KTÜ’lü Doktor Mefküre Durmuş’tan önemli uyarılar! "Yapay zekaya güvenmeyin!"
Karadeniz Teknik Üniversitesi Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü Radyo / TV Birimi tarafından hazırlanan “İlaç Güvenliği” programında, günlük yaşamda sıkça karşılaşılan ilaç kullanım hataları ve doğru ilaç kullanımının temel kuralları konuşuldu. Programın sunuculuğunu Yasemin Ayyıldızyaparken, yayının konuğu KTÜ Klinik Eczacılık Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mefküre Durmuş oldu. Programda ilaç güvenliğinin ne anlama geldiğinden, antibiyotik kullanımındaki yanlışlara; çocuklarda doz ayarından, yaşlılarda çoklu ilaç kullanımına kadar birçok başlık ayrıntılı şekilde ele alındı.

“İLAÇ GÜVENLİĞİ TAM OLARAK NE ANLAMA GELİYOR?”
Programda ilk olarak ilaç güvenliğinin ne olduğu sorusu gündeme geldi. Dr. Öğr. Üyesi Mefküre Durmuş, ilaçların tedavi amacı taşıdığını ancak yanlış kullanımda ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek,
“İlaç güvenliği hastaların ilaçlarını güvenli bir şekilde kullanması. Çünkü ilaçlar aslında bizi tedavi etmek için, yaşam kalitemizi arttırmak için varlar. Ama güvenle kullanılmadıkları takdirde hayatımızı tehdit eden sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyoruz.”
“AĞRI KESİCİLER VE VİTAMİNLER DE BU KAPSAMA GİRİYOR MU?”
Durmuş, ilaç güvenliği denildiğinde yalnızca ağır tedavi ilaçlarının değil, günlük hayatta sık kullanılan ürünlerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken,
“Özellikle zaten ilaç güvenliği bir hasta birden fazla ilaç kullanıyorsa daha çok gündeme geliyor. Dediğiniz ağrı kesiciler, vitaminler hepsi bu kapsamın içinde. Kullandığımız ilaç sayısını arttırıyor çünkü o söylediğiniz ilaçlar da.”
“HASTALARIN İLAÇ KULLANIMINDA EN SIK YAPTIĞI HATALAR NELER?”
Dr. Durmuş, hastaların sağlık profesyonellerine yeterince soru sormadığını belirterek bunun önemli bir eksiklik olduğunu söyledi. Hastaların ilacın hem ticari ismini hem de etken maddesini bilmesi gerektiğini ifade eden Durmuş,
“Hastaların yeteri kadar soru sormadığını düşünüyorum. Sağlık profesyonellerine, hekimlerine, eczacılarına, hemşirelerine ve diğer sağlık profesyonelleriyle iletişim halinde olmaları gerekiyor ve onlara gerekli soruları çekinmeden sormaları gerekiyor.”
“HASTA HANGİ SORULARI MUTLAKA SORMALI?”
Programda hasta tarafının hangi soruları yöneltmesi gerektiği de ayrıntılı şekilde ele alındı. Durmuş, ilaç kullanan kişinin ilacını neden aldığını, ne kadar süreyle ve hangi koşullarda kullanacağını mutlaka bilmesi gerektiğini söyledi:
“Hasta bir kere kendi kullandığı ilacı ticari ismini de bilmesi gerekiyor. Etken maddesini de bilmesi gerekiyor. Bu konuda danışabilir. ‘Etken maddesi nedir benim ilacımın?’ Çünkü bir sonraki gidişte aynı etken maddeyi içeren farklı bir ticari preparat alabiliyor eczaneden. Onun dışında ‘Bu ilacı ben neden kullanıyorum?’ Bunu bilmesi çok önemli. İlacını neden kullandığını bilmesi gerekiyor.
Bu ilacı ne kadar miktarda kullanmam gerek? Bu da önemli. Ne fazla kullanacak ilacı ne de az kullanacak. İlacı ne zaman almam gerekiyor? Çünkü bazı ilaçların akşam kullanılması gerekiyor, insanda uyku hali yaratıyor. Bu günlük yaşam becerilerimizi etkiliyor. Bazı ilaçların sabah kullanılması gerekiyor. O da gece alındığında uykusuzluk yapabilir veya başka sorunlarla karşılaşabiliriz.
