banner192

Şimdi biz ölüyoruz kovuyorsanız kovun

 Fırtınalı havada yardıma giderken, daha Şile Limanı’ndan ayrılmadan kayalara çarparak batan kurtarma botunun arızalı olduğu ortaya çıktı. Bottan kayalıklara atlayarak hayatta kalan Ahmet Kasarcı, kazadan sonra verdiği ifadesinde, botun motoru durduktan s

Şimdi biz ölüyoruz kovuyorsanız kovun

 

Fırtınalı havada yardıma giderken, daha Şile Limanı’ndan ayrılmadan kayalara çarparak batan kurtarma botunun arızalı olduğu ortaya çıktı.
 
Bottan kayalıklara atlayarak hayatta kalan Ahmet Kasarcı, kazadan sonra verdiği ifadesinde, botun motoru durduktan sonra Kaptan Cemil Özben’in bir kişiyi telefonla arayarak, “Makine kaput. ‘İş akdinizi feshedeceğim’ demiştiniz. Şimdi biz ölüyoruz, ne biliyorsanız yapın!” dediğini söyledi.
 
4 ARALIK sabahı İstanbul müthiş bir fırtınayla uyandı. Ancak kızılca kıyamet Boğaz’ın Karadeniz girişindeydi. Volgo Bolt 199 gemisi şiddetli rüzgâra ve dev dalgalara dayanamayarak ortasından kırıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden Şile Limanı’nda bulunan KEGM-7 Acil Müdahale Botu personeline “Olay yerine çık” talimatı verildi. Kaptan Rıfkı Çırtlık ve ekibi botla iç mendirek başına kadar iki sefer gitti ancak dev dalgalar nedeniyle denize açılamadı. Rıfkı Çırtlık denize açılamadığını raporlayarak merkeze iletti. İddiaya göre Rıfkı Çırtlık’a yanıt olarak, “Savunmanı yaz, istifanı ver, botu boşalt” denildi.
 
‘DERHAL ŞİLE’YE GİT’
 
Botun bir diğer kaptanı Cemil Özbey o gün izinliydi. Telefonda arayan bir kişi, “Derhal Şile’ye git, Rıfkı Kaptan’dan botu teslim al ve kurtarma operasyonuna katıl” talimatı verdi. Eşi Günay Özben’in anlattığına göre, Cemil Özben telefondaki kişiye, “Gerekçeniz nedir? Bugün ben vardiya istirahatindeyim. Beni niye gönderiyorsunuz? Orada görevli kaptan var, o çıksın” diye direndi. Telefondaki kişi ısrarla, “Hayır sen gideceksin. Ya botu alıp çıkacaksın ya da istifanı vereceksin” dedi.
 
‘BENİ DE BOĞACAKLAR’
 
Cemil Özben telefonu kapattıktan sonra eşine, “Başıma gelene bak. Dedem de denizde boğuldu. Beni de denizde boğacaklar” diye fısıldadı. Bu sırada telefon bir kez daha çaldı. Telefondaki kişi Cemil Özben’e, “Derhal denize çıkman lazım” dedi. Cemil Özben de beraberinde tecrübeli bir ekiple çıkmak istediğini söyledi. Bunun üzerine Ahmet Kasarcı ve Seçkin Özdemir, Harem’den Şile’ye gönderildi. Cemil Özben evden çıkarken eşine, “Şile’ye gideceğim ama ben de denize çıkmayacağım” dedi.
 
‘ÇIKMAZSAM KOVACAKLAR’
 
Cemil Özben Şile’ye vardığında ilk karşılaştığı kişi denize çıkmayan ekibin çarkçısı Ali Çiftçi oldu. Ali Çiftçi yanından selam vermeden geçen Cemil Özben’e, “Cemil Kaptan selamsız sabahsız geçtin, hayırdır?” diye sordu. Cemil Özben de Ali Çiftçi’ye, “Ali, ne dediler bana biliyor musun? Eğer kurtarmaya çıkmazsam, iş aktimizi feshedeceklermiş” dedi. Cemil Özben daha sonra denize açılmak istemeyen Rıfkı Çırtlık’la bir araya geldi. Denize birlikte açılmayı teklif etti. Rıfkı Çırtlık’ın verdiği yanıt çarpıcıydı, “Gitme. Ölüme gidiyorsun.”
Kaptan Cemil Özben, Çarkçıbaşı Mehmet Genç, Yağcı Turgay Sarıboğa ve Ahmet Kasarcı tekneyle denize açıldı. Ancak limanın çıkışında ağır bir dalga yiyen su jetleri durdu.
 
‘MAKİNE KAPUT’
 
Tekne sürüklenmeye başladı. Tekneden tek kurtulan Ahmet Kasarcı o anı şöyle anlattı: “Makine off olunca, Cemil Kaptan dev dalgaların kayalara çarptığı tekne parçalanmadan hemen önce telefonla bir yetkiliyi aradı. Telefonla konuştuğu kişiye, ‘Makine kaput. ‘İş akdinizi feshedeceğim’ demiştiniz. Şimdi biz ölüyoruz, ne biliyorsanız yapın!’” dedi. Rıfkı Çırtlık’ın anlattığına göre de, kazada hayatını kaybeden Mehmet Genç kendisini arayıp, “Biz karaya gidiyoruz, bizi kurtarın” diye yardım istedi.
 
