İlk sahur bu gece - İşte dikkat edilmesi gerekenler

2017 yılının Ramazan ayı geldi. İslam Alemi bu gece ilk sahura kalkarak yarın ilk oruçlarını tutacak. İlk sahurda dikkat edilmesi gerekenler.

Yaşam 27.05.2017, 00:46 27.05.2017, 11:57
İlk sahur bu gece - İşte dikkat edilmesi gerekenler

İslam dininin ana ibadetlerinden biri de Ramazan ayında oruç tutmaktır. Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına gelmiş olan herkese farz olan Oruç ibadeti için bu gece ilk sahura kalkılacak. Ramazan ayında dikkat edilmesi gerekenler haberimizde…


ORUCA NASIL NİYET EDİLİR?

Orucun en önemli şartlarından olan niyet, Ramazan ayının başlamasıyla birlikte tekrar tartışma konusu haline geldi. Peki sahur vakti içilen son bardak suyun ardından nasıl niyet edilmesi gerekiyor?

Farz olan oruçlarda şafak sökmeden niyet etmek farzdır. Allah Resûlü Sallallahu Aleyhi Vesellem, “Fecirden önce oruca niyetlenmiyenin orucu yoktur” buyurmaktadır. Yine “Oruca geceden niyetlenmeyen kimsenin orucu yoktur” buyurmaktadır.

Niyetin yeri kalptir. Allah Rasulü Sallallahu Aleyhi Vesellem ve Ashab’ından niyetlerini dil ile söyledikleri asla nakledilmemiştir.

Niyet zamanı itibariyle oruçlar ikiye ayrılır:

TRABZON İMSAKİYESİ İÇİN TIKLAYIN

İlk sahur bu gece - İşte dikkat edilmesi gerekenler

1- Akşamdan itibaren gündüz kuşluk vaktine kadar niyet edilebilen oruçlar:

Bunlar Ramazan ayında tutulan, belirli günlerde tutulması için adanan oruçlar ile nafile olarak tutulan oruçlardır.

Bu oruçlara geceleyin imsak vaktinden önce niyet edilebileceği gibi gündüz kuşluk vaktine kadar da niyet edilebilir. Ancak gece niyet etmek daha faziletlidir.
Gündüz oruca niyetin caiz olması, imsaktan sonra bir şey yemeyip içmemeye ve orucu bozan bir iş yapmamaya bağlıdır. Eğer oruca aykırı bir şey yapılmış ise gündüz niyet caiz olmaz.

2- İmsak vaktinden önce geceleyin niyet edilebilen oruçlar:

Bunlar da; Ramazan ayında tutulamayıp başka zamanda kaza edilen Ramazan oruçları ile her çeşit keffaret oruçları, başlanıpta bozulan nafile oruçların kazası ve mutlak olarak adanan (zamanı belirlenmeyen) oruçlardır.

Bu oruçlar için belirlenen bir vakit olmadığından bunlar için imsaktan önce geceleyin niyet etmek lazımdır. Bu oruçlara tan yeri ağırdıktan yani imsak vakti geçtikten sonra niyet edilmez.

Ramazan orucuna akşamdan itibaren kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir. Şöyle ki: Normal olarak oruca sahur yemeğini yedikten sonra niyet edilir. Ancak sahurda uyanamayıp yeme içme zamanının bittiği imsak vaktinden sonra kalkan bir kimse, güneş doğmuş olsa bile, kuşluk vaktine kadar o günün orucuna niyet edebilir. Yeter ki, imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir şey yapmasın.
 
Niyet esasen kalb ile olur. Yani geceleyin, yarın oruç tutacağını kalbinden geçiren kimse niyet etmiş demektir. Oruç tutmak düşüncesi ile sahur yemeğine kalkan kimsenin bu düşüncesi de niyettir. Oruca kalb ile niyet etmek yeterlidir. Ancak kalb ile yapılan bu niyeti dil ile söylemek daha iyidir. Bu sebeple oruç tutacak olan kimse, hem içinden niyet etmeli hem de dil ile: “Niyet ettim Ramazan-ı Şerif’in yarınki orucuna” demelidir.

Her günün orucuna ayrı niyet etmek gerekir.

Ayrıca sahura kalkmak istemeyen bir kimse akşamdan sonra yarının orucuna niyet edebilir, geceleyin kalkıp tekrar niyet etmesi gerekmez.

ORUÇTA NİYETİN HÜKMÜ NEDİR?

İbâdet niyet ile olacağı için oruç ibâdetinde de niyet şarttır. Niyet, asıl insanın kalbindedir. Yarın oruç tutacağını bilmek ve içinden geçirmektir. Dil ile söylemek ise, şart olmamakla beraber sünnettir. Gece sahura kalkmak da niyet yerine geçer.

İlk sahur bu gece - İşte dikkat edilmesi gerekenler

ORUCA NE ZAMAN NİYET EDİLMELİDİR?

Ramazan orucuna, zamanı belirlenmiş adak orucuna ve nâfile oruçlara; akşamdan itibaren ertesi günü kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir. Ramazan orucunun kazası ile vakti belirtilmemiş adak orucuna, nâfile olarak başlanıp bozulmuş oruçların kazâsına ve keffâret oruçlarına niyet ise, akşamdan itibaren imsâk vaktine kadar yapılır. Bu vakitten sonra yapılan niyetle bu oruçlar sahih olmaz. Şâfiîlere göre, nâfile oruç için, güneş batana kadar niyet câizdir. Yeter ki niyete kadar orucu bozucu birşey yapılmasın.

