Turhan Çömez Trabzon'dan iktidara yüklendi: “İki elimiz yakanızda, Millet sandıkta konuşacak!”
İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Haber61’e yaptığı özel açıklamalarda Türkiye ve Trabzon gündemini değerlendirdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun katılımıyla Trabzon’da düzenlenen “Bayrak Açıyorum” mitingi için kente gelen İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Haber61 Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Lakot’un sorularını yanıtladı.
Trabzon’daki temasları sırasında esnafın ekonomik sorunlarına dikkat çeken Çömez; ülke gündemindeki siyasi tartışmalar, fon vurgunu iddiaları, ekonomik tablo ile çay ve fındık üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Trabzon’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çömez, şehirde hem ekonomik sıkıntılara hem de değişim beklentisine tanıklık ettiğini söyledi.

TRABZON’DA ESNAF FERYAT EDİYOR: ÇOK CİDDİ BİR İŞ YOKLUĞU VAR
Trabzon’a yaklaşık 25 yıl aradan sonra geldiğini belirten Turhan Çömez, kentte karşılaştığı ilgiden memnuniyet duyduğunu ifade etti. İYİ Parti’ye yönelik güven ve beklentinin arttığını savunan Çömez, vatandaşların değişim istediğini söyledi.
Trabzon ziyaretinde özellikle esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Çömez, şu ifadeleri kullandı:
“Esnafta büyük bir krize şahit oldum. Çok ciddi bir iş yokluğu var, esnaf feryat ediyor. İşlerin azlığından, hayat pahalılığından ve alım gücündeki düşüşten muzdaripler. Bunun yanı sıra vergilerden ve kendilerine kesilen cezalardan da büyük ölçüde şikâyetçiler. Sokaklarda büyük bir ekonomik krizin yansımasını görüyorsunuz. Her kesimde buna tanık oluyorsunuz.”
Sokaklarda ekonomik sorunların yanı sıra değişim isteği de gördüğünü belirten Çömez, vatandaşların İYİ Parti kadrolarına güven duyduğunu öne sürdü. Önümüzdeki seçimlere ilişkin değerlendirmesinde ise yüksek katılım beklentisini dile getirerek, “Tarihin en yüksek katılımlı seçimi olacaktır bu önümüzdeki seçimler. Sokaklarda demokratik bir devrim yaşanacaktır. Vatandaş sandıkta demokratik bir tokat atacaktır” dedi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE OLSUN AMA GİTTİĞİNİZ YOL DOĞRU DEĞİL”
Türkiye’nin terörden arındırılması gerektiğini belirten Turhan Çömez, ancak bunun terör örgütü elebaşıyla pazarlık yapılarak gerçekleştirilemeyeceğini savundu. Hükümetin izlediği politikayı eleştiren Çömez, terörle mücadelenin ekonomik, demokratik, hukuki, siyasi ve diplomatik adımlarla yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Çömez, “Bu ülkede sorun var mı? Var. Terörle mücadele edilmesi gerekiyor mu? Elbette gerekiyor. Türkiye terörsüz olsun mu? Evet, olsun. Ancak sizin gittiğiniz yol doğru değil. Önünüze konan projeyi uygulamaktan vazgeçin. Gelin, topyekûn mücadele edelim. Terör örgütü elebaşıyla pazarlık yapmayın” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti olarak sürece başından itibaren karşı çıktıklarını belirten Çömez, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk milletinin bu yaklaşımı kabul etmemesi gerektiğini dile getirdi.
FON VURGUNU İDDİALARI İÇİN KOMİSYON ÇAĞRISI
Röportajda fon vurgunu iddialarına da geniş yer ayıran Turhan Çömez, olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi. İYİ Parti olarak konunun incelenmesi amacıyla Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını istediklerini ancak bu taleplerinin karşılık bulmadığını belirtti.
Çömez, fon vurgununa ilişkin iddiaların önceden bilindiğini savunarak, sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi:
“Genel Başkanımız bir yıl önce borsada manipülasyon ve soygun olduğunu söyleyerek uyarıda bulundu. Ancak gerekli adımlar atılmadı. Bu vurgun göz göre göre geldi. Şimdi soruyoruz: Bu çete kim? Çetenin başında kim var? Çeteyi kim koruyor? Hangi siyasiler, hangi bürokratlar ve hangi medya mensupları bu işin arkasında?”
Olayda sorumluluğu bulunduğunu öne sürdüğü kişi ve kurumların açıklanması gerektiğini söyleyen Çömez, Meclis’te araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineledi. Fon sürecinin yalnızca belirli isimler üzerinden açıklanamayacağını savunan Çömez, ilgili kurumların da sorumluluklarının araştırılmasını istedi.
“Bu hırsızları açıklayın. Bu çetenin elebaşını ve arkasında kimlerin olduğunu ortaya çıkarın. Bugün açıklamıyor olabilirler ancak yarın biz iktidara geldiğimizde o kayıtların hepsi orada duruyor. Tek tek hesap soracağız” diyen Çömez, konunun takipçisi olacaklarını ifade etti.
