Çöp konteynerları, merkezde de kırsal yerleşim alanlarında da büyük kolaylık.
Hem temizlik, hem düzen, hem medeniyet.
Belediyelerimizin malzeme ve ekip sağlama konusundaki hassasiyetini takdir etmek durumundayız.
Bir de arazi ve işyeri sahiplerinin duyarlılığı var.
Öyle herkes kendi işyerinin önüne, arazisinin içine konteyner koydurtmuyor.
Yan taraflarına atılan çöplerin yanı sıra yer daralması, koku, sinek gibi olumsuzluklar üst üste gelebiliyor.
Kendi arazisine konteyner için yer açmış olan vatandaş, buraya atılmaması gereken büyük ve eski eşyalar atıldığında iki türlü zor durumda kalıyor.
Hem ekipler bunları kamyonlara sığdıramadıkları için alamıyorlar, hem de konuyu bizzat fedakarlıkta bulunan vatandaşa sorabiliyorlar.
Halıyı, beyaz eşyayı, kocaman camları ya da dev bir profili konteyner yanına atıp gidenler ise hiçbir sorunla uğraşmıyorlar!..
HER ŞEYİN BİR USULÜ, BİR ÇÖZÜMÜ VAR
Oysa medeni ve meri uygulamalar öyle değil; buradan bildirmiş olalım:
Halı ve beyaz eşya gibi büyük hacimli ev eşyaları günlük çöp toplama sistemine dahil değiller.
Belediyeler bu atıkları hacimli atık toplama ekipleriyle adreslerden randevulu olarak alır, geri dönüşüm tesislerinde ayrıştırır ya da uygun olanları ihtiyaç sahiplerine ulaştırır.
İşe yaramayanlar özel bir bölgede özel işlemle imha edilerek depolanır.
Belediyelerin ilgili (Örn: Ortahisar için Tel: 4446144) hattını arayarak veya Çözüm Merkezi/Beyaz Masa gibi resmi birimler üzerinden bildirim yapar; bildirimler kayda alınır, ekipler bu eşyaları evlerin önünden özel araçlarla ücretsiz toplarlar.
Bırakın AB’yi, medeniyet kriterlerinin en başında çevre duyarlılığı, geri dönüşüm ve insana saygı gelmez mi?
Vatandaş olarak bizim duyarlılığımız yerinde olmadan bu işlerin çözülmesi gerçekten çok zor.