Kara ekibi olsa kurtulurlardı
 
KIYI Emniyeti Genel Müdürlüğü’nde çalıştığı için ismini vermek istemeyen bir kaptan, 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan bot faciasının nedenlerini şöyle anlattı: “Helikopter deniz üzerinde boş boş geziyordu. Helikopterden halat atılsa hepsi kurtulmuştu. Cemil Kaptan tekne kayalara çarptıktan sonra denize indi. İki kez de liman taşlarına çıkmaya başardı. Bu esnada karada tahlisiye personeli yoktu. Çünkü Genel Müdürlük sayılarını düşürmüştü. Eğer 72 saat vücudu soğutmayan, özel kıyafetli, özel donanımlı kara tahlisiyesi hazır bekletilseydi o teknedeki herkes kurtulabilirdi. Arkadaşlarımız göz göre göre gittiler.”
 
Hangi vicdanla yaşayacaklar
 
KAPTAN Cemil Özben’in ağabeyi, Beykoz Belediyesi’nin AK Partili eski Meclis Üyesi Hasan Özmen “Bu kazanın aydınlanması için mutlaka Salih Orakçı görevden alınmalı. Orakçı ve ekibi katildir. Bu kadar insanın ölümünden sorumludur. Hangi vicdanla yaşayacak. Ömür boyu ona katil gözüyle bakacağım. Benim gözümde çocukları bilerek ölüme gönderdi” dedi.
 
İhmal üstüne ihmal
 
Şile’de 4 Aralık’ta yaşanan faciadan büyük ihmal çıktı. Belgelere göre kayalıklara çarpa çarpa batarak 4 kişinin hayatını alan kurtarma botunun otomatik pilotu arızalıydı ve bu kazadan 8 gün önce biliniyordu. Ayrıca motoru çalıştırmaya yarayan emergency akülerden biri boştu.
 
ŞİLE Limanı’ndan, Rus gemisinin mürettebatına yardım etmek için çıkmaya çalışırken motorunun stop etmesi sonucu kayalıklara çarparak batan KEGM-7 Acil Müdahale Botu’nun arızalı sefere çıktığı ortaya çıktı.
 
OTOMATİK PİLOT DEVREDIŞI
 
Belgelere göre, Kaptan Cemil Özben, Çarkçıbaşı Mehmet Genç ve Yağcı Turgay Sarıboğa ile kazazedelere yardım etmeye çalışan balıkçı Mümin Akgün hayatına mal olan botun otomatik pilotu arızalı. Ayrıca acil durumda stop eden su jetli motoru çalıştırmaya yarayan emergency akülerden biri boş, diğer 4’ü ise eksik güçte. Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü’ne görevli tüm bot ve teknelerin haftalık bakımları yapıldıktan sonra formlar merkeze gönderiliyor. Şile’de batan KEGM-7 Acil Müdahale botunun haftalık kontrollerini de botun kaptanlarından Serkan Dinç 26 Kasım 2012’de yaptı. Serkan Dinç botun otomatik pilot mekanizmasının çalışmadığını tespit etti. Arızayı tuttuğu raporla Kıyı Emniyeti’ne bildirdi. Tahlisiye Daire Başkanlığı’nda çalışan bakım personeli de raporu imzalayarak Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne havale etti. Bot o günden sonra tamir görmedi, kazanın olduğu gün otomatik pilotu çalışmıyordu.
 
EMERGENCY AKÜLERİ BİTİK
 
KEGM-7 botunun kaza günü mesaide olan kaptanı Rıfkı Çırtlık ve Çarkçıbaşısı Ali Çiftçi’nin, Deniz Hizmetleri Daire Başkanlığı’na kazadan bir gün önce gönderdiği raporda ise, KEGM-7 botunun emergency akü grubunun ömrünü tamamladığını ve acil olarak değiştirilmesini isteniyor. Rapora göre acil durumda stop eden su jetli motoru çalıştırmaya yarayan emergency akülerden biri boş, diğer 4’ü ise eksik güçteydi.
 
İLK KAPTAN BURNU VURDU
 
KEGM-7 Acil Müdahale Botu’yla ilgili bir diğer belge de, kazanın olduğu gün Rıfkı Çırtlık’ın teknenin önünü yanaşma sırasında iskeleye vurduğuyla ilgili hazırladığı rapor. Rıfkı Çırtlık ve makinist Ali Çiftçi, Rus gemisinin battığı ihbarı geldikten sonra limandan çıkmaya çalışıyor. Ancak dalgalar nedeniyle limandan çıkış yapamıyorlar. Rıfkı Çırtlık limana yanaşırken aşırı rüzgâr nedeniyle botun ön tarafını iskeleye dokunduruyor. Teknenin bağlanmasına yarayan ön usturmacalardan biri kaynağından kırılıyor. Rıfkı Çırtlık ve Ali Çiftçi birkaç saat sonra Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne durumu yazılı bildiriyor. Bu rapor üzerine Rıfkı Çırtlık yerine kaptan Cemil Özbey evden çağırıldı ve denize açılması talimatı verildi.
 
Aküler motor için çok önemli
 
ADINI vermek istemeyen Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden emekli bir kaptan, 7 numaralı botun kayalıklara çarpmasıyla ilgili şunları anlattı: “Emergency aküleri kurtarma botlarında bulunan tüm seyir cihazlarını besler. Ayrıca jeneratör devre dışı kaldığında makine dairesi dahil geminin tüm aydınlatmasının çalışmasını sağlar. En önemlisi de motorun stop etmesi durumunda jeneratöre elektrik takviyesi yaparak makinanın çalışmasında görev alır. Makine stop ettiği zaman emergency aküleri 3 dakika içerisinde çalışıp motoru tekrardan aktif hale getirir. Şile’deki faciada kurtarma botunun motoru devre dışı kaldı. Akünün ömrü bitmiş olduğu için de motor tekrardan çalıştırılamadı. Gemi sürüklenerek kayalara çarptı.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.