Anahtar Deliği 23.01.2026- Yeni havalimanı ve kamuoyunda merak edilenler...

Trabzon'da yeni havalimanı projesi heyecan yaratırken, ihaleyle ilgili belirsizlikler sürüyor. Ramazan ayı hazırlıkları ve israf eleştirileri dikkat çekerken, alışveriş merkezindeki eksiklikler ve Maarif Sistemi'ndeki sorunlar tartışılıyor.
Anahtar Deliği 23.01.2026- Yeni havalimanı ve kamuoyunda merak edilenler...

YENİ HAVALİMANI VE KAMUOYUNDA MERAK EDİLENLER...

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Trabzon’da yapılacak yeni havalimanı ile ilgili açıklamaları şehirde heyecan yarattı. Uraloğlu, Haber61 Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Lakot’a özel açıklamalarda bulundu.

Bakan Uraloğlu, deniz üzerinde 3 milyon metrekarelik dolgu alanı üzerine inşa edilecek yeni havalimanı için ihalenin ve yer tesliminin yapıldığını, yakın zamanda da temelin atılacağını açıkladı.

Bu haber, Trabzon adına elbette önemli ve sevindirici bir gelişme. Ancak asıl merak burada başlıyor.

Bakan “ihale yapıldı, yer teslimi bile gerçekleştirildi” diyorsa, doğal olarak bazı soruların sorulması kaçınılmaz hale geliyor.

 En çok merak edilen başlıkların başında şunlar geliyor: İhaleyi hangi firma aldı?

Projenin toplam maliyeti ne kadar? İnşaat ne zaman başlayacak, ne zaman bitecek?

Şu ana kadar bu soruların hiçbirine net bir yanıt verilmiş değil. Yer teslimi yapılmış bir projede artık “gizli” ya da “beklemede” kalacak bir durum yoktur.

Eğer süreç bu noktaya geldiyse, detayların da şeffaf bir şekilde paylaşılması gerekir. Kulislerde, “Zaten birkaç gün içinde açıklanacak” deniliyor ama bu belirsizlik uzadıkça soru işaretleri de büyüyor.

Öte yandan yeni havalimanının 10 milyon yolcu kapasiteli, 3 bin metrelik pistiyle büyük gövdeli uçaklara uygun şekilde tasarlanacağı bilgisi şehirde olumlu karşılandı.

Mevcut havalimanının Trabzon’un artan yolcu trafiğine artık cevap veremediği gerçeği herkesin malumu.

Bu durumun Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da bizzat tespit edildiği ve yeni havalimanı kararının bu çerçevede alındığı ifade ediliyor.

Yeni proje, mevcut pistin biraz daha kuzeyinde, tamamen dolgu alanı üzerinde hayata geçirilecek. Bu da Trabzon açısından sadece bir havalimanı değil, aynı zamanda dev bir mühendislik ve yatırım projesi anlamına geliyor. Hal böyleyken, maliyeti ve yapım süresi gibi temel bilgilerin kamuoyundan gizli kalması pek de makul görünmüyor.

Temel atma töreninin “yakın zamanda” yapılacağı söyleniyor ancak bunun birkaç hafta mı, birkaç ay mı olduğu net değil. Özellikle yerel aktörler, sürecin seçim takvimleriyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini, projenin siyasi değil tamamen teknik bir zeminde ilerlemesinin önemli olduğunu dile getiriyor.

Özetleyecek olursak;

Trabzon halkı yeni havalimanı haberine sevindi sevinmesine ama detayları da duymak istiyor. Kamuoyu, bu büyük yatırımın tüm yönleriyle açık ve şeffaf bir şekilde paylaşılmasını bekliyor. Çünkü böylesine büyük projelerde belirsizlik değil, netlik güven oluşturur.

Bütün bu tartışmalar yaşanırken, Halk TV’den Cengiz Karagöz  bir haber yaptı.

Haberde, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 20 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen ihalede, kamuoyunda eleştirilen "pazarlık usulü" yöntemi kullanıldı. İhaleye katılan 7 firma arasından yapılan değerlendirmeler sonucu 4 firma tekliflerini geçerli saydırdı.

