Bu belirtiler varsa hemen doktora koşun!İşte o 9 ölümcül hata

Türkiye'de ve dünyada kalp hastalıkları hızla yaygınlaşırken, uzmanlar özellikle genç yaş grubundaki artışa dikkat çekiyor. Modern yaşamın getirdiği stres ve hareketsizlik, kalp sorunlarını kapımıza dayadı.
Bu belirtiler varsa hemen doktora koşun!İşte o 9 ölümcül hata

Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de kalp sağlığı alarm veriyor. Son yıllarda özellikle genç yaş grubundaki vatandaşlar, kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına daha sık başvurmaya başladı. Uzmanlar, eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp-damar sorunlarının; değişen yaşam tarzı, stres, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik nedeniyle artık gençleri de ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtiyor.

Hastalar Şikayetlerini Nasıl Tarif Ediyor?

Hastanelere başvuran hastalar çarpıntıyı genellikle; “kalbim hızlandı”, “tekli atımlar oluyor”, “göğsümde boşluk hissi var” veya “aniden çarpmaya başlıyor” ifadeleriyle anlatıyor. Göğüs ağrısı ise çoğunlukla batma, sıkışma ve yanma şeklinde hissediliyor. Genç hastalarda bu belirtilere zaman zaman nefes alamama, baş dönmesi, huzursuzluk ve ölüm korkusu gibi psikolojik etkenlerin de eşlik ettiği kaydedildi.

kalp-kiriz

Modern Yaşamın Getirdiği 9 Hatalı Alışkanlık

Kalp sağlığını bozan etkenlerin başında modern yaşamın getirdiği yanlış alışkanlıklar yer alıyor. Uzmanlar, kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısını tetikleyen 9 kritik hatayı şu şekilde sıralıyor:

  1. Aşırı kafein tüketimi ve sigara kullanımı.
  2. Düzensiz uyku saatleri ve uzun süre ekran karşısında kalmak.
  3. Sağlıksız beslenme (Aşırı tuzlu, ağır yemekler ve gece geç saatte yemek yeme).
  4. Hareketsiz yaşam tarzı.
  5. Ani, plansız ve ısınmadan yapılan egzersizler.
  6. Stresle baş edememe, sürekli kaygı ve bastırılmış anksiyete.
  7. Bilinçsiz kullanılan zayıflama ürünleri ve bitkisel takviyeler.
  8. Alkol tüketimi ve sporcu destek ürünleri.
  9. Kontrolsüz kullanılan burun spreyleri.

Gizli Tehlike: Anksiyete ve Metabolik Hastalıklar

Gençlerde altta yatan ciddi bir yapısal kalp hastalığı olmasa bile, sürekli kaygı halinin otonom sinir sistemi dengesini bozarak kalbin normal ritmini olumsuz etkilediği ifade edildi. Bunun yanı sıra obezite, diyabet, hipertansiyon ve tiroit hastalıkları gibi metabolik sorunların da kalp kaynaklı şikayetlerin artmasında büyük rol oynadığı bildirildi. Uzmanlar, her çarpıntının ciddi bir hastalık olmayabileceğini ancak riskli durumları kaçırmamak için mutlaka doktor muayenesi gerektiğini vurguluyor.

Tedavi Edilmezse Kalıcı Hasar Bırakabilir

Şikayetlerin hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen uzmanlar, tedavi edilmeyen durumların hayati risk taşıyabileceği konusunda uyarıyor. Örneğin, tiroit hastalığına bağlı bir çarpıntı tedavi edilmediğinde ritim bozukluğu kalıcı hale gelebiliyor. Özellikle eforla artan, kola, çeneye veya sırta yayılan göğüs ağrılarının ciddiye alınması gerektiği belirtiliyor. Kalbin genç yaşta verdiği bu sinyalleri doğru okumanın, gelecekteki kalp hasarlarını önlemede en etkili yol olduğu kaydedildi.

Kaynak:Haber61

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.