Anahtar Deliği 17.05.2026 Verilmeyen kupa üzerinden Ahmet Kaya vuruşu
VERİLMEYEN KUPA ÜZERİNDEN KAYA VURUŞU
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın, Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaptığı son çıkış gündeme damga vurdu.
Trabzonspor’un İstanbul Kartal’daki projesi üzerinden yaşanan tartışmada tansiyon bir anda yükseldi. Adalet ve Kalkınma Partisi sıralarından gelen “İBB, Trabzonspor’u engelliyor” eleştirileri üzerine Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya sert konuştu:
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Başkan Ekrem İmamoğlu, Trabzonspor’un Kartal’daki projelerini her zaman destekledi. İBB Meclisi, imar planı yapma hakkının elinden alınmasına ilkesel olarak itiraz ediyor. Siz asıl 2010-2011 şampiyonluğunun hesabını verin. Trabzonspor’u çok savunuyorsunuz ya; 2011 kupası hâlâ Fenerbahçe’nin müzesinde. O kupanın neden orada olduğunu herkes biliyor. Madem Trabzonspor’u bu kadar düşünüyorsunuz, anasının ak sütü gibi helal olan 2010-2011 kupasını gidin oradan aldırın ve Trabzonspor’a teslim edin.”
Nereden baksan tutarsızlık!
Trabzonspor her ne kadar siyaset üstü bir değer olsa da her dönemde politik arenalarda konuşulan, tartışılan hatta kullanılan bir güç oldu.
Adaletin tecellisi için o kupanın Trabzon’a getirilmesi şart!
Elbette bunun gerçekleşmesi mevcut konjonktürde imkânsız gibi görünüyor.
Elbette kupanın kimde olduğunu da 7’den 70’e herkes biliyor.
Evet; kupanın gerçek sahibine iadesi bugünkü koşullarda zor…
Ama İstanbul kulüplerinin milyarlık borçları silinirken, transferlerine açıkça devlet desteği sağlanırken…
Kamu taşınmazları bir bir büyük kulüplere devredilirken…
Yöneticileri en ağır suçlamalardan bile “imza adli kontrolü” tedbirleriyle adeta sıyrılırken…
Kartal arazisinin devredilememesi ya da her siyasi tartışmada konunun dönüp dolaşıp Trabzonspor’a getirilmesi nedir?
Son tartışmanın yaşandığı meclis masalarında, üye sayısı kadar Trabzonspor bayrağı bulunduğunu biliyoruz.
Ama kupamız hâlâ Fenerbahçe’de…
Bu durum haksızlık ve tutarsızlık değilse nedir?

***
SU BİLE ATEŞ PAHASI, EMEKLİLER NE YAPSIN?
“Bedava yaşıyoruz, bedava / Hava bedava, bulut bedava / Dere tepe bedava / Yağmur çamur bedava / Otomobillerin dışı / Sinemaların kapısı / Camekanlar bedava / Peynir ekmek değil ama / Acı su bedava / Kelle fiyatına hürriyet / Esirlik bedava / Bedava yaşıyoruz bedava.”
Böyle yazmış Orhan Veli.
“Bedava” şiiri ilk kez 1949’da şairin son şiir kitabı Karşı’da yayımlanmış.
Bugüne kadar okunagelmiş ve klasiklerimiz arasına girmiş.
Trabzon maalesef hayatın en pahalı yaşandığı şehir olma liderliğini sürdürüyor!
Hava tartışılır; su bedava değil.
2025’te metreküp için haneler en son 23,90 TL, iş yerleri 64,80 TL, inşaatlar ise 108 TL ödedi.
2026’nın yarısına gelmeden bu rakamlar; haneler için 51,77 TL’ye, iş yerleri için 64,80 TL’ye, şantiye ve inşaatlar için ise 129,60 TL’ye çıkarıldı.
Ama bitmedi…
Bugünlerde yeni zam hazırlığı var.
Emeklinin bayram ikramiyesi 4 bin lirada kaldı. Hangi algoritma üzerinden oranlama yapılıyorsa somut olarak biliyoruz ki birçoğu bu rakamı da alamıyor. Yani ATM’ye giden emeklinin yüzde 90’ı 4 bin lira çekemiyor.
İkramiyenin iki yıldır artmadığı yerde, su faturalarımız neden ve nasıl iki-üç katına çıktı; kaçak mı var, saatler mi bozuldu diye düşünenler için ve özellikle emeklilerimiz adına yukarıdaki rakamları açık kaynaklardan derledik.
Son iki yılda suya 5 kez zam gelmiş.
Elektrik, ulaşım, gıda, iletişim ve hatta ekmeğe; 81 il genelinde nedense en pahalı şekilde ulaşılmasıyla ünlü Trabzon, en yoğun yağış alan şehirlerin başında gelmesine karşın tam bir yaşam paradoksu halinde bugünlerde haklı olarak TİSKİ’yi ve su politikasını sorguluyor.
“Kelle fiyatına hürriyet” konusuna hiç girmeyelim…
Orhan Veli’nin bedava dediği “Acı su”dan eser kalmadı.
Musluktan akanı da ateş pahası!