- Bir kimse geceleyin herhangi bir oruç için niyet ettiği halde, imsâk vaktinden önce bu niyetinden dönse, bu dönme sahihtir.

- Ramazan-ı şerîfin her günü için ayrı niyet lâzımdır. Çünkü araya geceler girmekte ve her günün orucu, ayrı bir ibâdet sayılmaktadır.

- Bir kazâ orucuna güneşin doğuşundan sonra niyet edilse, o oruç kazâ yerine geçmez, nâfile oruç tutulmuş olur. Kazâ oruçlarına mutlaka imsâk vaktinden önce niyet edilmesi şarttır.

- Bir kadın, henüz hayız hâlinde iken geceden oruca niyet etse, imsâk vaktinden evvel de hayız hâlinden çıksa, niyeti sahih olur, oruç tutması gerekir.





ORUÇ NEDİR? ORUÇ NEDEN TUTULUR?

Oruç ayı olan Ramazan ayı, birçok hikmeti ihtiva eder. İdrak etmekle manevi açıdan huzur bulunan ve sevinç duyulan bu ayda sayısız nimetlerin kıymeti hatırlanıyor, geçici lezzet ve duygulardan vazgeçilip Yüce Allah’ın emir buyurduğu oruç ibadeti ile sonsuza dek sürecek manevî hazlara ulaşmanın sırrına eriliyor.

Oruç; insanın azim, sebât, kanâat, metânet ve sabır gibi ahlâkî güzelliklere sahip olmasına, aç kalarak nimetlerin kıymetini bilmesine ve bu vesîle ile yoksulların halini düşünüp onlara merhamet ve şefkat hisleriyle yaklaşmasına sebep olur.

İşte bu özelliği ile Ramazan, nefislerin terbiye edildiği, yoksulların doyurulup gözetildiği, sevap ve mükafatın arttığı; af ve mağfiretin çokça ihsan edildiği bir aydır.

Tutulan oruçları, kılınan teravih namazları, okunan hatim ve mukabeleleri, iftar ve sahurları, dua, tövbe, zikir ve niyazları ile baştan sona bir feyz, rahmet ve bereket ayıdır.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) oruç tutmanın önemini şu hadisi ile vurgulamıştır: "Oruç, ateşe karşı siperdir. Sizden biriniz oruçlu bulunduğu günde fena söz söylemesin; kavga etmesin. Şayet birisi ona söver veya ona çatıp çekişirse, “Ben oruçluyum.” desin."

İlk sahur bu gece - İşte dikkat edilmesi gerekenler

SAHURDA VE İFTARDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Trabzon Halk Sağlığı Müdürü Dr. Köksal Hamzaoğlu, Ramazan ayında beslenme şekli konusunda uyarılarda bulundu.

“Ramazan ayı, oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir aydır. Bu yıl da sıcak yaz günlerine rastlaması nedeni ile oruç tutanların sağlıklarına daha fazla önem vermeleri, iftar ve sahur menüleri konusunda daha dikkatli olmaları gerekmektedir.” diyen Hamzaoğlu, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü;

“Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az iki öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Sahura kalkılmaması  ya da sahurda sadece su içilmesinin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 17  saat olan açlığı, ortalama 20 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durulması uygun olacaktır.

Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da iftar sofraları için hazırlanan yiyecekler ve bunların tüketim miktarlarıdır. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir, hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir.

SIVI TÜKETİMİNE DİKKAT!

Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir.
Günde ortalama en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içmeye, bununla birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda vb. sık sık tüketmeye özen gösterilmelidir.

ORUÇ TUTANLAR İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

•    Oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.

•    Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra  aralıklarla ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenin.

•    Yemeklerinizi hızlı yemekten kaçının, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.

•    Sahur öğününüzü atlamayın, mutlaka yapın.

•    Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edebilirsiniz.

•    İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Hem enerji veren, hem de kan şekerini dengeli bir şekilde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna vb.) tercih edin.

•    İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edin.

•    Susama hissi duymasanız bile iftar ve sahur arasında sık sık su için. Suya ek olarak kafein içeren içecekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz.

•    Yemekleri pişirme yöntemlerinin de önemli olduğunu unutmayın. Özellikle ızgara, haşlama, fırında buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin.

•    Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden uzak durun.

•    İftardan 1-2 saat sonra kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olacaktır.

•    Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için sıvı tüketiminize dikkat edin. Ek olarak, yemeklerde lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, hoşaf ve kompostolar, hurma, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edebilirsiniz.”


Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber

Yorumlar (1)
Süleyman Özmen 4 yıl önce
Dikkat edilmesi gereken Diyanetin uyduruk Takvimine uymamaktır, Kur'an-Kerim, Hadîs'i Şerîfler,İslam Fıkhını esas almayıp sade Asronomiyi esas alırsan olmaz zaten bu Takvim 1982 yılında Fetö tarafından icat edildi cahil Halkta hiç sorgulamadan balıklama atladı.Bu Takvimde Vakitler yanlış hesaplanmıştır bilinçli olarak, biraz araştırın koyun olmayın

Gelişmelerden Haberdar Olun

@