Anahtar Deliği 18.03.2026 –Süper skandallar liginde bugün ne oldu?
SÜPER SKANDALLAR LİGİNDE BUGÜN NE OLDU?
Trabzonspor Kadın Futbol Takımı Turkcell Süper Lig’de zirve ve Avrupa mücadelesi veriyor. Dün oynanan Fenerbahçe derbisi 1-1 bitti. Biz üzüldük ama hedefte kaldıklarına inanan oyuncular sevindi.
Takım, ligin ilk maçında Ankara BŞB’ye 2-1 mağlup olmuştu. 7. haftada İstanbul’daki Fenerbahçe maçını da 2-0’la yenik bitirdi. Bu kayıplar dışında toplam beraberlik sayımız bugün 3 oldu. Bordo Mavililer, içerideki Fenerbahçe maçına 3. sırada çıktı.
Sezon başından beri iddiasını ortaya koyup teknik sorumlu Hatice Bahar Özgüvenç yönetiminde Avrupa yolunda ilerlerken, İstanbul’daki Fenerbahçe maçında hakem faciasına kurban giden ve omuz omuza mücadelede Fenerbahçe lehine maçın başında penaltı kararı verilmesiyle 1-0 geriye düşen Trabzonspor, bu hatanın moral bozukluğuyla maça tutunamayıp kalesinde 1 gol daha görerek İstanbul’daki maçı 2-0 kaybetmişti.
Rövanş için tam motivasyonla Trabzon’da derbiye çıkan takımımız, bugün ilk yarıda üst üste sarı kartlar görerek adeta oyundan koparıldı.
İstanbul’daki maçı İstanbul bölgesi hakemleri yönetmiş ve Trabzonspor Kadın Futbol Takımı’nı adeta katletmişlerdi. Trabzon’daki maçta da deneyimsiz iki kadın yardımcı (Giresun ve Bayburt) görev yaparken, maçın hakemi Rize’den Yücel Büyük oldu.
Yücel Büyük, verdiği ve vermediği faullerle, çıkardığı ve çıkarmadığı kartlarla maçı daha ilk yarım saatte çığırından çıkardı. Trabzonspor’a neredeyse her şarjda sarı kart gösterdi.
Öyle ki, 10. dakikada rakibe dokunmadan ilk kartı gören Amira Braham’ın 40. dakikada özellikle ikinci sarı kartı nasıl ve neden gördüğünü kimse anlamadı. Rizeli hakem hataları izleyenlere saç-baş yoldurttu.
Bordo-mavili takım baskılı oynarken bir anda 10 kişi kaldı. Yine de öne geçti ama kalesinde son dakikalarda gol görünce maç 1-1 bitti.
Şimdi taraftar soruyor:
- “İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Trabzonspor antipatisi hortladı mı; kadınlar ligi de olsa Rizeli hakem Fenerbahçe maçına gönderilir mi?”
- “Trabzonspor neden halen bir yayın kanalı kuramadı; bize Trabzon’daki Fenerbahçe maçını neden FBTV’den izlettiriyorsunuz?”
- “Turuncudan bozma formalarla maç kazanamıyoruz, bu ısrarınız nedir? Turuncu bizi yansıtıyor mu? G.Saray’ı andıran formalar neyin nesi?”
- “İlk yarıda İstanbul’daki maçta omuz mücadelesinde rakibe verilen skandal penaltı kararına neredeyse itiraz bile etmemiştiniz, bu kez de uzatmalarda Fenerbahçe Staskova ile ofsayttan gol buldu ve maçı berabere bitirmeyi başardı, gole neden itiraz etmediniz?”

***
ONUACHU’NUN ÜZERİNE Mİ OYNUYORLAR?
Trabzonspor, Süper Lig’de Fenerbahçe ile puanları eşitledikten sonra otoritelerce övgüler yeniden abartıya dönüştü. Şampiyonlar Ligi için iştahı kabaran bordo-mavililerde, Orhan Kaynak’ın kaybı nedeniyle yaşanan moralsizlik, Çaykur Rizespor galibiyetine rağmen sürüyor.
Ekranlarda en çok konuşulan, sayfalarda en fazla tartışılan isim ise Paul Onuachu. Tartışma derken; genel itibariyle dev golcüye benzeri görülmemiş övgüler söz konusu. Onuachu tam bir profesyonel, bunlardan çok da etkilendiği söylenemez.
Ancak Afrika Kupası'ndan döndükten sonra çıktığı 8 lig maçının tamamında arka arkaya gol atma başarısı gösteren 2.01’lik forvet, bu form grafiğiyle İstanbul basınından hem takdir alıyor hem de bütün rakipler ona yönlendiriliyor.
Onuachu, Eyüpspor karşısında da rakip fileleri sarsma başarısı gösterirse, Hami Mandıralı (1991-92) ve Burak Yılmaz (2011-12) rekorlarını egale edecek. Eyüpspor’a gol atması halinde Onuachu, aynı sezon içinde iç ve dış sahalarda en uzun gol atma serisine sahip oyuncu olarak Trabzonspor tarihine adını yazdıracak.
Rakip teknik direktörler, stoperler ve spor yazarları tarafından aşırı gündeme getirilmeye başlayan Nijeryalı golcü için “Hem liglerin en uzun boylu forveti olup hem de sağ ve sol ayağıyla atıyor. Her türlü ortaya isabetli ve sert kafa vuruşlarıyla gol kazandıran çok özellikli bir golcü, hem 8 haftadır boş geçmiyor, hem de hiç sakatlanmıyor” şeklinde yorumlarla adeta göz değmesi için ellerinden geleni yapıyorlar.

***
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNİN DURAĞI BİLE YOK!
Bazı kuruluşlar ve belediyeler, üniversite öğrencilerine bu yıl da Ramazan ayında sıcak ve hazır yemek servisi sağlarken, birçok büyükşehirde rastlanmayan örnek bir davranış sergiledi.
Sonuna geldiğimiz mübarek ayda Büyükşehir Belediyesi, üniversitelerin yemekhanelerine kadar sıcak yemek taşıdı. Ortahisar Belediyesi de burs kumbarası oluşturdu ve ihtiyaçlı öğrencilere desteği sürdürüyor. Büyükşehir aynı zamanda Ramazan öncesinde de sabahları çorba çeşmesinden sıcak çorba servisi yapmıştı.
İki devlet üniversitesi, mukayese edilemeyecek kadar farklı potansiyellere sahip. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), adıyla müsemma, kıdemli bir teknik üniversite. Bilimsel olarak geçmişi 1955’lere uzanıyor. 2018’de KTÜ’den ayrılarak kurulan Trabzon Üniversitesi (TRÜ) ise daha çok sosyal tabanlı üniversitelerle yarış veriyor.
Öğrencilere her ne kadar sosyo-ekonomik destek sağlansa da, mahalli yönetimlerin üniversitelere bakışı farklı. Özellikle Trabzon Üniversiteli gençler soruyor: “Bizim üniversitemizin neden bir durağı yok?”
Sahil yolundaki durak kampüse uzak ve en yakın altgeçitten dersliğe ulaşmak 10-15 dakika sürebiliyor. Üst yoldan (Pulathane) giden toplu taşıma araçları ise çok daha ileriye gidiyor ve okul ya da emniyet durağında duruyor.
En yakın amfiye yürümek yine yaklaşık 1 km. Üniversitenin kapısına yakın durak konulmamış. Hatta bu otobüslerde robot tarafından okunan duraklar arasında üniversitenin adı bile yok.
Öğrenciler, şehir dışından gelen arkadaşlarına ve ailelerine “Söğütlü Ortaokulu durağında inersiniz” filan diyor. KTÜ’de fakültelerin bile durakları var. Yöneticiler, raylı sistemden TRÜ’yü çoktan çıkarmıştı.
Peki, neden otobüs hatlarında bile Trabzon Üniversitesi’nin durağı ve adı yok?

***
BÖLGEMİZDE ORMAN KAYBI BÜYÜYOR!
Trabzon’da özellikle kırsal kesimlerde yaşayan vatandaşlar, kış aylarında ısınma ihtiyacını odunla karşılıyor. Bu ihtiyaçlarını genellikle kendi arazilerinde bulunan ağaçlardan temin ediyorlar. Budama işlemlerinden ortaya çıkan ya da kurumaya yüz tutmuş ağaçlarla ısınma ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Peki, bunlar yoksa?
Bu durumda yerleşim yerlerine en yakın ormanlık alanlara gidilerek diri ağaçların kesilmesi yoluna başvuruluyor. Orman muhafaza memurları bu kaçak kesimlere müdahale etmeye çalışsa da yeterli olamıyor. Bir ağacın kesimi 5 dakika içinde gerçekleşiyor. Ardından taşınabilecek hâle getirilmesi için budanması da yarım saat sürüyor. Yani 35-40 dakika içinde ağaç kesilerek ormanlık alandan uzaklaşılabiliyor. Bu zaman diliminde müdahale edilemezse ağaçlar katledilmiş oluyor.
Karadeniz ormanlarında uzun yıllardır süren kaçak kesimler nedeniyle gür ormanlar artık yerini seyrek ağaçların bulunduğu alanlara bırakmış durumda. Bir ağacın yetişmesi 25 ile 40 yıl arasında sürerken, vatandaşlar bunu çoğu zaman umursamıyor. 40 yıllık bir ağaç, 5 dakika içinde yok olup gidiyor. Üstelik yerine yeni ağaçlar da dikilmediği için ormanlarımız her geçen gün azalıyor.
"Orman Genel Müdürlüğü’nün bu konuda daha caydırıcı önlemler alması gerekiyor." Personel sayısının artırılması, denetimlerin sıklaştırılması, hatta ev ev gezilerek kullanılan yakacakların nereden temin edildiğinin araştırılması büyük önem taşıyor. Aksi hâlde güzel bölgemiz ormanlardan mahrum kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

Kaynak:Haber61