Sonuçta, 48 milyar 199 milyon 470 bin TL bedelle ihaleyi kazanan Cengiz İnşaat, projeyi ASL İnşaat ile birlikte yürütecek. ASL İnşaat’ın sahibi Abdülkadir Kart’ın, eski AK Parti Rize milletvekili olduğu biliniyor.” İfadeleri yer aldı.

trabzon-havalimani

***

TRABZON’DAKİ BELEDİYELERE RAMAZAN AYI ÖNERİSİ

Ramazan ayı yaklaşırken belediyelerde hummalı bir hazırlık süreci başladı. Ancak bu hazırlıklar, her yıl olduğu gibi ihtiyaç sahiplerinden çok “kim, kime, nerede iftar verecek?” hesabına dönüşmüş durumda.

Kulislerde konuşulanlara bakılırsa, bazı belediyelerde Ramazan henüz gelmeden iftar listeleri hazırlanmış, mekânlar belirlenmiş, davet edilecek “protokol” isimleri çoktan not edilmiş bile. Özellikle restoranlarda düzenlenen ve belli çevrelere özel olarak organize edilen iftarların faturalarının bu yıl da dudak uçuklatacağı aşikâr.

Malum, bir masaya oturan birkaç davetli, belediye bütçesinden çıkan binlerce liraya denk geliyor. Üstelik bu sofralarda ne fakir var, ne öğrenci, ne de gerçekten ihtiyaç sahibi biri…

Bir başka kulis bilgisi ise yemek dağıtımlarıyla ilgili. Üzerinde başkan isimlerinin yer aldığı kutular, yine dışarıdan, piyasa fiyatının katbekat üzerinde temin edilecek. “Hayır işleme” niyetiyle yapılması gereken bu uygulamanın, adeta bir reklam ve vitrin çalışmasına dönüşmesi, vicdan sahibi herkesi rahatsız eden bir tabloyu ortaya koyuyor.

Bu tür uygulamalara karşı duran ve israfın önlenmesi gerektiğini savunan isimler de yok değil. Çünkü Ramazan ayı, israf ayına dönüştürülmemeli. İftarlara harcanan parayla kaç ihtiyaç sahibine destek olunabileceği iyi hesaplanmalı.

Buradan belediye başkanlarına bir önerimiz var. Belediyelerin doğrudan iftar sofrası kurmasından ziyade, hayra aracılık etmesi gerektiğini savunuyoruz. “Bir iftar da senden olsun” gibi bir kampanyanın hayata geçirilmesi durumunda, Trabzon’da ve Trabzon dışında yaşayan binlerce hayırsever iş insanının destek vereceği; hatta maaşlı çalışanların bile bu çağrıya kayıtsız kalmayacağı kesin.

Unutulmamalıdır ki Ramazan, gösteriş ayı değil; paylaşma ayıdır. Belediyeler bu mübarek ayda reklam değil, emanet bilinciyle hareket etmelidir. Çünkü harcanan para, kimsenin cebinden değil; tüyü bitmemiş yetimin hakkından çıkmaktadır.

Yıllardır gördüğümüz yanlışlar üzerinden değerlendirme yaparak söylüyoruz ki; bu Ramazan, gerçekten ihtiyaç sahiplerinin Ramazanı olsun, “fotoğraflık iftarların” değil.

Ülkemizde “tasarruf tedbiri” kavramının neredeyse çocuklara bile ezberletildiği bu dönemde, bu önerimize kimin uyup uymayacağını, ancak mübarek Ramazan ayı başlayınca hep birlikte göreceğiz.

3

***

FENER TARTIŞMALARINDAN BANTLI MERDİVENLERE AVM

Bölgenin en büyük, Anadolu’nun en önemli ve iddialı alışveriş merkezlerinden biri olan bu yapı, barındırdığı yüzlerce işyeri ve sosyal mekânla “yaşam merkezi” olarak da anılıyor. Zaten bu şekilde anılmak için özellikle halkla ilişkiler faaliyetlerine önem verildiği biliniyor.

İmaj olarak zaman zaman tartışmaların odağında kalsa da, özellikle soğuk ve yağışlı havalarda ile hafta sonlarında alışveriş merkezi tıklım tıklım doluyor. Yalnızca Trabzonluların değil, şehir dışından gelen ziyaretçilerin de yoğun ilgi gösterdiği bu alanın, belirli standartları koruması ve bazı temel koşulları eksiksiz yerine getirmesi bizce zorunlu.

Ancak sahada karşılaşılan tablo bu beklentilerle örtüşmüyor. Örneğin; dilek ve şikâyetlere zamanında geri dönüş yapılmaması, aşırı yağışlarda çatıdan yağmur akması ve yağış kaynaklı suların otoparka kadar ulaşması ciddi sorunlar arasında yer alıyor.

Bununla birlikte, otoparkta tütün ürünleri kullanımını engelleyecek sensör, sistem ya da önlemlerin bulunmaması, engellilere ayrılmış otopark alanlarının herkes tarafından kullanılması da dikkat çeken diğer eksiklikler olarak öne çıkıyor.

Son olarak ise en çok tepki çeken konu: merdivenlerin bantla tutturulması. Mermer merdivenlerin onarılması ve güçlendirilmesi gerekirken, koli bandı ile geçici bir çözüm uygulanması ne kadar ciddi ve ne kadar tutarlı? Bu uygulama, güvenlik açısından da soru işaretleri doğuruyor.

Hatırlanacağı üzere, bu alışveriş merkeziyle ilgili en büyük tartışma, en başta (2007 İlkbahar günlerinde) “fener” üzerinden başlamıştı. Yerel ve ulusal basının baskıları sonucunda, “haç” şeklindeki deniz fenerinin kanatları sökülmüş ve yapı bir asansör kulesine dönüştürülmüştü.

Bugün bantla tutturulmaya çalışılan merdivenlerin de, altı ve içi boş olan aynı silindirik yapıda yer alması dikkat çekiyor. Eğer bu konuda kalıcı ve sağlıklı bir çözüm üretilirse, elbette buradan paylaşırız. Ancak mevcut haliyle, Trabzon’un bunu hak etmediği çok açık.

trabzon

***

MAARİF SİSTEMİNİN ÇARPICI TRABZON YANSIMALARI

Karneler alındı. Ödüller dağıtıldı. Kırıklar sayıldı.

Ancak klasik karnelerde yer alan İstiklal Marşı, Gençliğe Hitabe ve Atatürk fotoğrafının kaldırıldığı yönündeki iddialar, okullardaki genel gidişattan ve eğitimin niteliğinden çok daha fazla tartışma konusu oldu.

Yeni Maarif Sistemi ile ise neredeyse kimse yeterince ilgilenmiyor. Oysa müfredatla ilgili, yalnızca ilk sömestr boyunca tarafımıza ulaşan onlarca şikâyet söz konusu.

Sadece öğrenciler mi?
Hayır… Öğretmenler ve idareciler de hem gergin hem de sitemli.

Kanaat, sözlü, katılım, proje, performans, okuma, dinleme… Birçok derste öğrencilere ve öğretmenlere bir sürü ek sorumluluk yüklendi.

Üstüne üstlük bazı öğretmenler, “Maarif içeriğini inceleyip öğrenecek zamanımız kalmadı. O kadar hızlı ve fazla değişiklik yaptılar ki biz de öğrenip öğrenciye anlatamıyoruz” diyerek açıkça yakınıyor.

Öğrenciler ise “Hocalar dersin bir kısmını anlattı, kitabın kalanından sorumlusunuz diyerek dersi bıraktı” şeklinde serzenişte bulunuyor.

Hatta birim dönemde eksi puan alan öğrenciler bile olmuş. “Olmuş” derken, bu rakamlar not ekranlarında bizzat görüldü.

Bilhassa matematik öğretmenlerine sorduğumuzda, “Türk Millî Eğitim Sistemi’nde eksi puan diye bir puanlama algoritma dışıdır” yanıtını aldık.

Takdir elbette eğitimcilerin, velilerin ve okuyucuların…
Ancak unutmamamız gereken çok önemli bir gerçek var: Bu filmin başrol oyuncuları, geleceğimizin teminatı olan öğrenciler.

Maarif Sistemi’nin ne zaman, ne şekilde olgunlaşacağı ve yerine oturacağı bilinmiyor. Ancak bu geçiş sürecinde, Atatürk’ün karnelerden kaldırılması gibi bir gaflette ısrar etmek yerine, öğrencilerin mağdur edilmemesi en büyük temennimizdir.

trabzon

 

Kaynak:Haber61

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum