Kaza 'geliyorum' diyor
Her yıl binlerce insanın hayatını kaybettiği ve yaralandığı trafik kazalarını önleme ve azaltma konusunda yetersiz kalınan Türkiye'de, trafik kazası riski yüksek seviyelerde bulunuyor.
Sayıştay Başkanlığı'nın hazırladığı ''Trafik Kazalarını Önleme Faaliyetleri'' başlıklı raporundan derlenen bilgilere göre, Türkiye'de yolcu taşımacılığının yüzde 95'inin, yük taşımacılığının da yüzde 92'sinin karayolları vasıtasıyla gerçekleştirilmesi nedeniyle kaza riski artıyor.
Rapora göre, Türkiye'de trafik güvenliği konusunda ulusal düzeyde bir strateji hayata geçirilememiş durumda bulunuyor. Trafik kazalarının önlenmesinde önemli hususlardan biri olan trafik işaretleri de standartlara uygun değil.
Örneğin, sadece 2006 yılında 11 bin 154 kazanın meydana geldiği yerde yol bakım ve onarım çalışması yapıldığı tespit edilirken, yine aynı yılda bin 172 kazada trafik lambalarının çalışmadığı ve 237'sinde ise aydınlatmanın bozuk olduğu istatistiklere yansıyor. Ayrıca son yıllarda, işaretleme eksikliği nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ve belediyelere, özellikle sigorta şirketleri tarafından davalar açılıyor.
Rapora göre, motorlu taşıt sürücü kurslarında verilen eğitim, kursu tamamlayan kursiyerlerin trafikte güvenli bir sürücü olarak yer almalarına yetmiyor.
Sayıştay raporuna göre, radarla hız kontrolleri de etkin ve sürekli bir şekilde yapılamıyor.
Yerinde inceleme yapılan illerde, hız ihlallerinin yoğunlaştığı noktaların belirlenmesine ilişkin özel bir çalışma yapılmazken, hız kontrollerinin, genellikle sürücüler tarafından yerleri bilinen veya tahmin edilen alışılagelmiş yerlerde ve genel olarak sabit bir şekilde sürdürüldüğü görülüyor.
Şehir içerisinde trafik akışını rahatlatmaya yönelik olarak yapılan çevre yolu, alt geçit ya da yol genişletme çalışmaları trafiğin hızlanmasına yol açıyor. Rapora göre, insan yerine araçlara öncelik veren bu yaklaşım, hız kontrollerinin yasal sınırlar içerisinde uygulanabilirliğini güçleştirdiği gibi yerleşim bölgelerinde ölümlü trafik kazası riskini önemli ölçüde artırıyor.
Alkol kontrollerindeki teknik yetersizlikler ve eksik uygulamalar da bu kontrollerden beklenen etkiyi azaltıyor. Sürücülerdeki alkol miktarını nefes yoluyla ölçmede kullanılan alkolmetre cihazlarının tümü, alkol tespitine ilişkin tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza ait seri numarasını gösterir çıktı verebilme özelliğine sahip değil.
Yaya denetimlerine yeterli öncelik verilmemesi, yayaların kurallara uyma alışkanlıklarının yeterince sağlanamamasına sebebiyet verirken, son 10 yılda trafik kazaları sonucunda hayatını kaybedenlerin yaklaşık yüzde 21,7'sini yayalar oluşturuyor.

