Trabzon’a Şehir Hastanesi yapılacak mı? Bakan Akdağ Trabzon’da açıkladı

Sağlık Bakanı Recep Akdağ Trabzon'da şehir hastanesi ile ilgili konuştu.

Trabzon 03.03.2017, 10:48 03.03.2017, 15:51
Trabzon’a  Şehir Hastanesi yapılacak mı? Bakan Akdağ Trabzon’da açıkladı

Haber61/Haber Servisi Levent Ustabaşı - Sağlık Bakanı Prof Dr Recep Akdağ, Trabzon’da sağlık personeliyle bir araya geldi.


Toplantıda Trabzon Milletvekilleri Ayşe Sula Köseoğlu, Muhammet Balta, Salih Cora, Trabzon Valisi Yücel Yavuz, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Ortahisar Belediye Başkan Vekili Selahattin Çebi, Ak Parti Trabzon İl Başkanı Haydar Revi ve hastane başhekimleri ile sağlık personelleri katıldı.

Bakan Recep Akdağ konuşmasında, “Trabzon’a Akyazı dolgusu üzerinde Şehir Hastanesi’ni kazandıracağız. Kıyı Kenar çizgisi ile ilgili düzenleme yapacağız. yıl sonuna kadar bitiririz” dedi.

Trabzon’a  Şehir Hastanesi yapılacak mı? Bakan Akdağ Trabzon’da açıkladıBakan Akdağ’ın konuşmasından öne çıkanlar;

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Bakanlarımız Almanya tarafından konuşturulmuyorsa, bunun sebebi Türkiye’nin ayaklarındaki prangaları çözmüş olmasıdır. Türkiye’nin koşa koşa yürüyeceği bir yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne gidiyor olmasıdır." dedi.

Akdağ, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sağlık kurumları yöneticileri ve çalışanların katılımıyla düzenlenen programda yaptığı konuşmada, AK Parti olarak ekonomide, sağlıkta, adalette, yatırımlarda, yollarda, konutlarda, şehircilikte büyük mesafeler aldıklarını belirtti.

Türkiye'nin yeni bir sisteme ihtiyacı olduğunu anlatan Bakan Akdağ, "Tabiri caizse o yerden kalkmasına müsaade edilmeyen, yeni yürümeye başlamış çocuk her kalktığında kafasına bir tane vurulup, aşağı çöktürtülen demokrasi çocuğu, AK Parti'yle hızlı hızlı yürüyen bir delikanlıya ve erişkine dönüştü. Peki neden yeni bir sistem çünkü artık koşmamız lazım. Çünkü artık Türkiye’nin koşarak, yoluna devam etmesi lazım, aksi takdirde o çok özlediğimiz muasır medeniyetin üzerine çıkma şansımız yok." diye konuştu.

Akdağ, "Farkında değil miyiz? Nedir şu Almanya’da olan hadise. Nedir, Almanya’nın derdi nedir?" diyerek, şöyle devam etti:

"Yıllarca PKK'lı teröristleri bağrında barındıran, ‘şu adamlar terörist, şunları Türkiye’ye iade edin’ dediğimiz zaman vermeyen Almanya’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin iki bakanını 'siz bu ülkede konuşamazsınız' demesi nedir? Beklenmedik bir şey mi zannediyorsunuz? Hayır. Bana göre, çok beklendik bir olaydır. Çünkü Türkiye’nin güçlenmesi arzu edilmiyor. Çünkü Türkiye’nin güçlenmesinin bölgede dengeleri değiştireceği biliniyor. Çünkü Türkiye’nin tarihine baktıklarında zenginleşmiş, ekonomisi ayağa kalkmış, terörü alt etmiş bir Türkiye’nin, bölgenin bir kaçınılmaz lideri olacağını onlar da çok iyi biliyorlar ve bunu hazmedemiyorlar. Açıkça ifade ediyorum, eğer bugün birtakım bahanelerle Türkiye Cumhuriyeti’nin Adalet Bakanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Ekonomi Bakanı, ağızlarından demokrasiyi düşürmeyen, Almanya tarafından konuşturulmuyorsa, bunun sebebi Türkiye’nin ayaklarındaki prangaları çözmüş olmasıdır. Türkiye’nin koşa koşa yürüyeceği bir yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne gidiyor olmasıdır. 'Nasıl ederiz de bunu engellemeye çalışırız'ın peşindeler. Birileri nerede buluşuyorlar? Dikkat ediniz, ‘hayır' cephesinin buluştuğu yer, Almanya’nın Türkiye Cumhuriyeti Devleti bakanlarını konuşturmadığı yerdir. Orada buluşuyorlar. Oradaki buluşma bir tarafı ile DEAŞ’ın buluşmasıdır, oradaki buluşma bir tarafıyla PKK’nın buluşmasıdır, oradaki buluşma bir tarafıyla Almanya’nın maalesef buluşmasıdır ya da benzeri başka ülkelerin buluştuğu yerdir."

