Trabzon’da son günlerde bir konu var ki, sadece sanat çevresini değil, şehrin vicdanını da yakından ilgilendiriyor.
Trabzon Sanat Evi’nin tahliye edilmesi kararı, kültür ve sanat camiasında ciddi bir tepkiye neden oldu. Açıklamalar peş peşe geldi, sanatçılar ve sivil toplum kuruluşları ses yükseltti.
Peki ya Trabzon’un ortak aklını temsil etmesi gereken Trabzon Kent Konseyi?
İşte burada işler biraz ilginçleşiyor.
Çünkü onca tepkinin, açıklamanın ve tartışmanın arasında Konsey’den henüz güçlü bir ses duyulmadı.
Trabzon Kent Konseyi’nin görevi sadece toplantılar yapmak, kararlar almak ve bunları ilgili kurumlara iletmekten ibaret değil.
Bir kentte sivil aklın, ortak iradenin ve kentlilik bilincinin temsil edildiği yapılardan biri de Kent Konseyleri.

Dolayısıyla şehrin kültürel hafızasında önemli bir yere sahip Trabzon Sanat Evi’nin geleceği tartışılırken, Konsey’in de bu tartışmanın tam ortasında olması beklenmez mi?
En azından bir açıklama...
Bir değerlendirme...
Bir “Bu mesele Trabzon için önemlidir” cümlesi...
Ama şu ana kadar görünen tablo sessizlik.
Ve bazen sessizlik, söylenmiş en yüksek sözden daha fazla soru işareti yaratıyor.
Bu sessizliğin nedeni konusunda kulislerde farklı değerlendirmeler yapılıyor.
Bir kesim, Kent Konseyi yönetiminin bürokrasiyle karşı karşıya gelmek istemediğini ve Valilik ile ilişkileri germemek adına temkinli davrandığını iddia ediyor.
Diğer bir yorum ise daha ağır.
O da şu:
Kent Konseyi, kentin gerçek gündeminden ve sivil dinamiklerinden giderek uzaklaşıyor.
Hangisi doğru?
Bunu elbette Konsey yönetimi açıklayacaktır.
Ama ortada cevaplanması gereken bir soru var.
Kentte kültür sanatın önemli bir kurumu tahliye edilirken, kentin ortak aklını temsil eden yapı neden sessiz kalır?
Kimse Kent Konseyi’nin bir kurumla kavga etmesini beklemiyor.
Mesele bu değil.
Mesele, kentin bir değerinin geleceği tartışılırken kentin ortak aklının devreye girmesi.
Eleştirmek başka, karşı çıkmak başka...
Bir konunun kamuoyu adına değerlendirilmesini istemek ise bambaşka.
Kent Konseyi tam da bunun için yok mu?
Bugün Sanat Evi olur, yarın kentin başka bir kültürel değeri...
Eğer böyle kritik meselelerde Konsey’in sesi duyulmayacaksa, vatandaşın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Siz gerçekten neyin konseyisiniz?
Trabzon Sanat Evi’nin kapıları kapanırken, aslında sadece bir binanın boşaltılması tartışılmıyor.
Biraz da Trabzon’un sivil aklının ne kadar güçlü olduğu tartışılıyor.
Şimdi gözler Trabzon Kent Konseyi’nde.
Bakalım bu sessizlik daha ne kadar sürecek?