banner526

banner533

banner513

Depremden bilgi korur

Türkiye Kızılay Derneği Muğla Şubesi tarafından Muğla Merkez Konakaltı Kültür Merkezinde “Toplum Liderlerini Teşkilatlandırma Projesi” konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Türkiye Kızılay Genel Başkanlık Baş Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'n

Yaşam 10.02.2009, 18:39
Depremden bilgi korur

Türkiye Kızılay Derneği Muğla Şubesi tarafından Muğla Merkez Konakaltı Kültür Merkezinde “Toplum Liderlerini Teşkilatlandırma Projesi” konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Türkiye Kızılay Genel Başkanlık Baş Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın oturum başkanlığı yaptığı toplantıya Muğla merkez ilçe ve ilçe başkanları katıldı.

Türkiye Kızılay Derneği Muğla Şube Başkanı Bülent Karakuş, doğal afetlerin bazen hiç beklenmedik bir anda ve çok kısa bir sürede gerçekleştiğini belirterek, “O nedenle afetin oluşturduğu zararların tamir edilmesi kadar, afete hazırlıklı olmak ve bu konuda bilinçlenmek de en az zararla kurtulmak açısından büyük önem arz ediyor” dedi.

Kızılay Genel Başkanlık Baş Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara ise Kızılay'da görev yapmaktan dolayı gurur duyduğunu söyledi. Işıkara, geçen yıl Konya'daki Kuran Kursundaki patlamada ve geçtiğimiz ay Zigana'daki hayatını kaybedenlerin tek nedeninin bilgisizlikten kaynaklandığını ileri sürdü. Işıkara, Toplum Liderlerinin Teşkilatlandırma Projesi'nin amacının olası afet zararlarını azaltmak için Kızılay şubeleri aracılığıyla yerelde kurumlar arası işbirliğinin geliştirilmesini sağlamak olduğunu belirterek, “Toplum liderlerinin aracılığıyla toplumda afetlere karşı hazırlıklı olmak ve sosyal sorumluluk bilincini oluşturmaktır” dedi.

Projeden onur duyduğunu belirten Işıkara, Türk Kızılay'nın en önemli projelerinden biri olduğunu ve bu projeyle dünyaya örnek olduğunu kaydetti. Işıkara, toplumu bu projeyle bilgilendirmek için 2007 yılında İstanbul'da çalışmalara başladıklarını ve Düzce ile devam ettiklerinin altını çizdi. Işıkara, proje kapsamında 2008 yılı içerisinde Adana, Aydın, Bolu, Bursa, Elazığ, Erzincan, İzmir, Karabük, Manisa ve Muş'a gittiğini, 2009 yılı içinde Denizli, Erzurum, Hatay, Kocaeli, Mersin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon ve Yalova'ya gittiğini bir tek Adıyaman ve Bingöl'ün kaldığını söyledi.

Muğla'ya gelmesinin sebebinin ilin birinci dereceden deprem bölgesi olduğunu anlatan Işıkara, “Zaman zaman Muğla ve ilçeleri büyük depremlere sahne olmuş. En son 1957 yılında Fethiye'de deprem yaşanmış. Muğla'da uzun bir süredir, bir büyük deprem yok. Dolayısıyla bu potansiyel bir deprem riskini arttırıyor. 2009 yılında Muğla'yı seçmemizin en önemli nedenlerinden biri muhtemel gelecekte olacak Muğla depremine karşı yerleşim yerinin en büyüğüne göre ismini veriyoruz. İşte Muğla ve ilçelerini depreme hazırlamak. Tabii depreme hazırlarken de diğer afetleri karşı da toplumu bilgilendirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Muğla'da sorumsuz yapılaşmanın çok fazla olduğunu ileri süren Işıkara, konuşmasını şöyle tamamladı: “Muğla'da dağın yamaçları yerleşim yeri olarak açılmış. Bu çok yanlış. Çünkü bir büyük depremde o yamaçlarda heyelanlar olabilir, kaya düşlemeleri olabilir, depremin kendisinden değil bu yanlış yerleşim yerlerinden dolayı heyelandan veya kaya düşmesinden Muğlalı zarar görebilir. Dolayısıyla bilinçli bir toplum oluştururken, karşı çıkacak, 'ben yamaca ev yaptırmam' diyecek. Belediye başkanına baskı yapacak. Yeni imar planını Muğla'da da oluşması için zorunlu hale geliyor”

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@