***
ŞİMDİ DE YEŞİLTEPE-TANJANT HATTI KAPANDI
Trabzon bir yandan Meydan Üstgeçidi’ni, diğer yandan Reşadiye Viyadüğü’nü konuşup tartışırken; Trabzonspor ve Yeşiltepe bulvarları neredeyse tamamen trafiğe kapandı.
Bu köşelerde sıkça eleştirdiğimiz şoför ve dolmuşçu esnafı büyük zorluk çekiyor.
Sahildeki keşmekeş, zorunlu tıbbi ve teknik raporlar, artan cezalar, meydandaki yeni uygulamalar derken; kaplaması yenilenen yollarda inşaatların bir türlü bitmemesi, özellikle trafik yoğunluğunun en üst düzeyde yaşandığı İnönü-Yeşiltepe hattında herkesi zor durumda bıraktı.
Meydan-Fatih hattının Trabzonspor Bulvarı geçişinde araçlar haftalardır ilerleyemiyor.
Okullar bölgesi, Millet Bahçesi ve hastanelerin yer aldığı bölgeden güçlükle geçilse de Yeşiltepe’ye ulaşmak neredeyse imkânsız hale geldi.
Nitekim daha önce Yeşiltepe Durağı’nın ve semt pazarının bulunduğu merkezi nokta, bulvarla kapatıldı!
Servisler, dolmuşlar, vatandaşlar, hatta devlet erkânı bile buradan geçerken bugünlerde alternatif yol arıyor.
Dikkatler sahilde ve meydandayken, sahi ne oldu?
Yeşiltepe-Tanjant hattı neden kapatılıyor?

***
OKUL SERVİSLERİ VE EKİPLERİN DUYARLILIĞI
Trabzon Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube ekiplerinin en hassas olduğu konuların başında, yakın geçmişte şehrin 11 noktasında yapılan radar uygulamaları geliyordu. Yoğun tepki ve eleştiri alan bu uygulamalara ve birkaç farklı sebebe bağlı olarak il müdürü değişimi yaşandı.
Yeni İl Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu; milliyetçi duruşu, esnafa ve sivil yapılara yakınlığı, vatandaş odaklı yaklaşımı ve Trabzonsporluluğu ile tanınıyor.
Ali Müdür; genel asayiş, MOBESE, turizm ve trafik uygulamalarından vazgeçmedi. Ancak vatandaşı ve sürücüleri zor durumda bırakacak bazı tasarrufları da geri çekti.
Geçtiğimiz ay yaşanan ve hepimizi derinden yaralayan okul saldırılarının ardından Ali Müdür, en büyük hassasiyeti okullara gösteriyor.
Okul ve öğrenci yoğunluğuna karşı personel yetersizliğini bahane etmeden, her bölgede sabahın ilk saatlerinden itibaren seri önlemler aldırıyor.
Servislerde; yönetmelikle belirlenen araç standartları, camların şeffaflığı ve temizliği, şoförlerin yeterlilikleri, rehber personel bulundurma zorunluluğu ve taşıma kurallarına uyma mecburiyeti bulunuyor. Hepsi öğrencilerimiz için…
Bu çerçevede ekipler en çok okul önlerini ve servisleri kontrol ediyor.
Fakat ekiplerin, okul servisleri doluyken müdahalede bulunmaması dikkatimizi çekti.
Öğrenciler tedirgin olmasın, okula geç kalmasın diye trafik ekipleri dolu servisleri durdurmamaya özellikle özen gösteriyor. Hatta denetimler, araçlar okul bölgesinden uzaklaştıktan sonra yapılıyor.
Öğrenciler indirildikten sonra ise okul servislerinin gerekli şartları taşıyıp taşımadığı titizlikle inceleniyor.
Sorumluluklar fazla… Cezalar ağır… Ancak hepsi öğrencilerin güvenliği için yapılıyor.
Emniyetin sosyal hassasiyetleri çok önemli.
Çocukların ve gençlerin korku ve endişe duymak yerine polisleri ve polislik mesleğini sevmeleri açısından bu tür duyarlı tutum ve yaklaşımlar çok güzel örnekler oluşturuyor.
Bu arada her okulun girişinde görevlendirilen ve saat 08.00’den önce görev başı yapan “bekçi abiler” de çok sevildi.
Hem okul yönetimleriyle hem de öğrencilerle kurdukları güçlü iletişim, emniyet bekçilerinin zaman zaman sorgulanan imajını bir anda ciddi seviyede yükseltti.
İyiye iyi, doğruya doğru demek de kamusal görevimiz. Destekliyoruz.


