banner556

28.02.2021, 12:40

Bulut Köyü Dedektifleri Bölüm 3 : Tablodaki Hayalet

“Bu mağarada ne işimiz var ki! Ben korkmaya başladım!”

“ Kestane toplamaya çıkmasaydık yağmura da yakalanmazdık!" dedi ıslanan saçlarını düzelterek Ömer.“ Kimin fikriydi? Yusufff! Hep senin şu doğa merakın yüzünden, al işte bak ! Şimdi ne yapacağız? Bu mağarayı da yaz doğa defterine!”

“ Tamam sakin olun Meryem, Ömer! Birazdan yağmur dinince eve geri dönebiliriz!” Arkadaşları aralarında tartışırken Osman etrafı incelemeye başlamıştı. Mağaranın tavanından sızan soğuk yağmur damlaları taş zeminde birikiyordu. İçerisi buz gibiydi. Sesler ise sürekli yankılanıyordu. Osman duvarlara bakınca çok ilginç çizimler fark etti.

“ Duvarlara bakın, inanılmaz, tablo gibi detaylıca çizilmiş! Adeta bir örümcek ağı!” diye söze başlayan Osman’ın bir anda başından aşağı kaynar sular döküldü. Korkudan kekelemeye başladı çocuk. ” Bi-bir dakika ! Ha – hayalet resmi mi yoksa ! Ki-kim çizdiyse ha-hayaleti de görmüştür! ” 

“ Ne hayaleti Osman! “ dedi Meryem.” Dünya haritasına benziyor, baksana !”

Arkadaşları şimdi tartışmayı bırakmış ve şaşkınlıkla duvardaki çizimlere bakıyorlardı. Koca bir dünya haritasıydı bu! Mağaranın tüm duvarlarına kıtaların, ülkelerin , şehirlerin isimleri tek tek yazılmıştı. Taşla oyularak çizilmiş gibiydi. Çocukların hepsi, ellerini çizilen haritanın üstünde gezdirmeye başladı. Pütürlü ve sertti. Bir kamyon büyüklüğündeki mağaranın tüm duvarları haritalarla doluydu. Girişte sağ taraftaki duvarda ise rakamlar, aylar dağınık şekilde yazılmıştı.

“Şuraya bakın, burada harita değil, rakamlar var.” dedi Meryem. “ Bazıları derste gördüğümüz roma

rakamları! Kim , neden çizmiş ki , ne işine yarayacak, ve neden mağaraya çizmiş ?”

“Bazıları da çivi yazısı gibi! ” diye ekledi Ömer. “ Mağaraya çizdiğine göre gizli bir iş çeviriyor, kimsenin bilmesini istemiyor olabilir! Ne işine yarayacak ki? ” düşündükçe başını kaşıyordu.” Mağarayı biraz daha incelersek anlarız belki !” Meryem ve Ömer hem zeki hem de meraklıydı. Yusuf ise mağarada tüm gördüklerini doğa defterine not ederken Osman korkudan tir tir titriyordu.

“ A- araştırmaya ne gerek var, zaten ya- yağmur diner birazdan. “ dedi Osman. “ Yine başımıza bir şey gelecek! ”

“ Korkmayı bırak da şu taşları eline al Osman. İnanılmaz, pamuk kadar beyaz ve kılıç kadar keskinler!

Her kim çizdiyse bu taşlarla çizmiş olmalı, yoksa taş, duvarı nasıl oysun?” dedi Ömer, zeminde solucan gibi kıvrılan taşları göstererek. Hepsi de kıvrık beyaz solucanı anımsatan taşları ellerine aldılar. Mağaradaki harita çizimleri üzerinde gezdirmeye başladılar.

“Olamaz, Ömer haklı, mağara bu taşlarla çizilmiş!” diye heyecanla atıldı Meryem. “Biz de çizdikçe oyuklar iyice açılıyor!”