Aç veya tok alınması konusu çok önemli. İlaçların emilim düzeyini etkileyebiliyor bu durum. Onun dışında ilacın yan etkisi, yani bu ilacın yan etkisi ya da sıklıkla karşılaşabileceğim yan etki nedir? Bunu bilirse hasta ona göre daha rahat olur. Bu ilacın basit bir yan etkisi diye düşünüp ilacını kullanmaya devam edebilir. Onun dışında herhangi bir yan etki gözlemlediğimde ne yapmam gerekiyor? Bunu da hekimine, eczacısına sorması gerekiyor. Başka kullandığı diğer ilaçlar, ilaç etkileşimleri konusu çok önemli ve ilaç besin etkileşimleri de söz konusu.”
“İLAÇLAR SU DIŞINDA FARKLI SIVILARLA ALINABİLİR Mİ?”
İlaçların süt, greyfurt suyu ya da başka içeceklerle birlikte alınmasının doğru olup olmadığı da programın önemli başlıklarından biri oldu. Dr. Durmuş, en güvenli seçeneğin su olduğunu vurguladı ve,
“Şimdi normalde en önerilen tüketim su. Fakat eğer başka besinlerle birlikte, başka içeceklerle birlikte ilacımızı içmek istiyorsak bunu danışmadan içmememiz gerekiyor. Greyfurt suyu çok fazla ilaç etkileşimine giren bir besin. O nedenle mümkünse bilmiyorsak eğer kullandığımız ilacın greyfurt suyuyla bir etkileşimi var mı yok mu, bir ilaç kullanıyorsak greyfurt suyu hiç tüketmemek ama illa tüketmek istiyorsak bunu hekimimize veya eczacımıza danışarak tüketebiliriz, ilaçla etkileşimi yoksa.
“Ama burada sadece bir ilaç değil, hastanın kullandığı bütün ilaçları söylemesi gerekiyor. Bir liste tutması gerekiyor. ‘Ben şu ilacı kullanıyorum’ diye. Bunu her gittiği zaman, sağlık profesyoneliyle her görüşmesinde bu listesini göstermesi gerekiyor.”
“Bir de şu konu çok önemli. Bir hastanın reçete edilen ilacını ne kadar süre kullanması gerektiği de önemli. Mesela antibakteriyel ilaçlar 5 gün veya 7 gün ya da ömür boyu kullanması gereken ilaçlar var. Bunu karıştırabiliyor hastalar. Mesela 7 günde bitirmesi gereken ilacı sürekli kullanıyor veya en fazla 3 gün kullanması gereken ilacı sürekli kullanıyor ya da bazı ilaçlar haftada iki kere reçete ediliyor. Buna da dikkat etmesi gerekiyor. Haftada iki kere kullanılması lazım, her gün değil. Bu konularda karışıklık olabiliyor. O nedenle sağlık profesyoneliyle iletişim halinde olacak ve kesin ve net bir şekilde anlayıp ayrılması gerekiyor sağlık profesyonelinin yanından.”
“PROSPEKTÜS OKUNMADIĞINDA NE KAYBEDİLİYOR?”
Programda toplumun prospektüs okuma alışkanlığının düşük olmasına da değinildi. Dr. Durmuş, prospektüsün önemli olduğunu ancak sağlık profesyoneliyle iletişimin daha açıklayıcı sonuç verdiğini söyledi ve
“Prospektüsünde çok geniş bir kapsamda yazıyor. Ama sağlık profesyoneliyle iletişim halinde olunca daha belirgin ve net sonuçlar nedir, bunlar konusunda daha bilgili olur, daha uyanık olur. Daha çok nelere dikkat etmesi gerektiği konusunu ancak sağlık profesyoneliyle görüştüğünde, ona gerekli soruları sorduğunda anlayabilir aslında.” şeklinde konuştu.
“İHTİYAÇ OLMADIĞI HALDE ANTİBİYOTİK KULLANMAK NE GİBİ SONUÇLAR DOĞURUR?”
