki yeni parti yönetimi, İBB soruşturma sürecinin başladığı günden bu yana beklenen siyasi enerjiyi ortaya koyabilmiş değil.

Üstelik görünen o ki bu enerji her geçen gün biraz daha azalıyor.

Belki de bugün sorulması gereken en önemli soru şu:

"Sorun vatandaşta mı?"

"Yoksa vatandaşı heyecanlandıramayan siyasi anlayışta mı?"

Bazen en ağır eleştiri dışarıdan gelmez.

Aynaya bakınca görülür.

Belki de yeni parti yönetiminin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur.

Çünkü yeni olan sadece partinin adı olmamalı.

Heyecanı da, organizasyonu da, siyaset dili de gerçekten yeni olmalı.

 Ne yazık ki Trabzon'daki yeni parti yönetimi, İBB soruşturma sürecinin başından bu yana beklenen enerjiyi ortaya koyamadı.

Hatta her geçen gün bu enerjinin biraz daha düştüğü yönünde bir algı oluşuyor.

Belki de en doğru soru şu...

Sorun vatandaşta mı?

Yoksa vatandaşın ilgisini çekemeyen organizasyonlarda mı?

Bazen en büyük eleştiri dışarıdan değil, aynaya bakınca görülür.

Belki de yeni parti yönetiminin bugün en çok yapması gereken şey de tam olarak budur.

Çünkü yeni olan sadece partinin adı olmamalı.

Heyecanı da, yöntemi de, siyaset dili de gerçekten yeni olmalı.

***

BALIK HALİNE BİRAZ DAHA ÖZEN ŞART

Trabzon'da balık haliyle ilgili zaman zaman bu köşede değerlendirmelerde bulunduk.

Zeminin kayganlığını... Hijyen eksikliğini... Düzen konusunda yaşanan sıkıntıları...

Hepsini iyi niyetle dile getirdik.

Çünkü Trabzon denince akla gelen ilk değerlerden biri hiç kuşkusuz balıkçılık.

Bu şehirde binlerce insan amatör ya da profesyonel olarak denizle iç içe yaşıyor. Kimi oltasını alıp günlük ihtiyacını karşılıyor, kimi ise balıkçılığı meslek olarak sürdürüyor.

Karadeniz sofralarında balığın yeri her zaman ayrıdır.

Önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu döneminde Trabzon'a modern bir balık hali kazandırıldı.

Ancak aradan geçen zamana rağmen, balık halinde beklenen düzen ve hijyen ortamının tam anlamıyla sağlandığını söylemek zor.

Balık elbette kendine has kokusu olan bir ürün.

Bunu herkes bilir.

Ama gerekli temizlik ve özen gösterilmediğinde bu koku, rahatsız edici bir hale dönüşüyor.

Özellikle yaz aylarında...

Balık haline daha ulaşmadan, metrelerce öteden hissedilen ağır kokular vatandaşların da dikkatini çekiyor.

Burada en büyük görev elbette balıkçı esnafına düşüyor.

Kimsenin emeğini görmezden gelmiyoruz.

Elbette herkes ekmeğinin peşinde.

Elbette imkânlar ölçüsünde temizlik yapılıyordur.

Ancak bu konuda biraz daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiği de ortada.

Çünkü balık hali sadece alışveriş yapılan bir nokta değil...

Aynı zamanda Trabzon'un vitrini.

Bugün kente gelen turistler yalnızca Uzungöl'ü, Sümela'yı ya da Ayasofya'yı gezmiyor.

Şehrin pazarlarını, balık halini, günlük yaşamını da görmek istiyor.

İlk izlenim ise her zaman önemlidir.

Balık kokmalı... Ama etrafa yayılan ağır ve rahatsız edici kötü kokularla değil.

Temizliğiyle...

Düzeniyle...

Hijyeniyle örnek olan bir balık hali, Trabzon'a çok daha fazla yakışacaktır.

Bu yüzden çağrımız hem esnafa hem de ilgili kurumlara...

Ekmek teknesine sahip çıkmak, aslında şehrin marka değerine sahip çıkmaktır.

Biraz daha özen...

Biraz daha temizlik...

İnanın, kazanan hem esnaf olacak hem de Trabzon

***

TRABZON'UN RUHU BU EZGİLERDE YAŞIYOR

Trabzon'u bilen bilir... Bu şehir hareketi sever. Yaz geldi mi yaylalarda, ilçelerde, mahallelerde peş peşe şenlikler başlar, konserler düzenlenir. Çünkü Trabzon insanı sosyal yaşamın içinde olmayı sever. Kemençe duyuldu mu duramaz, horon başladı mı kenardan izlemekle yetinmez.

Son yıllarda ise bu hareketliliğin en güzel adreslerinden biri Ganita oldu. Bir tarafta Karadeniz'in eşsiz manzarası, diğer tarafta müzik... Akşam saatlerinde oluşan atmosfer gerçekten Trabzon'a yakışıyor. Aileler geliyor, gençler geliyor, çocuklar eğleniyor. Şehir nefes alıyor adeta.

Ama bizim dikkat çekmek istediğimiz konu biraz daha farklı.

Elbette Türkiye'nin tanınmış sanatçıları Trabzon'a gelsin. Konserler versin, meydanlar dolsun. Buna kimsenin söyleyecek sözü yok. Fakat Trabzon'un kendi kültürünü yaşatan isimler de aynı değeri görmeli. Çünkü bu şehri diğer şehirlerden ayıran en önemli özelliklerden biri, kemençesi, horonu ve Karadeniz türküleri.

İnsan düşünmeden edemiyor... Bugünün gençleri bu kültürü nerede tanıyacak? Kemençeyi nerede dinleyecek, yöresel türküleri kimden öğrenecek? Kültür sadece kitaplarda yaşayarak korunmaz. Dinleyerek, izleyerek ve yaşayarak geleceğe taşınır.

İşte bu yüzden Ganita'da düzenlenen bu konserleri sadece bir eğlence organizasyonu olarak görmemek gerekiyor. Bu etkinlikler aynı zamanda kültürün yaşatılması için de önemli bir fırsat. Özellikle yöre sanatçılarına daha fazla yer verilmesi, Karadeniz müziğinin daha geniş kitlelerle buluşturulması büyük önem taşıyor.

Çünkü başka şehirlerin sanatçılarını her platformda dinleme fırsatı buluyoruz. Ama Trabzon'un sesini en güzel yine Trabzon'un sanatçıları anlatır. Kemençenin tınısını, horonun coşkusunu, Karadeniz türkülerinin ruhunu bu topraklardan çıkan isimler kadar kimse yansıtamaz.

Bu organizasyonları bu yüzden kıymetli buluyoruz. Devam etsin, hatta daha da artsın. Ama her etkinlikte bu kentin kültürüne de daha fazla yer verilsin. Çünkü Trabzon sadece konserlerle değil, kültürüyle de anılan bir şehir olmalı.

İnanıyoruz ki buna biraz daha özen gösterildiğinde kazanan sadece sanatçılar olmayacak. Kazanan Trabzon olacak, kazanan Karadeniz kültürü olacak.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!