Özellikle yaz akşamlarında insanlar vakitlerini dışarıda geçirmeyi tercih ediyor. Kafeler, restoranlar, parklar ve bahçeler dolup taşıyor. Yoğun bir iş gününün ardından insanlar birkaç saatliğine de olsa stres atmak, nefes almak istiyor.
Kimi kafede kahvesini yudumluyor, kimi ailesiyle yemek yiyor, çocuklar parklarda oynuyor, kimi de yürüyüş yapıyor. Yani insanların beklentisi aslında çok basit: Biraz huzur.
Ama yıllardır çözülemeyen bir sorun var. Özellikle bazı araç sahipleri, yüksek sesli müziklerini çevredeki herkese dinletmek istercesine parkların, kafelerin ve insanların yoğun olduğu alanların önünden geçiyor. Patinaj yapan, egzoz sesi çıkaran, müziği sonuna kadar açıp yavaş yavaş ilerleyen araçları Trabzon’da da sıkça görmek mümkün.
Üstelik bazı araçların arkasına yerleştirilen devasa hoparlörleri görünce insan gerçekten şaşırıyor. Kendi aracında müzik dinlemek başka, bunu onlarca insana zorla dinletmek başka.
Bir kişinin keyfi yüzünden parkta çocuğuyla oturan aile, kafede sohbet eden insanlar, yürüyüş yapan vatandaşlar veya evinde dinlenmek isteyen kişiler rahatsız ediliyor.

Elbette denetimler yapılıyor, cezalar uygulanıyor. Ancak belli ki caydırıcılık konusunda hâlâ ciddi bir sorun var. Çünkü aynı görüntüler özellikle yaz aylarında tekrar tekrar karşımıza çıkıyor.
Kimse kimsenin eğlencesine karşı değil. İsteyen istediği müziği dinlesin. Ama başkasının huzurunu bozma hakkı da kimseye ait değil.
Yetkililerin özellikle park, sahil, meydan ve sosyal yaşam alanlarının çevresinde bu konuda daha sıkı denetim yapması gerekiyor.
Çünkü bu şehir hepimizin. Birilerinin keyfi, onlarca insanın huzurundan daha değerli olmamalı.