banner526

banner533

banner513

Ankara'da faciaya ramak kaldı

Ankara'nın Keçiören İlçesi'nde, inşaat halindeki bir binanın arka tarafındaki istinat duvarının, 4 katlı başka bir bina ile hemen yanındaki gecekondunun üzerine çökmesi sonucu yaralanan 6 kişiden 3 yaşındaki Emirhan Ünalan'ın duran kalbinin hastanede yoğu

Yaşam 22.01.2009, 16:34
Ankara'da faciaya ramak kaldı
Ankara'nın Keçiören İlçesi'nde, inşaat halindeki bir binanın arka tarafındaki istinat duvarının, 4 katlı başka bir bina ile hemen yanındaki gecekondunun üzerine çökmesi sonucu yaralanan 6 kişiden 3 yaşındaki Emirhan Ünalan'ın duran kalbinin hastanede yoğun çabayla tekrar çalıştırıldığı öğrenildi.

İstinat duvarının üzerine çöktüğü gecekonduda oturan anne Rahime Ünalan ile oğulları 5 yaşındaki Berkay ve 3 yaşındaki Emirhan ile kayınpederi Şaban yaralandı. Çökmenin meydana geldiği an evde uyuyan ve ağır yarlanan Emirhan, yakında bulunan Meslek Hastalıkları Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanenin Başhekimi Hınç Yılmaz, Emirhan'ın hastanelerine ölü olarak getirildiğini belirterek, “Geldiğinde kalbi durmuştu ve vücudu soğumuştu. Bembeyazdı, bir saat toprak altında kalmış. Burada acil serviste çalışan doktorlarımız ve hastane personelimiz yoğun uğruşlar vererek 1 saat sonra kalbini tekrar çalışmayı başardılar. Normalde 20 dakkika sonra geri döndürülme çalışması yapılmaz ama bizim ekibimiz 1 saat çalışıp Emirhan'ı hayata tekrar döndürdüler” dedi.

Burada tekrar hayata döndürülen Emirhan, Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak yoğun bakıma alındı. Şu an yoğum bakımda solunum cihazına bağlı yaşayan Emirhan'ın hayati tehlikesi devam ettiği belirtildi.

OKULA GİTMEDİ, ANNESİNİ KURTARDI

İstinat duvarının üzerine çöktüğü 4 katlı binanın en üst katında oturan Hatice Gökkaya ve 16 yaşındaki oğlu Muhammet Gökkaya, şans eseri kurtulduklarını söyledi. Meslek Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi altına alınan Gökkaya, “O sırada telefonla kızımla konuşuyordum. Bir anda bir sesler geldi ve duvar çökmeye başladı. Üzerime tuğlalar ve dolaplar düştü, telefondaki kızıma 'Kızım ev yıkıldı. Beni kurtarın' dedim. Hemen yan odada yatan oğlum geldi. Üzerimdeki tuğlaları kaldırdı ve beni sırtına alarak dışarı çıkardı. Her yer toz duman içindeydi. Deprem oldu zanettik” diye konuştu.

Keçiören Bekir Göktaş Lisesi 3'üncü sınıf öğrencisi olan Muhammet Gökkaya ise sabah kalkamadığı için okula gidemediğini belirterek, “Okulu asmıştım ve evde uyuyordum. Bir anda gürültüler duymaya başladım ve annem çığlık attıyordu. Yatağımda kalktığımda evin yan durduğunu anladım, duvarlar yıkılmıştı. Annem toz duman içinde tuğlalar altında feryat ediyordu. Hemen tuğlaları kaldırdım ve annemi oradan çıkardım. Kapı açılmadığı için de mutfak camını kırarak camdan çıktık. Allah'tan bugün okula gitmedim, eğer gitmiş olsaydım annem göçük altında ölecekti” dedi.

Gökkaya Ailesi'nin 1999 Marmara depreminde İstanbul'da oturduklarını ve deprem korkusu nedeniyle İstanbul'dan ayrılarak Ankara'ya taşındıkları öğrenildi.

APARTMANIN BOŞ OLMASI FACİAYI ÖNLEDİ

İstinat duvarının üzerine çöktüğü ve ilk iki katının tamamen yıkıldığı 4 katlı 9 daireli binanın yeni faaliyete geçtiği ve sadece 2 ailenin oturduğu öğrenildi. Çökmenin meydana geldiği sırada sadece en üst katta oturan Gökkaya Ailesi'nin olması daha büyük bir faciayı önledi.

Keçiören Belediye Başkanı AKP'li Turgut Altınok, büyük bir faciadan dönüldüğünü belirterek, “Şu an itibariyle inceleme başlattık. Olayda kimin ihmali ve sorumluluğu varsa hesabını verecek” dedi. Cumhuriyet Savcılığı da olayla ilgili soruşturma başlattı.

Çöken binada oturan arsa sahibi Servet Karaarslan, arkalarında devam eden inşaatın istinat duvarının apartmanlarının üzerine yıkılması sonucu binada çökme olduğunu belirterek, “İstinat duvarı çökmeden önce eşim yatak odasını düzeltirken yine toprak kayması sesi duymuş. Bunu, apartmanımızın müteahhidine haber vermek üzere evden çıkmış. Eşim evden çıktığı anda, istinat duvarı çökerek, binayı yıkmış. Bir haftadır bu sesleri duyuyorduk. Yine aynı sesler olduğunu düşünüp evden çıkmayabilirdi. İki gündür çocuğumu da kreşe göndermiyordum. Bugün yemek sırası olduğu için götürdük. Yoksa çocuğum da evde olacaktı ve eşimle çocuğumu da kaybedecektim. Bizim canımız bu kadar ucuz mu?” diye konuştu.
Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@