banner192

Davutoğlu: "Bu millet teröre boyun eğmeyecektir"

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde düzenlenen AK Parti mitinginde halka hitap eden Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Eskiden istedikleri gibi at koşturdukları bir coğrafyada şimdi, "siz haksızsınız, biz mazlumların yanındayız" diyen bir ülkeyi kabul edemiyorlar. Onlar

Davutoğlu:

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde düzenlenen AK Parti mitinginde halka hitap eden Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Eskiden istedikleri gibi at koşturdukları bir coğrafyada şimdi, "siz haksızsınız, biz mazlumların yanındayız" diyen bir ülkeyi kabul edemiyorlar. Onlar bu Türkiye'yi istemezler. Çünkü onlar güçlü bir Türkiye'nin dünyadaki adaletsiz düzene bir çeki düzen vereceğini biliyorlar. Bu yüzden AK Parti'yi indirmeyi denediler. Gezi Parkı'yla denediler, 17-25 Aralık'ta egemenlerin maşası olan "paralel yapı'yla denediler ama siz onlara izin vermediniz" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kocaeli'nin Gebze ilçesinde düzenlenen AK Parti mitinginde vatandaşlara hitap etti. Mitinge Başbakan Davutoğlu ile birlikte Başbakan'ın eşi Sare Davutoğlu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, İçişleri Eski Bakanı Efkan Ala, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Eski Bakanı Nihat Ergün, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, tüm ilçe belediye başkanları, tüm milletvekili adayları ve vatandaşlar katıldı.

Başbakan Davutoğlu'ndan önce sahneye gelerek bir konuşma yapan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, "Sizlerle birlikte olmak, sizlerin hizmetinde olmak inanı bize çok büyük bir gurur veriyor. 12 yıldır Gebze'mize ve Kocaeli'mizin her köşesine hizmet ediyoruz. Sizler bizlere görev verdiniz emanet ettiniz. Bizleri sandığa giderek oylarınızla göreve getirdiniz. Sizlere hizmet etmek için ekibimizle birlikte gece gündüz çalışıyoruz. Hamd olsun önemli mesafeler aldık. Şehirlerimizi 12 yıl öncesine çok daha yaşanılabilir hale getirdik. Tabii ki bunu 12 yıldır tek başımıza iktidar olduğumuz için yapabiliyoruz. Çünkü önümüzdeki lokomotif güçlü. Lokomotif güçlü olunca biz de arkasında çalışmak zorundayız. Yerelle genel iktidar bir arada oldukça her şeyin en güzelini yapacağız" dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ise, "Bu muhteşem tabloyu görünce aklıma 3 Kasım 2002 seçimleri öncesinde o günkü yasaklanmış, seçime dahi girmesine izin verilmemiş liderimiz, Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la yaptığımız Gebze mitingi aklıma geldi. 3 Kasım'dan önceki Gebze mitingimizde yeni Türkiye'nin işaret fişeğini atmıştık. O gün yasaklı olan liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'a kucak açmıştınız. Bugün bu meydana sığmayan bu muhteşem topluluk inşallah 1 Kasım'da Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun önderliğindeyYeni Türkiye'de AK Parti'nin iktidarını müjdeliyor" ifadelerini kullandı.

"BU TERÖR ODAKLARI İSTİYORLAR Kİ BU MİLLETİN ÇOCUKLARI BİRBİRİNE DÜŞMAN OLSUN KAVGA ETSİN"

Mitinge katılan vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Emeğin, alın terinin şehri Kocaeli, üretimin şehri Kocaeli, emek ve değer üreten bu şehri gönülden selamlıyorum. Biz ömür boyu sürecek bir davanın neferleriyiz. Dibe vurmuş bir ekonomik yapıyı ayağa kaldırma mücadelemizde Kocaeli bizim yüzümüzü hiç kara çıkarmadı. Kocaeli'nin üretime istihdama ve ülkemizin dünyaya açılma adımlarına verdiği büyük destek bu millet tarafından unutulmayacaktır. Bugün 2023 hedeflerinden söz edebiliyorsak en büyük güvencemiz sizlersiniz. İnşallah hep birlikte çalışacağız. Kocaeli'yi dört başı mamur bir dünya şehri haline getireceğiz. 1 Kasım'ın neticesi bugünden belli oluyor. Sizlerin gayretlerinizle Türkiye'yi daha güçlü daha zengin daha özgür daha mutlu bir ülke yapacağız. Milletçe kurduğumuz gelecek hayallerinin elimizden alınmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Sizler ömür boyu sürecek bir davanın aşkını temsil ediyorsunuz. Hiçbir terör odağı ve hiçbir terörist faaliyet bizi milletimizle bir aramızda olmaktan ve milletimize hizmetten alıkoyamayacaktır. AK Parti var oldukça Allah'ın izniyle bu ülke bu millet teröre boyun eğmeyecektir. Bu millet hizmet yolundan asla geri dönmeyeceğiz. Bu ülkeye olan inancımızı asla yitirmeyeceğiz. Çünkü biz bu millete bu ülkeye bu vatana sevdalıyız. Her bir insanımızı kalpten gelen bir muhabbetle seviyoruz. Bu milleti bir arada tutan değerlerden asa vazgeçmeyeceğiz. Çok iyi biliyoruz bugün oynanan bütün bu kirli oyunların ardında Türkiye'yi yolundan çevirmek, büyüme ve gelişme iradesini yok etmek var. Dün Cumhurbaşkanımızla Anamur'dan Girne'ye yeni bir gönül bağı kurduk. Bu terör odakları istiyorlar ki bu milletin çocukları birbirine düşman olsun kavga etsin. Bunu güçlü bir Türkiye işlerine gelmediği için istiyorlar. Eskiden istedikleri gibi at koşturdukları bir coğrafyada şimdi bir ülkenin çıkıp da "siz haksızsınız, biz mazlumların yanındayız" diyen bir ülkeyi kabul edemiyorlar. Onlar bu Türkiye'yi istemezler, çünkü onlar güçlü bir Türkiye'nin dünyadaki adaletsiz düzene bir çeki düzen vereceğini biliyorlar. Bu yüzden AK Parti'yi indirmeyi denediler. Gezi Parkı'yla denediler. 17-25 Aralık'ta egemenlerin maşası olan "paralel yapı'yla denediler ama siz onlara izin vermediniz" diye konuştu.

"BAKTILAR OLMUYOR, BU SEFER TERÖRE BAŞVURMAYI DENEDİLER"

'Onlar baktılar ki olmuyor bu sefer de teröre başvurmayı denediler" ifadelerini kullanan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Çözüm sürecindeki iradeyi yok sayarak terörü bütün ülkeye yaymayı denediler. Askerlerimizi polislerimizi şehit ettiler. Sağlık görevlilerimizi, sivillerimizi, küçücük yavrularımızı katlettiler. Buradan bütün şehitlerimize, terörden dolayı hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Herkes bilsin ki şehitlerimiz hiçbir zaman ölüler değildir. Teröre ve teröriste geçit vermeyeceğiz. Huzur ve demokrasi operasyonu insanlarımızın can güvenliği sağlanıncaya, şehirlerimizin güvenliği sağlanıncaya kadar sürecek. Bizim için asıl olan vatandaşlarımızın güvenliğidir. Adına milletine ırkına diline dinine bakmaksızın terörün ve teröristin her birine karşı çıktık ve karşı çıkmaya da devam edeceğiz. İşte bizim için önemli olan vatanımızın, milletimizin, birliği beraberliği ve milli birlik ve kardeşliğimizdir. Herkes emin olsun ki bu yolda bu iradenin yegane siyasi temsilcisi, bugüne kadar olduğu gibi AK Partidir. AK partinin olduğu yerde teröristler hiçbir şekilde hedefine ulaşamayacak. Türkiye'nin yegane umudu AK Partidir. Bu ülkede siyaset yaptığını söyleyen her partinin Türkiye için çalışması gerekmez mi? Bu ülkenin karşısındaki tehditler karşısında bir milli duruş içerisinde olması gerekmez mi? Peki Türkiye'deki muhalefet ne yapıyor; terör odaklarına, ihtiraslarına manipülasyonlarına uyarak hükümeti, bizleri suçluyorlar. Yaşanan bu acı olayları fırsat bilerek, kendilerine fayda sağlamaya seçimleri etkilemeye seçim mühendisliği yapmaya çalışıyorlar. Ellerinde zerre kadar delil olmadan askerlerimizi, polislerimizi, hükümetimizi zan altında bırakmaya çalışıyorlar. Milletimiz kimin milletin yanında, kimin karşısında olduğunu biliyor. 7 Hazirandan sonra bunların gerçek yüzü ortaya çıktı. Millet, "birleşin, ortak olun, hükümet kurun" dedi ama bunlar milletin verdiği görevden kaçtı. Sayın Kılıçdaroğlu'nu görüyorsunuz. Bir eseri yok, örnek bir işi yok. "Ben şunu yaptım, referansım şudur" demiyor. Üstelik Cumhuriyet Halk Partisi'nin getirdiği bir kambur da var. Siyaset melekelerini kaybetmiş bir parti yönetmeye çalışıyor. CHP Genel Başkanı demek, hükümete namzet olmak değil, CHP'nin parti içi iktidar mücadelesine namzet olmak demek. Biz bütün bunlara rağmen son derece medeni bir şekilde koalisyon görüşmelerini yürüttük. Ama Türkiye'nin eğitim sisteminin tamamen değişmesini masaya koyduklarında orada "dur" dedik. Sırf AK Parti hükümette olmasın diye sayın Bahçeliyi başbakan yapmaya kalkıştılar. Ona da sayın Bahçeli "hayır" dedi. Milletin vermediği başbakanlığı birbirlerine ikram edebilirler mi? Zaten sayın Bahçeli aylardır her şeye "hayır" dedi. Biz "gelin uzlaşalım" dedik, "hayır" dedi. MHP tabanı çok istekli olduğu halde sorumluluktan kaçtı, "hayır" dedi" şeklinde konuştu.

"NE MİLLETİN VERDİĞİ GÖREVDEN KAÇAN CHP VE MHP'NİN, NE DE SIRTINI KANDİL'E YASLAYAN HDP'NİN BU ÜLKEYE BİR FAYDASI OLMAZ"

Başbakanlığı milletin verdiğini belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Başbakanlığın icazeti milletten alınır. Sayın Bahçeli şimdi sıra millette. Nasıl sayın Bahçeli 7 Haziran'dan sonra gelen her teklife "hayır" dediyse şimdi aziz milletimiz ona da "hayır" diyecek. Vatanını milletini seven her MHP'li kardeşim de eminim bu hayır siyasetinden muzdariptir. Çıkmış sayın Bahçeli televizyonlarda bir çanta gösteriyor, "her şeyimiz hazırdı" diyor. Peki o çantadakileri görüşme salonunda neden bizimle paylaşmadınız da masaya oturur oturmaz "hayır" dediniz. O çantayı bizim önümüzde açacaktınız. Öyle televizyonlarda şov malzemesi olarak değil. Şimdi bakalım 1 Kasım'dan sonra o çantadan neler çıkacak. Bu mesele memleket meselesi. Bu meseleyi çözmek için tek başına iktidar olmak lazım. Ülkeyi seçime götürecek hükümetin, anayasa gereği bütün partilerden oluşması gerektiğinde de görevden kaçtılar. Anayasa göreve çağırdı, o zaman da kaçtılar. Hiçbirisi göreve gelmedi. Böyle gamsız sorumluluktan kaçan bir siyaset olur mu? Sorumluluktan kaçanlara bu millet görev verir mi? Madem görevden kaçacaksınız siz neden siyaset yapıyorsunuz. Bu milleti neden meşgul ediyorsunuz. İktidar olacakmış gibi yapıp da hayır demekten ne zevk alıyorsunuz. O iktidar bir kez önünüze geldi ama siz o şansı kullanamadınız. Ama artık bu millet size o iktidarı vermez. Bu millet 1 Kasım'da tek başına iş başına diyerek AK Partiyi iktidara taşıyacak. Bunları milletimiz göreve çağırdığında kaçıyorlar. Ama mesele AK Parti olduğunda hepsi bir araya gelip cephe oluşturmaya çalışıyorlar. Cumhurbaşkanlığı seçiminde çatı aday gösterdiler güvenlik yasasında hepsi karşı çıktılar. Teröre karşı ortak deklarasyon gösterelim dediğimizde hepsi karşı çıktılar. Teröre karşı ortak bir deklarasyona bile imza koymaktan çekinenler terörle mücadeleye azimle devam edebilirler mi? Bunların tek hedefi terörle mücadele falan değil. Tek hedefleri AK Parti'yi iktidardan indirmek. Sonrasına dair bir planları yok. Biz, "Türkiye'nin yegane umudu AK Partidir" derken bunları kast ediyoruz. Ne milletin verdiği görevden kaçan CHP ve MHP'nin, ne de sırtını Kandil'e yaslayan HDP'nin bu ülkeye bir faydası olmaz. Bakın seçime gidiyoruz. Bunlar görevden kaçtıkları gibi şimdi de meydanlarda yoklar. Ama biz inadına buradayız. Daha vatandaşlarımızın kanları yerdeyken, biz yaralılarımızı hastaneye taşımaya çalışırken, geçen Cumartesi günü devleti, hükümeti, bizleri "katil" diye yaftalamaya çalışan bu siyasi parti liderlerinden, bu müsveddelerden millete hayır gelir mi? Bu ülkenin hizmetinde olan güvenlik birimlerine "katil" diyenlere karşı tek bir sesle, "şehitler ölmez vatan bölünmez" dememiz lazım. İnadına barış, inadına milli birlik ve beraberlik dememiz lazım. Bunların niyeti Türkiye'de kargaşa varmış görüntüsü vermek ve hükümeti yıpratmak. Bakın millet bizimle beraber saatlerce meydanlarda ama onlar sadece hükümeti ve hükümetin savunduğu değerlere saldırıyorlar. Hiç tereddüt etmeyin 13 yılda söylediğimiz her işi başardık. Bundan sonra da söylediğimiz her işi başaracak taahhütlerimizin hepsini yerine getireceğiz" dedi.

Davutoğlu:

Davutoğlu:


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.