Dr. Durmuş, özellikle antibiyotik kullanımında toplumda sık görülen yanlış alışkanlıklara dikkat çekti. Evde kalan antibiyotiğin bilinçsiz şekilde kullanılmasının yanlış olduğunu vurgulayan Durmuş,
“Bir kere antibakteriyel ilaçlar gerektiğinde reçete edilmesi gereken ilaçlardır. Bir hasta zaten kendi başına evde bulunan antibakteriyel ilacı bir hastalığından dolayı kullanmamalı, bu kesinlikle çok yanlış bir durum. Hekimine gitmeli, hekimi eğer reçete ederse bunu kullanabilir. Ve tabii ki hekimine bu konuda baskı yapmak da çok büyük bir yanlışa giriyor aslında. Çünkü enfeksiyonların çeşitleri var. Hepsi bakteriyel enfeksiyon olmuyor ve antibakteriyeller sadece bakteriyel enfeksiyonlarda işe yarar. Bunun dışında viral enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları ya da başka tür enfeksiyonlar da olabilir.”
“KOMŞUDAN GÖRÜLEN TAKVİYE GIDALAR KULLANILMALI MI?”
Takviye edici gıdaların gelişigüzel kullanımına da değinen Durmuş, bu ürünlerin de sağlık profesyoneline danışılarak alınması gerektiğini belirtti ve
“Bence takviye edici gıdalar konusu yine bir sağlık profesyoneli ile görüşülerek alınması gereken bir durum. Komşudan gördüm, şu konuda bana iyi geldi, uykumu düzenledi, ağrılarım geçti, ben de kullanayım... Bu bence yanlış bir uygulama. Böyle olmaması gerekiyor. Sağlık profesyoneliyle iletişime geçerek ‘Ben şu takviye edici gıdayı kullanmak istiyorum’ diye sorular sorulabilir ama ona göre direktiflere uyulup kullanılabilir.” dedi.
“BEKLENMEYEN BİR YAN ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE NE YAPILMALI?”
Programda yan etki görüldüğünde ilk adımın ne olması gerektiği de soruldu. Dr. Durmuş, basit ve ciddi yan etkiler arasında ayrım yapılması gerektiğini belirterek,
“Şimdi yan etkinin, görülen yan etkinin düzeyine göre davranması gerekiyor. Mesela bir baş ağrısı veya daha basit yan etkilerde ilacı hemen kesmemesi gerekiyor ve hekimiyle görüşmesi gerekiyor. ‘Ben böyle bir yan etki gözlüyorum, bu ilacı kullanırken ne yapmam gerek?’ demesi gerekiyor.”
Onun dışında bazı yan etkiler var. Bunlar göğüste sıkışma, boğaz şişmesi, daha alerjik reaksiyon tarzında yüzde, dudakta bir anda şişme gibi yan etkiler. Bu durumda direkt zaten ambulansı arayıp hastaneye kaldırılması ya da kendini hastaneye yetiştirmesi gerekiyor. Çünkü ilaç alerjisi olabilir. Bu çok nadir görülen ama ciddi sonuçlara yol açan bir durum. O zaman ambulansla hastaneye ulaştırılması gerekiyor.” dedi.
“HAMİLELİK VE EMZİRME DÖNEMİNDE İLAÇ KULLANIMINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?”
Dr. Durmuş, gebelik ve emzirme döneminde ilaç kullanımının özel bir alan olduğunu belirterek hekim bilgilendirmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekerken,
“Hamilelik ve emzirme döneminde tabii ki ilaç kullanımı ayrı bir boyuta giriyor. Gebelik döneminde mümkünse ilaçları zaten hekimler de bu yolu izliyorlar, kullanılan ilaçları mümkün olan en alt seviyeye indiriyorlar. Gebelik kategorileri var. Gebelikte kullanılmaması gereken ilaçlar diye bir kategori var. O ilaçları kesinlikle kullanmamasını söylüyorlar hastalara. Hastalar da zaten gebe kaldıkları zaman veya gebelik düşündükleri zaman bunu kesinlikle hekimlerine bildirmeleri gerekiyor. Ona göre ilaçlarında düzenleme yapılması gerekir. Bu dediğim şey tabii ki emzirmede de geçerli.”
“ÇOCUKLARDA YETİŞKİN İLACINI BÖLEREK VERMEK DOĞRU MU?”
