Anahtar Deliği 18.05.2026 KTÜ kendi mensuplarının hedefinde

Anahtar Deliği'nin 18 Mayıs 2026 tarihli köşesinde önemli konuların altı çizildi.
Anahtar Deliği 18.05.2026 KTÜ kendi mensuplarının hedefinde

KTÜ KENDİ MENSUPLARININ DA HEDEFİNDE

Yıllar yılı yarışma, araştırma-geliştirme, bilim ve akademik projelerle anılmasına alıştığımız Karadeniz Teknik Üniversitesi, uzun bir süredir yönetim ve imaj sancısı çekiyor. Sarsıcı dijital paylaşımlarıyla mensuplarını, mezunlarını, çalışanlarını ve Trabzon’u gerilime sürükleyen yönetim anlayışı, bir de bu skandalların arkasında olduğunu deklare edince, araya girenlere rağmen bölgede nabız bir türlü düşürülemedi.

İddialara göre Rektör Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı bu konuda kurmaylarını da dinlemiyor. Önce Amed’i, ardından Galatasaray’ı kutlama mesajları, bir de ortaya çıkan infiale karşılık verilen “yola devam” imajları ile hem kampüs hem de şehir inanılmaz gerildi.

KTÜ’nün sosyal medya hesapları hakaret içerikli yorumlarla sarsılırken, okulun telefonları da tepki aramalarıyla kilitlendi. Tam bunların üzerine Çuvalcı’nın, eski defterleri açarak soruşturma geçirip aklanmış isimleri yeniden açığa aldırmaya yöneldiği iddiaları iç barışı iyice sarstı.

Üniversite içerisinde de önemli bir muhalif grup tezahür etti. Bu grup sadece imaj için değil, rektörün değişmesi için de uğraşıyor.

Her an affını isteyebilir!

İmaj paylaşımlarının mezunları ya da öğrencileri çok da etkilemeyeceğini düşünmüştük ancak öyle olmadı. Açıkça görüldü ki KTÜ gibi bir bilim devinin takipçi sayısı her gün ciddi oranda düştü. Hâlen de düşmeye devam ediyor.

Akademik Ar-Ge çalışmaları yürüten hocalara eskisi gibi destek sağlanmadığı, özgün projelere ilgi gösterilmediği, üzerine vazife olmayan işlere bulaşan idarenin toplantı ve lansmanlara bile katılmadığı dillendiriliyor. Bunlardan birkaçına denk geldik; ortamda hocalar, uzmanlar, dekanlar ve ajans temsilcileri vardı, yönetim yoktu.

Akademisyenler bizzat arayıp, “Hocam yeni ulusal proje geliştirdik, neden yönetim katından hiç kimse katılmadı?” şeklinde sitemlerde bulundu.

KTÜ bu şekilde ancak kendi kimliğine zarar veriyor ancak bu durumun çok uzun sürmeyeceği konuşuluyor.

Bir iddia ile tamamlayalım: Herhangi bir nedenle Trabzonspor’un karşısında duran hiçbir lider ve yönetici bugüne kadar makamında kalamadı. “Tarih tekerrürden ibaret...”

Bunca şikâyetin karşılıksız kalmayacağı, orta vadede ağır bir “özür” veya “affını isteme” gelişmesinin yaşanabileceği ifade ediliyor.

ktu

***

ALNI YARALI KAHRAMAN SORUNSALIMIZ

Turizm sezonu açıldı. Trabzon’a doğudan girişler ortalama üç kat artacak. Şehrin doğu silüeti ve karşılama imajı ise gerçekten çok kötü durumda.

Kent merkezindeki ortak yapılanma, estetik sütunlar, aynı renk ve formdaki tabelalar takdir topluyor. Zor gelse de esnaf bu gibi imaj çalışmalarını destekledi. Ancak Değirmendere, Çömlekçi ve Boztepe hattında misafirleri ilk karşılayan görüntüler bir türlü düzelmedi; hatta böyle bir konu gündeme bile getirilmedi.

Çömlekçi, TOKİ yapılanmasıyla tarihi kimliğinden uzaklaştı. Değirmendere denince akıllara hâlâ trafik geliyor. Boztepe’nin ise bazı bölümlerine adeta hiç dokunulamıyor.

Doğu silüeti gibi bir kaygı var mı?

Evet, özellikle Boztepe! Tepenin doğu yamaçlarındaki çirkin yapılaşma nedeniyle Trabzon burada “alnı yaralı kahraman” benzetmesiyle anılıyor.

Tarihi Değirmendere Köprüsü yaklaşık 1 yıldır, “çökme korkusu” nedeniyle kapalı. Havalimanı-Meydan hattında, özellikle iç yol yoğunluğunda yaşanan trafik açmazı ise bir türlü çözülemedi.

Bu taraftan kente giriş yapan kafileler ve misafirler, Boztepe sırtlarının kötü görüntüsüne hem şaşırıyor hem de büyük üzüntü duyuyor.

Belediye meclis toplantılarında sık sık birbirine giren yöneticilere buradan soralım: Trabzon’un doğu silüeti hakkında bir kaygınız var mı?

trabzon

***

ABD HACIOSMANOĞLU’NUN SON ŞANSI MI?

İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı döneminde hakem yönetimlerinden büyük zarar gördüğünü düşünen ve tarihi cezalar alan Trabzonspor camiası, Hacıosmanoğlu’nun son açıklamalarıyla adeta sarsıldı.