Osman’ın, elindeki beyaz solucan taş ile çizimlerin üstünden geçmek ve oyuklar açmak çok hoşuna gitmişti. Korkusu biraz geçince iyice çizmeye devam etti. Bir taraftan da tombul göbeği kikirdemekten hopluyordu. Yusuf ise doğa defterine yazmak için adeta bir hazine bulmuştu. Sağa sola bir böcek gibi pıtır pıtır yürüyor ve gördüklerini yazıyordu. Defteri elinde, buz gibi yağmur sularında ayakları ıslansa da yürümeye devam etti. Yosun tutmaya başlayan karanlık duvarın dibinde bir mektubu anımsatan yazılar fark etti. Çığlığı bastı.“ Heyyy, buraya gelin, burada haritadan farklı bir şey var! Çizimleri yapan, haritaya dair bilgiler yazmış olabilir!” Ömer ve Meryem soluk soluğa Yusuf’un gösterdiği duvarın dibine fırladı. Gösterdiği alana mikroskopla inceler gibi bakmaya başladılar. Harfler eğri büğrü yazılmıştı. Meryem’in gözleri iyi görebiliyordu. Karanlık ve eğri büğrü de olsa bir kaplumbağa gibi yavaşça okumaya başladı.

“Projemi tamamlamaya çok az kaldı. Lütfen mektubu dikkatle okuyun ve benden haber alamazsanız yetkili birilerine haber verin. Büyük bir buluş üzerine çalışan bilim adamıyım.

Mağaranın duvarlarına haritalar çizdim. Bir duvara da rakamlar yazdım. Mağaradaki beyaz solucana benzeyen taşların dünyada eşi benzeri yok! Güçleri inanılmaz! Tıpkı bir zaman makinesi gibi kullanılabiliyor! Taşlarla hangi yıla ve nereye gitmek isterseniz gidebilirsiniz! Öncelikle gitmek istediğiniz tarih ve ayları beyaz taşlarla çizin! Ardından haritalarda şehrin sınırlarını beyaz taşlarla iyice belirginleştirin! Çevresini oymaya devam edin! Sınırda açılan oyuk siz çizdikçe genişleyecek ve siz de kayaların arasından kayıp gideceksiniz! Ancak unutmayın, gideceğiniz yerden geri gelmek için taşları yanınızdan ayırmamanız gerek! Sadece o taşlar sizi geri getirebilir! Dönmek istediğinizde her nerdeyseniz olduğunuz yerin zeminine mağaranın şeklini çizmelisiniz! Mağara dışardan bir..”

“Okusana Meryem –dışardan bir neye benziyor, neyi çizeceğiz ki? “ dedi Ömer.” Mağara sırlarla dolu! Macera deposu gibi! “

“Bir kaplumbağaya benziyormuş!”

“ Bilim adamı ortada yok! Mağaranın girişini otlar kapatmıştı. Demek ki adam ne zamandır kayıp!” dedi Yusuf.” Ona yardım etmeliyiz. Kim bilir nerede , bir bilim adamının kaybolmasına göz yumamayız değil mi!” Defterine de harıl harıl notlar alıyordu. Birden Osman’ın titreyen ve korkuyla inleyen sesi duyuldu. Mektuba dalıp onu unutuvermişlerdi!

“İmdaattttttt, ka-kayalar yarılıyorrrr! O-oyuklar açılıyorrrr, kayıp gidiyorummm Yusufff, Ömerrr, Merrrr-!”

Çocuklar, Osman’ın çığlığını duyunca bilim adamının mektubunda yazanların da doğru olduğunu anladılar. Hemen Osman’a doğru koşmaya başladılar. Su birikintilerine bastıkça iyice de ıslanmışlardı. O da ne! Osman’ın başı ve göbeği kayanın içerisine doğru kayarken, ayakları dışarda kalmıştı! Dostları Osman’ı ayaklarından yakalayıverdi. Ancak kayalar bir elektrik süpürgesi gibi Osman’ı içeriye çekiyordu. Hepsi son bir gayretle dışarıya çekmek istediler ama kayalar çocukların hepsini içine yutuverdi. Şimdi karanlık bir rüzgarın içinde yaprak gibi uçuşuyorlardı. Göz kapakları uykuya dalar gibi kapanmıştı.