"Biz bu fotoğrafı gösterince yanlış anlaşılmasın." ifadesini kullanan Bakan Akdağ, konuşmasına şöyle devam etti:

"Yarın bir referandum sandığı olacak, burada herkes hür iradesiyle özgürce, kendi zihnine, gönlüne bakacak, fotoğrafın bütününe bakacak, ‘ne oluyor, bu referandum sonrasında evet ne anlama gelir Türkiye için, hayır ne anlama gelir.’ Herkes zihnine, gönlüne bakacak, fotoğrafın karelerini birleştirecek ve götürüp hür iradesiyle orada ‘evet' ya da ‘hayır' diyecek. Eyvallah, buna hiçbir itirazımız yok ancak ısrarla daha sandığa çok varken, TBMM’deki birlikteliklere bakmak lazım. Neden TBMM’de CHP ile HDP’nin birlikte hareket ettiğine bakmak lazım. Neden aynı günlerde Kandil’in, ‘biz hayır demeliyiz, eğer bu referandumdan 'evet' çıkarsa bittik.’ dediğine bakmak lazım. Bunu kendileri söylediler, hepimiz işittik. Neden o PKK’lıları bağrında barındıran her türlü finansal destek için palazlanmasına müsaade eden Almanya’nın bugün referanduma 40, 45 gün kala bakanlarımızı orada konuşturmadığına iyi bakmak lazım. Yoksa elbette her ‘hayır’ diyenin anlayışı ya da ‘hayır’ deyişi aynı manaya gelmez, yanlış anlaşılmasın. Bir CHP’li kardeşimizin ‘hayır’ demesi, Cemil Bayık’ın ‘hayır’ demesi ile aynı değildir ama biz kimin neyi arzuladığına iyi bakmalıyız."

Bakan Akdağ, Trabzon milletvekili olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya çalışmaları dolayısıyla teşekkür ederek, mesailerinin önemli bölümünü birlikte geçirdiklerini anlattı.

Terörle ilgili büyük mücadelelerinin olduğunu kaydeden Akdağ, "Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, hükümetimizin, devletimizin terörle amansız mücadele kararını mükemmel şekilde tatbik eden değerli Süleyman Soylu kardeşime teşekkür ediyorum." dedi.

Akdağ, ülkede ekonomiyi ayağa kaldırmak için ülkede terörün başını yerden kalkamayacak biçimde ezmek için hızla koşabilecek bir sisteme ihtiyaç duyduklarını vurgulayarak,  değerlendirmelerine şöyle devam etti:





"İki başlılık olmadan, Meclis'in Meclisliğini bildiği, yürütmenin yürütmeyi bildiği, yargının bağımsız ve tarafsız olduğu bir ülke istiyoruz. Bize soruyorlar ya ‘neyi yapamadınız’ diye. Bütün bunları yaparken ne çektiklerimizi sorsanız ya bize, birde bunu sorun. Neden Trabzon Şehir Hastanesi 2017’ye geldiğimiz halde daha yeni başlayacak, bunu bir sorsanıza. 2005, 2006 yılında başlamış büyük bir proje, Sayın Cumhurbaşkanımızın bir rüya projesi neden çok hızlı hareket eden bir AK Parti’ye rağmen ancak 10 sene sonra hayata geçebiliyor şehirlerimizde. O vesayet rejiminin, vesayet sisteminin etkisi altındaki Danıştay’ı, o geçmiş günleri söylüyorum, 2010 referandumundan önceki dönemleri söylüyorum. O vesayet döneminin Anayasa Mahkemesi önümüze ne sıkıntılar çıkardı siz biliyor musunuz? Yabancı yatırımcılar, hükümetin her yaptığını bozan bir yargının olduğu yerde, hükümetin her yaptığına çelme takmak isteyen bir meritokrasinin olduğu yerde gelir ülkeye yatırım yaparlar mı? Bunları aşana kadar neler çektik. Her attığımız adımda ne kadar çelme yedik ama biz bu millet için yola çıkmış bir partinin, bu millet için yola çıkmış erleri olduğumuz için bu çelmelere de hiç aldırış etmedik, yere de kapaklanmadık, hızımız kesildi ama şükürler olsun, işte yüzdük yüzdük kuyruğuna getirdik."