Federasyon Başkanı’nın, “Ben Trabzonsporluyum. Bir hakeme müdahalem olsa aleyhine penaltı verdirtmem. Lehine verilmeyenleri de verdirtirim” anlamına gelen açıklamaları sonrası taraftarlardan, “Bu ne lahana, bu ne perhiz turşusu” şeklinde tepkili yorumlar geldi.

Bordo-mavili takımın sahada en büyük mağduriyetleri onun döneminde yaşadığını savunan taraftarlar, koro hâlinde 100 dakika boyunca küfür eden İstanbul kulübü taraftarlarına hiçbir işlem yapılmazken, Trabzonspor tribünlerinin Galatasaray maçının ardından topluca ceza aldığını hatırlattı.

Taraftarlar, Hacıosmanoğlu’nu özellikle adalet, beyanat ve temsil konularında son derece tutarsız bulurken, ABD’de önümüzdeki ay başlayacak olan FIFA 2026 Dünya Kupası’nın, onun için son şans olacağı görüşünde birleşiyor.

Sadece Hacıosmanoğlu değil, Galatasaray’a yakınlığıyla eleştirilen Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “değişecekler listesine” girdiği yönündeki yorumlar güçlenmiş durumda.

Aslen Rizeli olan Bakan Bak, Aslantepe Vadisi temel atma töreninde, “Büyük Galatasaray için, şampiyon Cimbom için, Türkiye Milli Takımı için hep beraber çalışmaya devam edeceğiz” şeklindeki tartışmalı ifadeleriyle gündem olmuştu. Aynı dönemde Galatasaray’ın, görülmemiş hakem kıyaklarıyla sezon bitmeden şampiyon olduğu yönündeki eleştiriler de kamuoyunda geniş yankı bulmuştu.

Türk spor kamuoyunu sarsan bu açıklamaların ardından, Rizeli Bakan’ın da Dünya Kupası sonrasında görevine devam edemeyeceği yönündeki Ankara kulisleri iyiden iyiye konuşulmaya başlandı.

ABD-Meksika-Kanada ortaklığında düzenlenecek Dünya Kupası, 11 Haziran’da başlayacak. Yakın kaynaklara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her iki isimle de uzun süredir görüşmediği öne sürülüyor.

Türk Milli Takımı büyük bir başarı elde ederse, TFF Başkanı ve Spor Bakanı için yalnızca sürecin biraz daha uzayacağı ifade ediliyor.

Kamuoyunda, “Milli Takım Dünya Kupası’na gidemeseydi her ikisi de görevden alınacaktı” görüşü hâkim. Tartışmalı kararlar ve özellikle son açıklamalar nedeniyle iki ismin yeni sezonda görevde olmayacağı yönündeki idari tasarruf iddialarında ise şu ana kadar herhangi bir esneme olmadığı belirtiliyor.

Kulis haberlerini en yakından takip edenlerin başında ise elbette baş mağdur olduğunu düşünen Trabzonspor camiası ve bordo-mavili taraftarlar geliyor.

haciosmanoglu

***

TRABZON’DA NEDEN SAHTE ÇAKAR YOK?

Çakarlı araç sorunu ülke genelinde giderek yaygınlaşırken, fark ediyorsanız Trabzon’da bu konu neredeyse hiç gündeme gelmiyor. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi metropollerde; bu şehirler arasındaki yollarda sıklıkla polis kontrollerine takılan, bazıları ciddi olaylara karışan ve içinden farklı profiller çıkan bu çakarlı araçlara bölgede neden rastlanmadığı merak ediliyor.

Kısa bir araştırma, sosyal anket ve uzman değerlendirmeleriyle kayıtlı olmayan bir cevaba ulaştık: Trabzon ve çevresinde sahte çakar sistemi kullanımına karışan, “çakma çakarlı araç” olarak tanımlanabilecek araçların olması oldukça zor. Çünkü böyle bir durum yaşandığında polisten önce diğer sürücülerin ve vatandaşların tepki göstereceği yönünde güçlü bir kanaat bulunuyor.

Adı geçen metropollerde çakarlı araç gördüğünde hemen yol veren sürücüler çoğunluktayken, “Trabzon’da böyle bir şey yaşansa sahte çakarlı aracı direkt fark ederiz ve kolluktan önce biz müdahale ederiz” diyenlerin sayısı da az değil. Dışarıdan gelenler arasında da “Böyle bir şey yaşanmaz, çünkü burada böyle bir şey olsa önce Trabzonlular tarafından engellenip sorgulanır” görüşü öne çıkıyor.

Trabzon için “pahalı şehir” yorumu sık sık yapılıyor ve bu zaten bilinen bir gerçek. Ancak bakış açısı biraz değiştirildiğinde, orta ölçekli bir büyükşehirde yaşamanın bazı avantajlarının da olduğu görülüyor. Çakarlı araçlar genellikle en sağ şeritten, yani emniyet şeridinden seyrediyor. Bunun cezası 11.601 TL. Haksız ve kanunsuz çakar montajı yaptıran sürücüler ile araç veya firma sahibine öngörülen ceza ise 96.000 TL. Ayrıca trafiği tehlikeye atma cezası da uygulanıyor ve bu da 58.218 TL.

Sonuç olarak, kolay kolay kimse bu maliyetleri üstlenmek ve 4 yıla kadar hapisle yargılanma riskini almak istemiyor. Trabzon’da sahte çakarlı araçların olmamasının nedeni olarak da şu görüş dile getiriliyor: “Polisten önce Trabzonlular’a yakalanacağı için yok!”

Ve genel kanaat şu şekilde özetleniyor: Trabzon gerçekten de birçok yönüyle en güvenli şehirlerin başında geliyor.

cakar

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum