banner192

"Köşesinde oturan bir cumhurbaşkanı olsam..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir işe karışmayan, köşesinde oturan, sadece zorunlu durumlarda kamuoyu önüne çıkan bir cumhurbaşkanı olsam inanın bana kesinlikle bunlar herhangi bir eleştiriye girmez ve benim başım da hiç ağrımaz. Ama o zaman milletin karşısı


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir işe karışmayan, köşesinde oturan, sadece zorunlu durumlarda kamuoyu önüne çıkan bir cumhurbaşkanı olsam inanın bana kesinlikle bunlar herhangi bir eleştiriye girmez ve benim başım da hiç ağrımaz. Ama o zaman milletin karşısına çıkacak yüzüm de olmaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Balıkesir, Bursa, Edirne, Erzurum, Gümüşhane, İstanbul, Kocaeli, Malatya, Sakarya ve Mersin'den gelen muhtarlarla gerçekleştirilen 12. Muhtarlar Buluşması'nda konuştu. Terör olaylarından devleti ve hükümeti sorumlu tutanlara sert tepki gösteren Erdoğan, "Terörün, terör olaylarının, bombalama hadiselerinin sorumlusu olarak bizi gösterecek kadar aklını ve vicdanını yitiren bu güya siyasetçi, aydın, medya mensubu, sivil toplum temsilcisi kesimler şunu iyi bilsinler; cumhurbaşkanı olarak yüzde 52 oyla şahsımı bu makama getiren milletime karşı sorumluluklarım benim için her şeyin önünde gelir" dedi.

"DAHA NEYİN PEŞİNDE OLACAĞIM"

"Ülkemizin bütünlüğü, milletimizin birliği, devletimizin bekası konusunda ne yapmam gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğim" diyen Erdoğan, "Bu şekilde hareket etmek sadece anayasaya değil, onunla birlikte milletimize ve tarihimize karşı sorumluluğumuzun da gereğidir. Bizler faniyiz. Ne bu makamlar, ne bu mekanlar bize kalmayacak. Çocuklarımıza ve bizden sonraki nesillere daha güçlü, daha müreffeh, daha huzurlu bir Türkiye bırakmak istiyorsak bugün bu riskleri almak, bu fedakarlıklarda bulunmak mecburiyetindeyiz. Milletim bana hamd olsun her türlü makamı zaten layık görmüş. İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanı yapmış, Başbakan yapmış, işte son olarak buraya layık görmüş, Cumhurbaşkanı yapmış. Daha neyin peşinde olacağım. Benim mücadelem devletimin ve milletimin geleceği mücadelesidir. Şundan emin olun, hiçbir işe karışmayan, köşesinde oturan, sadece zorunlu durumlarda kamuoyu önüne çıkan bir cumhurbaşkanı olsam inanın bana kesinlikle bunlar herhangi bir eleştiriye girmez ve benim başım da hiç ağrımaz. Ama o zaman milletin karşısına çıkacak yüzüm de olmaz. "Bu makama niye geldin" diye sorarlar" ifadelerini kullandı.

"BU GÖREVE GÖKTEN ZEMBİLLE GELMEDİM"

"Ben çalışan, koşturan, terleyen bir cumhurbaşkanı olacağım" şeklindeki sözünü hatırlatan Erdoğan, "Üstelik de bu göreve gökten zembille gelmedim. 11.5 yıl bu ülkenin başbakanlığını yaptım. Eserlerimiz ortada ama Elhamdülillah 81 vilayetin 81'inde eserlerimizle varız. Eserlerimizin olmadığı bir vilayet yok, ilçe yok. Öyle çalıştık. İnşası süren, uygulama aşamasında olan projeler, hizmetler var. Onları takip etmek mecburiyetindeyiz. 2023 için sözünü verdiğimiz pek çok proje var. Onları takip etmem gerekiyor" dedi.

"Türkiye terör örgütünün saldırısı altındayken ben nasıl köşemde otururum" diyen Erdoğan, "Tüm dünyanın gözü ve eli Suriye'nin üstündeyken ben nasıl gelişmeleri uzaktan takip edebilirim. Huzurumuz, refahımız, geleceğimiz tehdit edilirken kendimi başka işlerle nasıl meşgul edebilirim. Eğer böyle davranmaya kalkarsam milletimin karşısına başı dik çıkamam. Kendi çıkarları için 78 milyon insanın geleceğini tehlikeye atmaktan çekinmeyenler işte bu duruşumuza, bu anlayışımıza tahammül edemiyorlar. İstiyorlar ki "Cumhurbaşkanı devreden çıksın, biz de eskiden olduğu gibi Türkiye'yi yönetelim." 13 yıl oldu hala bu sevdadan vazgeçmediler. Kimse kusura bakmasın, Allah ömür, halkımız da destek verdiği sürece bu ülkede milli iradeden gücünü almayan hiç kimse at oynatamayacak, borusunu öttüremeyecek" diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN 1 KASIM ÇAĞRISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hep beraber bunlara şunu söyleyeceğiz; Türkiye'yi yönetmek mi istiyorsunuz? İşte sandık orada. Geçin milletin karşısına, anlatın derdinizi. Şayet 1 Kasım'da yetkiyi alırsanız ha o zaman gelin karşımıza her zaman söylüyorum, bir kez daha ifade ediyorum; bizim için esas olan milletimizin tercihidir. O tercihe saygı duymak bugüne savunduğumuz değerlerin de, bulunduğumuz makamın da gereğidir. Bu konuda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ama milletten alamadığı gücü, terörü, terör örgütlerini, diğer devletleri kullanarak elde etmeye kalkana da asla izin vermeyiz. Adamlar şunu söylüyor ya, bunlarda edep haya diye bir şey yok. Ne diyor, "İktidar partisi 40'ın altına düşmeyecek gibi görünüyor, dolayısıyla bunlara farklı yöntemler uygulamak gerekir" diyor. Kim bunlar? Aydın geçinen karanlıklar. Köşelerinde bunları yazıyorlar ve zaman zaman bunlar Kandil'le irtibat halindeler. Kandil'e gidiyorlar, orada dertleşiyorlar, ondan sonra yazıyorlar bir kitap. O kitaptan bir şeyler elde etmeye, kazanmaya çalışıyorlar. Bu insanlar bu ülkede "aydın" diye de geçiniyorlar. Demokratik hukuk devleti olmanın, yani anayasanın da gereği budur. Biz anayasanın gereği ne ise bunu bu ülkede hakim kılacağız. 1 Kasım'da Türkiye bir tekrar seçime gidiyor. Bu tekrar seçim bu ülkede istikrarı, güveni getirmeli. Bu istikrar, bu güven sağlanırsa ben inanıyorum ki Türkiye şu 13 yıl içinde yakaladığı yükseliş trendini aynen devam ettirecektir."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.