TRABZON ŞEHİR HASTANESİ

Bakan Akdağ, Trabzon Şehir Hastanesini de inşallah Akyazı’da stadyumun yanındaki arsada mükemmel bir eser olarak Trabzonlulara kazandıracaklarına işaret ederek, "Trabzon’da mesele spor olduğu zaman yok yanlış söyledim futbol olduğu zaman, stadyum olduğu zaman onunla yarışmak zordur ama işte şimdi hodri meydan diyorum o hastaneyi yapalım, stadyumla yarıştıracağız, o stadyumdan daha da mükemmel bir hastane yapacağız. Çağatay bakanım da bunu duymamış olsun. Kesin büyüklüğünü söyleyemem, daha projelerini çiziyoruz ama muhtemelen 350 bin metrekare kapalı olanı olan bir büyük külliye, şehir hastanesi yapacağız ve orada ‘yok’, ‘yok' olacak Allah’ın izniyle. Biz bütün bunlar için koşarak yürümek zorunda olduğumuz için yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemini istiyoruz, onun için milletimizin karşısına geldik." diye konuştu.

15 Temmuz’u yaşayan ve dosta düşmana yaşatan FETÖ’cü hain darbecileri bir gecede 4 saat içerisinde bir tokatla yere yıkan milletin, bu ülkede diktatörlüğe, tek adamlığa şuna buna izin verir mi, verir misiniz, verir miyiz? diye soran Bakan Akdağ, "Elbette vermeyiz. Geçmiş dönemlerin diktatörleri ve o diktatörlerin şakşakçıları Trabzon’dan duysun, biz bu güne kadar asla bu milletin üstünde bir iradeye müsaade etmedik, Allah’ın izniyle yeni Cumhurbaşkanlığı Sisteminde de bu milletin iradesi üstüne bir söz olmayacaktır." ifadesini kullandı.

Milletin seçtiğinden korkulmaması gerektiğini belirten Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milletin seçtiğinden ne korkuyorsunuz kardeşim. Vatandaşımızın çok sevdiği bir sözü var, ’nazar etme ne olur, çalış seninde olur’ diyorlar. Çalışın, getirin Cumhurbaşkanı CHP’nin aday gösterdiği birini seçsin millet. Ne korkuyorsunuz milletten. Bunlar milletten 1946’dan beri korkuyorlar. Çok açık söylüyorum CHP’nin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’nun itirazı yeni sisteme falan değil, onlar uyduruk, atılan yalanlara bakmayın siz. Bütün meseleleri milletten endişedir, milletten korkuyorlar. Nasıl ki millet 1946’da onlara oy vermedi de onlar açık oy attırıp, gizli sayarak meselelerini hallettiler ise nasıl ki 1960’da milletin gözbebeği bir Başbakan asılırken, darbe şakşakçılarına alkış tuttularsa nasıl ki 28 Şubat’ta ‘burası devlete meydan okunacak yer değildir.’ Bir başörtülü milletvekili için söylenen, ‘birisi şu hanımefendiye haddini bildirsin.’ dediyseler, bugünde aynı niyetteler ama bu niyetlerini gizlemek zorundalar. Milletten tokat yiye yiye akılları başlarına geldi. Biz bir yerde şehidimize Fatiha okusak, ‘dini siyasete alet edersiniz.’ diyenler, şimdi seyrediyorsunuz Sayın Kılıçdaroğlu’nu, başka bir çaresinin olmadığını anladı ama bugün bakın birisi de Trabzon ilimizden milletvekili olan değerli kardeşlerimiz istedikleri kıyafetle, arzu ediyorlarsa başlarını açarak, arzu ediyorlarsa başlarını örterek bu milletin meclisinde yerlerini aldılar. İsteseniz de bu böyle devam edecek, istemezseniz de bu böyle devam edecek. Milletin iradesinin önüne geçemezsiniz. Böyle bir şansınız yok."

Akdağ, 15 Temmuz sürecine de değinerek, şöyle konuştu:

"Bu millet bize 15 Temmuz’u öyle bir yaşattılar ki biz 15 Temmuz’a kadar diyorduk ki ‘biz millete çok hizmet ettik arkadaş, bu millet bizi destekliyor ama biz de gece gündüz çalıştık, hastaneler, yollar yaptık, sağlık sistemlerini değiştirdik, ne hizmetler ettik.’ Benim 15 Temmuz’dan itibaren hissiyatım çok net biçimde nedir biliyor musunuz? Bu milletin 15 Temmuz’daki o müthiş duruşu karşısında, bizim yaptığımız hizmetlerin hiçbir kıymeti yoktur. Bu millet öyle bir duruş göstermiştir ki ne yapsak biz bu milletin hakkını ödeyemeyiz. Bu büyük Türk milletinin hakkı gerçekten ödenmez. 15 Temmuz böyle bir destansı gündür. 15 Temmuz, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Türkiye’nin yaşadığı, geçirdiği en önemli hadisedir." 

AK Parti olarak kurucu genel başkanı milletin gözbebeği Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu milletin hizmetkarlığına talip olduklarını vurgulayan Akdağ, şu görüşlerini aktardı:

"Bizim için büyük şeref budur, hayatımız boyunca da en büyük şeref bu oldu. Şimdi de önümüzdeki referandumda halk oylamasıyla bütün Trabzonluların ‘evet’ oylarına talibiz çünkü koşarak muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkmak istiyoruz çünkü terörün kafasını bir daha kaldıramayacak kadar ezmek istiyoruz çünkü biz bu ülkenin milli gelirini artırmak çünkü biz bu ülkenin Almanya’ya da başkalarına da nasıl bir ülke olduğunu göstermek istiyoruz. Bunun için bu sandığı milletin karşısına getirdik. Bu sandık milletin karşısına geldi ama bu sandığı milletin karşısına getirmemek için acayip gayret gösterdiler. Buna ne gerek vardı? Günlerce gecelerce uğraştık sandığı sizin karşınıza getirmek için başka bir şey için değil. Engellemek için CHP ve HDP’nin yapmadığı kalmadı mecliste. Kendilerini meclisin kürsüsüne mi kilitlemediler, kürsüyü işgal edip kavgamı çıkarmadılar… Arkadaş ne korkuyorsun, Trabzonluların oyuna gidiyoruz. Neden çekiniyorsun, korkuyorsun. Bugün İsviçre’de, İsviçrelilerin her aklına geldiğinde referandum yapıyorlar. ‘Şuraya bir yol yapalım mi diye bile referandum yaptıkları oluyor. Milletten neden korkuyorsun? Sonuçta millet karar vermeyecek mi? Bundan çekinmeye ne gerek var? Diyorlar ki ‘yeni sistemde Cumhurbaşkanı Meclisten güvenoyu olmayacak.’ Evet, almayacak milletin güvenoyunun üstüne güvenoyu mu olurmuş? Zaten güvenoyunu almış olarak geliyor ya Meclise. diyorlar ki ‘burası Amerikan sistemindeki başkanlığa tam da benzemiyor.’ Benzemez, Sayın Cumhurbaşkanımız zamanında 'Türk tipi bir Cumhurbaşkanlığı sistemi oluşturacağız.’ dediğinde, garipsemişlerdi bunu. Her ülkenin kendi ihtiyaçlarına göre anayasa yapar, hükümet sistemi oluşturur. Amerika’nın kurucu babaları zamanında 'şöyle bir sistem yapalım, Amerika’yı bununla yönetelim.' demişler. Olur, diyebilirler hakları. Şimdi Türkiye’de de tarihi şartlar çerçevesinde biz Türk milletine, bizim kendi yapımıza uygun bir Cumhurbaşkanlığı sistemi getiriyoruz."

Cumhurbaşkanlığı sistemi hakkında açıklamalarda bulunan Akdağ, şöyle devam etti:

"Diyelim ki yarın seçilmiş Cumhurbaşkanı ile seçilmiş Meclis kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Biz kendi sistemimize ne koyduk? Dedik ki Cumhurbaşkanı kendisiyle beraber Meclis'i de seçime götürebilir ya da tersi Meclis kendisiyle beraber Cumhurbaşkanını da seçime götürebilir. Niye koyduk bunu? Tıkanmayı önlemek için ama Kılıçdaroğlu’na bakarsanız Cumhurbaşkanının sorgusuz sualsiz Meclisi feshetme yetkisi varmış. Be adam, insaf et azıcık, peşinden öbür cümleyi de söylesene. Meclisi seçime götürdüğü zaman Cumhurbaşkanı kendisi de seçime gitmek zorundadır desene, bunu niye milletten kaçırıyorsun. Böyle bir şeyin yarın var olduğunu düşünelim o zaman bunun hakemliğini Trabzonlular yapacak, hakemliğini 80 milyon millet yapacak. Millet diyecek ki 'bir dakika arkadaş, Cumhurbaşkanı haklı o zaman ben bu Meclisteki çoğunluk olan partiyi değiştiriyorum.' ya da tersini yapacak 'bu Meclis haklı bu Cumhurbaşkanını ben değiştiriyorum.' İrade millette. Yeni sistem önümüze böyle bir halk oylaması getiriyor. Öyle ümit ediyorum ki halk oylamasında büyük Türk milletinin ferasetiyle yolumuz daha da aydınlanacak biz de milletimize, şehirlerimizin yatırımlarını artırarak, sağlık hizmetlerini kuvvetlendirerek, milli eğitimimizi, adalet yapımızı güçlendirerek inşallah hizmet etmeye koşar adım devam edeceğiz. Bunu istiyoruz. 16 Nisan’da, Türkiye’de tıpkı 1950'de olduğu gibi, tıpkı 2002'de olduğu gibi yeni bir Türkiye olarak uyanacak yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi ile çok daha güçlü bir Türkiye ile koşar adım hedeflerimize doğru gitmeye devam edeceğiz."

Programa Vali Yücel Yavuz, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Muhammet Balta, Ayşe Sula Köseoğlu ve Salih Cora ile Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, AK Parti Trabzon İl Başkanı Haydar Revi ve diğer ilgililer katıldı.



Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber

Yorumlar (5)
Adem 4 yıl önce
Ya okudukça kafayı yiyorum, hangi ülkede böyle bir stadın yanında hastane var. Trabzon halkına sordunuzmu oraya şehir hastanesi olurmu diye. Sanki şehirde onlar yaşıyor. Stadla yarışacakmış, refakatçılarla, doktorlar maçmı yapacak ?
ilker duran 4 yıl önce
oraya hastane olur mu Allah aşkına. maç günleri yaşanan sıkıntıyı görmüyor musunuz. 5dklık yolu 2saatte alıyoruz. maç öncesi sonrası tam bir kaos var orada. miletin yolda can vermesini mi istiyorsunuz. başka bir yer bulun, yapmış olmak için yapmayın şu işi.
SALİH 4 yıl önce
AKYAZIYA HASTANE İSTEMİYORUZ. NUMUNE HASTANESİNİ GELİŞTİRİN.
cenk 4 yıl önce
cok gec kaldı ... akyazı sehir hastaensi için bulunmaz fırsatt.....butun bırimlerin oldugu devasa bır kampuss....park sorunu olmıyacak ...oh bee... bazıları karsı cıkacaktır....onlar chp zıhnıyeti....
ulan var ya 4 yıl önce
bunun için de referandum yapsalar ya Trabzon a sorsalar ya nereye hastane istersiniz diye ama ne gerek var senin gibi el pençe divan duranlar yeter onlara seni bu kafayla daha çok güderler bidon kafalı herif

Gelişmelerden Haberdar Olun

@