Dostluk birbirine yardım etmektir, diye düşünürken haritadan içeriye birlikte savrulmuşlardı.

Gözlerini açtıklarında ise soğuk bir rüzgar esiyordu. Denizin sert dalgaları ise sanki onları uyandırmaya çalışıyordu! Oldukları yerde sağa sola da sallanıyorlar mıydı ne ! Ahhhh! Evet! Bir geminin güvertesine gelmişlerdi! Üstelik acımasız, zorba bir korsan gemisine!

“Nasıl olur, buraya nasıl geldik ki? Mağaradaydık! Haritalar..”

“ Haritaları o kadar oymasaydın şimdi güvende olabilirdik Osman! “ diye söze başladı Ömer.” Buradan hemen kurtulmalıyız!”

“ Şu te-tepedeki elinde dü-dürbün , şapkasında kafatası resmi olan, tek gözü siyah ba-bantla kapalı..”

“ Veee bize doğru bakan, bir korsannnnn, korsan gemisine gelmişiz! “ dedi korkuyla Meryem.” Hemen mektubu hatırlayın, taşları çıkarın , şeyi çizecektik, şeyin resmini!”

“ Mağaranın!” dedi Yusuf heyecanla.” Meryem bir kaplumbağaya benziyor demişti.”

Tam bu sırada dürbünüyle uzakları gözetleyen nöbetçi korsan bir anda güvertedeki çocukların sesini işitti. Gergedan boynuzunu andıran borazanını eline alıp tüm gücüyle üfledi. Ardından çatallı , boğuk sesiyle kükremeye başladı. “Güvertedeki yabancıları yakalayınnn!” Güvenlik alarmıydı bu! Geminin üst tarafından ‘ yabancıları yakalayınnnn’ sesini duyan tüm korsanlar çocukların olduğu yere doğru koşmaya başlamıştı.

“ Olamaz, hayır şu an bibilgisayar oyunundayım. “ dedi titreyerek Osman. “ Bu ko-korsanlar gerçek değil! Şimdi oyun bitecek!

“Gevelemeyi bırak Osman. “ dedi Ömer. “ Hemen taşları çıkarın, korsanlar inmeden kaplumbağayı çizip mağaraya geri dönmemiz gerek!”

“Ben Cin Ali bile çizemem ki!”

“ Al şu taşları, ve başla Yusuf ! “ dedi Meryem. “ Birlikte hareket edersek kurtulabiliriz. “

“Elim ayağım titriyorrrr!” Osman taşları eline almış ve dostları gibi zeminde kaplumbağa çizmeye başlamıştı.

“Çizilen hatları iyice oymamız gerek! “ dedi Meryem.” Ardından oyuklar arasından kayıp gidebiliriz!”

“Ma- mağarada ben de çizince böyle olmuştum, ka-kayıverdim!”

“ Zaten hepsi bu yüzden oldu Osman. “ dedi Ömer. “ Her neyse mağaraya dönünce anlatırız, sen çiz ve oymaya devam et!