Çocuklara yetişkin ilacının bölünerek verilmesinin doğru olup olmadığı sorusuna net yanıt veren Durmuş, bu uygulamanın sağlıklı olmadığını vurguladı:
“Bu tarz bir uygulama sağlıklı değil. Çocuklarda doz çok önemli. Çünkü kiloya göre doz ayarı yapılıyor. Hatta onun için normal kaşık, evde bulunan kaşık gibi şeylerin bile kullanılmaması öneriliyor. Onun yerine ölçü kapları kullanılması öneriliyor. Tam olarak mililitresi nedir, ona göre tam ayar yapıp öyle çocuğa verilmesi gerekiyor. O dediğiniz yetişkin ilacını bölmek zaten tehlikeli bir durum. Böyle kullanılmaması gerekiyor.”
“YAŞLI BİREYLERDE ÇOKLU İLAÇ KULLANIMI NASIL TAKİP EDİLMELİ?”
Yaşlılarda çoklu ilaç kullanımının oluşturduğu riskler de programın dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Dr. Durmuş, doz düzenleme kutuları ve hatırlatma sistemlerinin önemini anlattı:
“Yaşlı hastalarda özellikle kronik hastalığı olan hastalarda çoklu ilaç kullanımı görüyoruz. Bunun için doz düzenleme kutuları kullanılabilir. Mesela bazı kutular var, haftanın her gününe bölünmüş halde. Bir de daha gelişmiş kutular var; pazartesi günü sabah, öğle, akşam hatta sabah aç, akşam yatarken alınacak, akşam yemeğiyle birlikte alınması gerek gibi farklı farklı yerleri olan doz düzenleme kutuları var. Bunları kullanabilirler. Çok işlerine yarar. Veya takvim tutabilirler. Akıllı telefonlarına alarm kurabilirler. ‘Şu ilacımı şu saatte kullanacağım’ diye… Bu şekilde düzenleme yapılması gerekiyor. Yoksa gerçekten unutma, doz atlama, yanlış zamanda alma gibi problemlerle karşılaşabilirler.”
“İLAÇLAR NASIL SAKLANMALI?”
İlaçların muhafaza koşullarının da ilaç güvenliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Durmuş, her ilacın aynı şartlarda saklanamayacağını söyledi:
“İlaçtan ilaca değişiyor. Buzdolabında saklanması gereken ilaçlar var. Kimisi açıldıktan sonra buzdolabında saklanması gerekiyor. Kimisi oda sıcaklığında saklanması gerekiyor. Böyle saklama koşulları var. Bunlar ilacın prospektüsünde yazıyor. Saklama koşulları kısmını okumamız gerekiyor hepimizin. Onun dışında çocuklardan uzak yerde saklamamız gerekiyor ilaçlarımızı ve evcil hayvanların ulaşamayacağı yerlere koymamız gerekiyor. Bu saklama koşulları tabii ki önemli bir konu.”
“PROSPEKTÜS KORKU OLUŞTURURSA NE YAPILMALI?”
İlaç prospektüsündeki uzun ve ayrıntılı bilgilendirmelerin bazı kişilerde korku oluşturabildiğini söyleyen Durmuş, hekim ve eczacı desteğinin burada belirleyici olduğunu ifade etti:
“Bu noktada işte dediğim gibi sağlık personeline sorular sorarak bunu aşabilir. Orada uyarılar tabii ki var ama kimisi çok nadir görülen yan etkiler ve hekim her zaman yarar-risk oranına göre bir ilacı reçete ediyor. O nedenle böyle kafası karıştığı, endişe duyduğu konuları hekimiyle veya eczacısıyla görüşerek ilacını kullanmaya devam edebilir. Orada yazan bilgilere göre ilacını bırakması ya da korku yaşaması yanlış bir durum olur.”
“YAPAY ZEKÂ İLAÇ GÜVENLİĞİ İÇİN KULLANILABİLİR Mİ?”
Programın dikkat çeken başlıklarından biri de yapay zekâ oldu. Dr. Durmuş, yapay zekâdan ilaç kullanımı konusunda yönlendirme alınmasının güvenli olmadığını söyledi:
“Yapay zekânın, birinin ilaç reçete edildiğinde yapay zekâyı kullanarak ilacını nasıl kullanması gerektiği, ilacının yan etkilerini sorması, ilaç etkileşimlerini sorması bence doğru değil. Çünkü böyle çok gereksiz bilgiler de sunabilir. Bilmememiz daha doğru olan şeyleri bile söyleyebilir ya da yanlış bilgi sunabilir. Yapay zekâ bizi zaten tam bilmiyor. Tam olarak kendimizi anlatamıyoruz.
