Türk Ordusunun Pençe Kılıç Harekatı ile Irak’ın kuzeyindeki Kandil, Asos, Hakurk ile Suriye’nin kuzeyindeki Arap Pınarı, Münbiç, Zor Mağara bölgesi, Tel Rıfat, Cizire ve Derik bölgelerindeki terörist hedeflere düzenlemiş olduğu operasyonun ilk aşamasında teröristlere ait barınak, sığınak, mağara, tünel ve depoların aralarında bulunduğu 89 hedef ile çok sayıda terörist imha edilmiş.

Ordumuzun operasyonlarını hazmedemeyen gözü dönmüş teröristler; Öncüpınar, Karkamış’ta sivilleri, çocukları, okulları hedef alarak saldırılar düzenlemeye başladılar bunun üzerine, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın ateş destek vasıtaları ve Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın uçakları ile bütün hedefler vurulmaya başlandı.

Gerek Cumhurbaşkanı ve Savunma Bakanı gerekse kuvvet komutanlarının çalışma ve açıklamalarına bakılırsa Yakın zaman içerisinde de Karadan bir operasyonun başlatılması kuvvetle muhtemel gözüküyor. Devlet yetkililerinin her zaman söyledikleri gibi “ son terörist kalana dek mücadele devam edecek” umarız bu sefer sonuna kadar gidilir.

Devletimizin güvenliği ve geleceği için yurtiçinde yapılan çalışmalarla Gabar’da, Cudi’de, Tendürek ve Ağrı dağları dahil bölgede büyük temizlik yapan güvenlik güçlerimizin sınırlarımızı tehdit etmeye başlayan teröristlere yönelik operasyon çalışmaları son derece doğru yapılmış bir hamledir, keza bu operasyona muhalefet kısmen destek versede, HDP’li Milletvekilleri ve taraftarların Güneydoğu’daki eylemlerine izin verilmemiştir. 

Söz konusu tepkiler sadece içerden değil ABD, Rusya ve Yunanistan tarafından da tepkiyle karşılanmış, gerek ABD gerekse Rusya yapmış oldukları açıklamalarda; Bölgede sürecin barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Peki hangi barışçıl yol, bu terör belasından kurtulmak için 40 yıldan beri Türk hükümetleri tarafından sürdürülen çalışmalar başarıya ulaşmak üzere iken her zaman Abd ve Rusya gibi ülkeler tarafından baltalanmadı mı?  Her zaman sırtımızdan hançerlenmedik mi? 

Kısacası, eşkıya darbe yedikçe ağlama sesleri başka yerlerden geliyor.

Ayrıca sorunlu bir ergen komşumuz var Yunanistan, tüm politikalarını Türkiye’nin faaliyetlerine göre ayarlıyor, salya sümük ağlıyor Türkiye’yi her defasında uluslararası mecralara şikayet ediyor, bu husus yıllardan beri böyle sürüp gidiyor. Son zamanlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “bir gece ansızın gelebiliriz sözü” ile iyice korkup panikleyen Yunanistan ne yapacağını şaşırmış durumda, hangi ülke ile yakınlaşsak hemen oraya saldırıyor heyetler gönderiyor, ülkemizin yapmış olduğu tüm çalışmalara yönelik eleştiri ve tehditvari söylemlerde bulunuyor, Türkiye ile bir savaş çıkarmak için sürekli provokatif saldırılarını sürdürüyor. Neredeyse içişlerimize karışacak kadar hadsizlikte bulunacak hale gelmişler. 

Son olarak katıldığı uluslararası bir konferansta iki ülke arasında gerilimi artıracak ifadeler kullanan Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, 
“Türkiye'nin yaklaşık 30 yıldır Yunanistan'ı savaşla tehdit ettiğini öne sürerek Türkiye Doğu Akdeniz'de bir baş belası gibi davranıyor" diyen Dendias'a aynı konferansta yer alan Türkiye'nin Bahreyn Büyükelçisi Esin Çakıl sert tepki göstererek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye hakkında söyledikleriniz maalesef kabul edilemez" haddinizi bilin demiştir.

Haklı sebeplerimiz var ve bu nedenle teröre karşı savaşıyoruz. Devlette devamlılık esastır iyi komşuluk ilişkileri kurulmalı, devletler arası ilişkilerde bireysel küslük olamaz bu nedenle kişilere göre  daha önce küs olunan devlet başkanları ile yeni ilişkiler kurulmaya çalışılıyor, ağır bir pandemi dönemi sonucunda tüm dünyada olduğu gibi bizlerde millet olarak  ekonomik anlamda çok sıkıntılar çektik çekmeye devam ediyoruz, ancak son dönemlerde doğalgaz, petrol ve değerli madenlerin ülkemizde işlenmeye başlaması bizleri heyecanlandırdı gelecek için umut verdi, Rusya Ukrayna savaşına bağlı olarak tüm Avrupa ülkeleri Rusya’nın doğalgazı kesmesi nedeniyle kışı nasıl geçireceklerini düşünürken, devletimizin akılcı politikaları ile bu sorun ülkemizde yok. 

Ülkemiz 40 yıldır terör belası ile uğraşıyor ve bu mücadelede artık sona yaklaşıldı, Terörden temizlenen bölgelerde artık yerel halk ve turistler rahatlıkla dolaşabiliyor ve bu bölgelerde çok zengin maden ve petrol yatakları bulunduğu ve yakın zamanda üretime geçileceği bilgileri de sürekli geliyor. Muhalefet odakları bu yapılanların sürekli kötü yanlarını alıp kendi politikaları olarak kullanmaya çalışıyor, iktidara saldırıyorlar. 

Bu ülkede yapılan iyi şeyleri görmezden gelip yok sayan bir muhalefet var. Bize ne oldu milli davalarda sağcısı solcusu bir araya gelirken bugün ne değişti, insanlığımız mı? Yoksa Devlet bayrak sevgimizi mi? böyle politika olmaz olsun, ancak Milletimiz tüm olup bitenin farkında Ocak 2023 ten sonra ülkemizde çok güzel olayların olacağı emareleri ortada, biraz daha sabır gösterip bekleyebilirsek güzel günler çok yakın gibi gözüküyor.