Benden büyük insanlar
Büyük İskender ufak tefek bir adammış. Dört bir yanı yerle bir etmesiyle ve hakkında üretilen efsanelerle "Büyük" olmuş. Kendisini Tanrı Amon'un oğlu olarak da görüyormuş. Ne ki 33 yaşında ölmüş.
Ona özenen Seleukos İmparatoru 3. Antiokhos da ülkesinin coğrafyasını büyütürken kendisine "Büyük" ünvanını yakıştırmış. Ölmeden önce büyük hezimetler yaşamış ama o bir kere "büyük" olmuştu artık.
İspanya Kralı 4. Philip, Portekiz topraklarını kaybettiği sıralarda "Büyük Philip" olarak adlandırılmak isteyince adamlarından biri gıyabında pek ayıp etmiş. "Bizim kral deliğe benziyor. Kaybettikçe büyüyor." demiş. Kaybettikçe büyüyenleri bugün de görmek mümkündür.
Eskiler, "Baş ol da istersen soğan başı ol." demişler. Kişioğlu büyük olmayı pek seviyor. Büyük demek, üstün demektir. Kimden üstün? Senden, benden, ötekinden. O yüzden çok parası olsun istiyor. Koltuk ve güç sahibi olmak istiyor. Bir koltuk da yetmiyor, bakıyorsun ki aynı anda birkaç koltukta oturuyor. Biraz onda, biraz ötekinde... Ne var ki ölünce tek tabuta konuyor. Çok yazık!
Ben de pek severim büyük kişileri. Kılıkları, tavırları gayet fiyakalıdır. Ufak tefek olduğumdan, yanlarında fazla küçük kalırım ama bunu hiç sorun etmem. Ağızlarından saçılan incileri pürdikkat dinlerim. Eleştiriye tahammülsüz olmalarını da anlayışla karşılarım.
Bir general savaş sırasında zora düşünce ana karargâha göndermek üzere emir erine bir telgraf yazdırmış:
"İvedilikle takviye kuvvete ihtiyacımız vardır."
Bunu duyan subaylardan biri mırıldanmış:
"Bir de generale..."
Büyük insanların hata yaptığı pek vaki değildir. Ama başka büyük insanları da deneyip onların büyüklüklerini görmekte de fayda vardır.