Bu sırada tek gözlü, kafatası şapkalı korsanlar da karınca sürüsü gibi yaklaşıyordu. Sesleri ise savaşa hazırlanan ordu gibiydi. Bastıkları ahşap merdivenlerden gelen gıcırtılar ve nefeslerindeki hırıltılar öfkelerini gösteriyordu. Çocuklar ise elleri taş yüzünden kanasa bile durmadılar. Oyuklar iyice açılmıştı. Ayaklarını, çizilen mağara resminin sınırlarından -kaplumbağa- içeriye bastırınca vücutlarının kalan kısmı da su gibi akıp geçti. Bu kez korku değil başarı çığlıkları atıyorlardı. Karanlık hava akımında sürüklendikten sonra nihayet mağaranın ıslak buz gibi zeminine düştüler. Duvardaki tüm haritalar ise oyuklar açılmadan önceki halini çoktan almıştı. Kalpleri yerinden fırlayacakmış gibi atıyor, sesleri titriyordu. Başlarına gelen korkunç yolculuktan sonra sakinleşince her şeyi en baştan konuştular. Mağarayı, bilim adamını, haritaları, mektubu, beyaz solucan taşlarını. Kıyafetlerinden sular damlıyordu. Saçları yapış yapıştı. Ellerinde kocaman bir hazine vardı. Dikkatli davrandıkları ve tehlikeli olmadığı sürece istedikleri her yere ve zamana gidebilirlerdi. Kayıp bilim adamını bile bulmaları imkansız değildi. Çözüm bulacaklardı. Yağmur dinmişti. Mağaraya tekrar gelmek üzere su dolan ayakkabılarıyla evlerine doğru yol aldılar.

Sevgili Çocuklar,

Bulut Köyü Dedektifleri’nin yerinde siz olsaydınız nereye ve hangi zamana gitmek isterdiniz? Niçin?

Görüş ve önerileriniz olursa ,yorum kısmına ya da mailime (zeynepeyupogluofficial@gmail.com) ailenize de danışarak gönderebilirsiniz. Gitmek istediğiniz , merak ettiğiniz yer ve zaman dilimi ile ilgili çizim yaparsanız aralarından kura yöntemiyle seçerek paylaşabiliriz. Bir sonraki bölümde isminizle birlikte yer alabilir , ne dersiniz? :) Tüm çocukların ve çocuk kalabilen yetişkinlerin önerilerini bekleriz. :) Biz şimdiden heyecanlandık. :)

Gülümseyerek büyümeniz dileğiyle…

Sizi Seviyoruz Çocuklar!
 

Önceki bölümler:

Bulut Köyü Dedektifleri - 2 Kayıp Günlüğün Peşinde

Hikayenin ilk bölümü için tıkla... 'Sen! Gözlüklü, başla bakalım!” Çocukların dördü de evin duvarının dibine oturmuş, birbirlerine sarılmıştı. Alınlarından sıcacık terler akıyordu. Tangur tungur devrilen tencerelerden fırlayan...

Bulut Köyü Dedektifleri -1

BÖLÜM 1: Köyde bir ajan nine mi var? ‘'Bana tombul bir fare gibisin diyemez'' dedi ve arkasına bakmadan uzaklaşmaya başladı Osman. Okul çıkışıydı. Tüm öğrenciler kendilerinden daha ağır olan sırt çantalarını yüklenmişler...

Yorumlar (15)
Dvc 2 ay önce
Çoooooooooooooooooooooooooooooooook güzeeéeeeeeeeel
Hilal 2 ay önce
Zeynep öğretmenim elinize sağlık hikaye çok güzel olmuş
Ebrar Topal 2 ay önce
Öğretmenim getçektem çok güzel olmuş ellerinize sağlık çok güzel olmış vAllaha ne güzel yazmışsınız çizmişdiniz çooook beğendim????????????????????????????????????????????????????????????????????????????
Betül akçay 2 ay önce
Çoooooooooooooooooooooooooook güzelmiş
Fatmanur GÜNEY 2 ay önce
Çok ama çok güzel olmuş elinize emeğinize sağlık.
Müberra Düzen 2 ay önce
Çok güzel olmuş hocam
Melike Güney 2 ay önce
Elinize saflık öğretmenim hepsini okudum . Harika olmuş. 4.bölümde Bende olmak istiyorum . Hikayede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum
Melike Güney 2 ay önce
Elinize sağlık çok güzel olmuş birahane ki bölümde yer almak isterim.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
15°
parçalı bulutlu
banner520
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 30 54
5. Altay 29 53
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23

Gelişmelerden Haberdar Olun

@