O nedenle yapay zekâya sorular sorularak ilaç kullanımının yapılması bence çok güvensiz bir durum. Gördüğü çok abartılı yararlar da söyleyebilir, abartılı zararlar da söyleyebilir. Çok karmaşık, kafamızı karıştıracak, ilaç güvenliğimizi çok yanlış etkileyecek sonuçlar çıkabilir. Her hâlükârda uzmana sormak en garanti olan. Bizi bilen, hastalıklarımızı bilen hatta bizi takip eden sağlık profesyoneliyle görüşmek en mantıklısı.”
“İLAÇ GÜVENLİĞİ İÇİN KİŞİLERİN EN TEMEL SORUMLULUKLARI NELER?”
Dr. Durmuş, programın son bölümünde ilaç güvenliği için temel kuralları da tek tek sıraladı, “Öncelikle sorularımızı soracağız dedik. İlaç listesi tutmamız gerekiyor. Kullandığımız ilaçlar… Bir de aklımıza gelen soruları yazacağız. Sonra sağlık profesyonelimizle görüştüğümüzde cevapları da yazmamız gerekiyor. Ona göre sonra tekrar unutabiliriz çünkü, tekrar dönüp okuyabiliriz. Direktiflere uymamız gerekiyor. İlacını şu saatte kullan, aç kullan, tok kullan, şu kadar süre kullan… Kendimiz ‘Bu ilaç bana yaramıyor, iyi gelmiyor’ deyip ilacı bırakmamamız gerekiyor. ‘Bu ilaç komşuma iyi geldi, ben bunu kullanayım’ demek zaten çok yanlış bir davranış. İlacın saklama koşullarına uymak çok önemli. İlaçlar gerçekten yaşam kalitemizi arttıran maddeler, doğru kullanıldığı zaman. Ama yanlış kullanıldığında hatta bazen bizim önemsemediğimiz, ‘Ne olacak’ deyip yaptığımız basit bir hatada bile zararlı etkiler doğurabilecek maddeler. O nedenle ilaç güvenliğine dikkat etmemiz gerekiyor.”
“KTÜ’DE İLAÇ GÜVENLİĞİ ÜZERİNE NE TÜR ÇALIŞMALAR YAPILIYOR?”
KTÜ özelinde yapılan çalışmalara da değinen Dr. Durmuş, hasta eğitimleri ve ilaç uyumu üzerine çalışmalar yürüttüklerini anlattı: Durmuş,
“İlaç güvenliği ile ilgili tabii çalışmalar yürütüyoruz. Hastalara eğitim veriyoruz. İlaç kullanımı ile ilgili mesela ilaçların etkileşimleri, alınma zamanlarıyla ilgili eğitimler verip hastanın ilaca uyumunu anlayıp, hastanın ilacına uyumunu ölçen ölçekler kullanıyoruz mesela. Ona göre eğitimler verip sonrasında bu eğitimlerin ne kadar işe yaradığını hastada tekrar sonrasında hastayla tekrar iletişime geçip tekrardan analiz ediyoruz. Bu tarz çalışmalar.”
“BU ALANDA UZMANLAŞMAK İSTEYEN ECZACILIK ÖĞRENCİLERİNE TAVSİYENİZ NE OLUR?”
Programın sonunda klinik eczacılık alanında uzmanlaşmak isteyen öğrencilere de seslenen Dr. Durmuş, bu alanı özellikle tavsiye etti,
“Klinik eczacılık alanında uzmanlaşmak isteyen eczacılara destekliyorum. Çünkü ben de zaten klinik eczacılık uzmanlığı yaptım. Ve gerçekten klinik eczacılık mesleğini çok sevdim. Eczacılık mesleğini de seviyorum. Klinik eczacılık da eczacılık mesleğinin bir dalı ve klinik eczacılık alanını da çok sevdim. Bu konuda bunu isteyen kişileri destekliyorum. Tavsiye olarak yapsınlar diyorum. Sınavlara çalışıp kazansınlar veya doktora yapsınlar bu alanda, yüksek lisans yapsınlar. Çünkü halkla iç içe olan ve halkın sorularını çok daha bilgili bir şekilde yanıtlayabilecekleri bir alanda uzmanlaşmış oluyorlar.”