“MEMLEKET ÖFKEYLE DEĞİL, HUKUKLA VE ADALETLE YÖNETİLİR”
Fon vurgunu iddialarının Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çömez, ülkede zaten derin bir ekonomik kriz yaşandığını savundu. Çiftçiden esnafa, sanayiciden hayvan yetiştiricisine kadar birçok kesimin ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Çiftçinin borç yükünün arttığını, tarlaların satışa çıktığını ve traktörlerin icralık olduğunu söyleyen Çömez, sanayicinin de artan maliyetler nedeniyle uluslararası rekabette zorlandığını ifade etti.
Çömez, Türkiye’nin borç yüküne ve faiz giderlerine ilişkin değerlendirmesinde, “Önümüzdeki yıl günde 11 milyar lira faiz ödeyeceğiz. Böyle bir ülke ayakta durabilir mi? Yatırım, istihdam, üretim, teknoloji ve ihracatla ekonomiyi kalkındırmak yerine borçla ekonomi yürütülmeye çalışıldı” dedi.
Fon vurgunu iddialarının ise mevcut ekonomik tabloyu daha da ağırlaştıracağını öne süren Çömez, borsada güven kaybı yaşandığını, piyasada likidite sıkıntısının başladığını ve yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelik güveninin zedelendiğini savundu.
İktidarın olayla ilgili sorumluları açıklaması ve yargının gereğini yapması gerektiğini belirten Çömez, “Sayın Erdoğan çok kızgınmış, çok sinirliymiş, çok öfkeliymiş. Evet, öfkelenmekte haklı olabilir ancak memleket öfkeyle yönetilmez. Memleket hukukla ve adaletle yönetilir. Yargı gereğini yapsın” ifadelerini kullandı.
“ÇAY ÜRETİCİSİ DE ÇAYI SATAN DA TÜKETEN DE KAN AĞLIYOR”
Trabzon ve Karadeniz Bölgesi’nin temel geçim kaynakları arasında yer alan çay ve fındık üreticilerinin sorunlarına da değinen Turhan Çömez, tarım sektöründe ciddi sıkıntılar yaşandığını söyledi.
Çay üreticisinin artan maliyetler karşısında yeterli kazanç elde edemediğini, fındık üreticisinin ise düşük fiyat, yükselen girdi maliyetleri ve kahverengi kokarca zararlısı nedeniyle zor durumda olduğunu belirten Çömez, üreticinin desteklenmemesi halinde tarımsal üretimin daha da gerileyeceği uyarısında bulundu.
Çömez, “Trabzon’da çay üreticisi kan ağlıyor. Maliyetleri karşılayamadıklarını söylüyorlar. Aynı şekilde fındık üreticisi de perişan durumda. Hem maliyetlerin artması hem yeterli fiyatın verilmemesi hem de kahverengi kokarca nedeniyle üretimde yaşanan düşüş, fındık üreticisini ciddi sıkıntıya sokuyor” dedi.
Fındığın yalnızca ham madde olarak satılmaması, işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerektiğini savunan Çömez, çay ve fındığın dünya pazarlarında markalaşmasının önemine dikkat çekti.
Çay sektöründeki çelişkiye de değinen Çömez, üreticinin düşük fiyatlardan, tüketicinin ise yüksek satış fiyatlarından şikâyet ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Dünyanın hiçbir yerinde çay üreticisinin, çayı satanın ve çayı tüketenin aynı anda kan ağladığı bir mekanizma yok. Çay üreticisi fiyatın düşük olduğunu, maliyetlerini karşılayamadığını söylüyor. Kahvehaneye gidiyorum, çayın fiyatının yüksek olduğunu ve alamadığını söylüyorlar. Vatandaşa soruyorum, emekli olduğunu ve çay içecek parasının bulunmadığını anlatıyor. Böyle bir ekonomi modelinin izahı yok.”
“ÇAYI VE FINDIĞI DÜNYA PİYASALARINA TAŞIYACAĞIZ”
İYİ Parti iktidarında yerel ekonomiye önem vereceklerini belirten Çömez, çay ve fındık üreticilerinin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ürünlerin dünya pazarlarında daha yüksek katma değerle değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Çömez, şöyle konuştu:
“Çay üretimi bizim için çok kıymetlidir. Dünyanın ilk beş çay üreticisinden biriyiz. Böyle bir ülkede çay üreticisinin zarar etmesi, çayı satanın zarar etmesi kabul edilemez. Çayı hakkıyla değerlendirip bir marka olarak dünya piyasalarına pazarlayacak bir model oluşturacağız. Aynı şekilde fındıkta da girdi maliyetlerini düşürerek üreticiyi destekleyeceğiz. Ürünlerimizi en kaliteli ve verimli şekilde değerlendirip dünya piyasalarına sunacağız.”
Trabzon ve Karadeniz halkına sevgilerini ileten Çömez, bölgenin üretim potansiyelinin doğru politikalarla değerlendirilebileceğini belirterek, “Karadeniz’i çok seviyoruz. Trabzon’u ve Trabzon insanını özellikle çok seviyoruz. Yüreği Karadeniz’in dalgaları kadar coşkulu Trabzon halkına kucak dolusu selam ve sevgi gönderiyoruz” dedi.