Anahtar Deliği 02.01.2026 - Kış turizminin lokomotifi Uzungöl olamaz!
İKİ AHMET VE YENİ YIL DOKUNUŞLARI
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın, personelin yeni yılını kutlama tarzları kulislerde farklı yorumlara neden oldu.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, klasik çizgisinden şaşmayarak her yılbaşında olduğu gibi görev başındaki TİSKİ ve itfaiye personelini ziyaret etti, yeni yıl tebriğini iletti. Yani, “Rutin iyidir” dedi.
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ise daha sıcak bir davranış sergiledi. Belediyenin toplantı salonunda personelle buluştu, “Biz güzel bir aileyiz” dedi ve içten bir konuşmayla yeni yılı kutladı. Kaya’nın tarzı, daha samimi bir görüntü verdi.
Bu elbette bir stil meselesi. Bu davranışından dolayı Başkan Genç’i eleştirecek değiliz. Ancak dostane bir hatırlatmada bulunabiliriz.
Her belediye çalışanı, böyle özel günlerde başkandan bir güler yüz, bir tebrik bekler. Büyükşehir Belediyesi’nin 4 bini aşkın çalışanı var. Başkanın herkesi tek tek dolaşması elbette mümkün olmayabilir. Ancak birimleri hiç ziyaret etmemesi, personel arasında değersizlik hissi ve doğal olarak üzüntü yaratır.
Anlaşılan o ki; şehir genelinde vatandaşla iyi bir iletişimi bulunan ve sürekli sahada olan Başkan Ahmet Metin Genç’in, ara sıra Büyükşehir Belediyesi birimlerine de uğrayıp gönüllere dokunması gerekiyor.

***
KIŞ TURİZMİNİN LOKOMOTİFİ UZUNGÖL OLAMAZ!
Doğu Karadeniz’de kış turizmi konusu her yıl aynı cümlelerle ısıtılıp sofraya konuyor. “Turizmi 12 aya yayacağız”, kışın da turist gelecek” deniyor…
Uzungöl Kış Festivali yine gündemde. Güzel, renkli, niyeti iyi ama sonuç ne? Birkaç gün hareket, bol fotoğraf, ardından yine sessizlik.
Uzungöl kışın elbette güzel; ancak kitle turizmi için yeterli değil. Ne yatak kapasitesi, ne pist altyapısı ne de süreklilik var. Yani mesele festival değil, mesele omurga.
O omurganın adı ise yıllardır belli: Çakırgöl Kayak Merkezi.
Trabzon–Gümüşhane hattında, Doğu Karadeniz’in kaderini değiştirecek proje olarak masalarda duruyor; ancak tam anlamıyla kaplumbağa hızıyla ilerliyor. Oysa Çakırgöl’ün kar kalitesi, karın yerde kalma süresi ve doğal yapısı, eşdeğer merkezlerin çok üzerinde.
Yapılan teknik tespitlerde bölgede 4 aya yakın kayak yapılabileceği netleşmiş durumda. Üstelik çevresi yaylalar ve tarihi alanlarla çevrili.
Planlanan tesis kapasitesi de az buz değil: 5 bin 600 yatak.
Bu rakam, sadece Trabzon ve Gümüşhane’yi değil, Doğu Karadeniz’in tamamını kış aylarında ayakta tutacak güçte.
Buna rağmen Trabzon ve Gümüşhane’nin “ortak proje” dediği Çakırgöl için yeterli denilebilecek ortak bir baskı ve ortak bir siyasi refleks hâlen yok. Herkes projeyi sahipleniyor ama kimse masaya yumruğunu vurmuyor.
Bakanlık kapıları aşındırılmıyor, altyapı ve üstyapı için net bir takvim ortaya konulmuyor.
Zigana’da, Uzungöl’de ve farklı noktalarda kış turizmi elbette yapılır. Yapılıyor da. Ancak bunlar pansuman tedbirler. Bölgenin kış turizminden gerçek anlamda pay alabilmesi için lokomotif bir merkeze ihtiyaç var.
O lokomotif de Çakırgöl.
Küçük ölçekli festivallere karşı değiliz; ancak bu etkinliklerle hedeflenen ivme yakalanmaz. Doğu Karadeniz kış turizmi istiyorsa, Çakırgöl şart.
Top artık siyasetçilerin ve şehir dinamiklerinin ayağında.
Ya hızlanacaklar ya da bu hikâye her kış mevsiminde konuşulmaya devam edecek.

***
HASTALAR DA MUTSUZ, HEKİMLER DE!
Kamu hastanelerindeki randevu sistemi artık herkesin şikâyet ettiği bir uygulamaya dönüştü. Vatandaş, aylar sonrasına verilen MHRS randevularından şikâyetçi; hekimler ise altından kalkılamayan hasta yükünden yakınıyor. Sistem tıkanmış durumda.
İşin uzmanları, bir hekimin günde ideal şartlarda bakabileceği hasta sayısının en fazla 30–35 olduğunu söylüyor. Ancak birçok kamu hastanesinde bu rakam 70–80’i, hatta bazı branşlarda 100’ü buluyor. Bu tablo, ne nitelikli muayene ne de sağlıklı teşhis anlamına geliyor. Sonuç olarak doktor da mutsuz, hasta da.
Randevu bulamayan vatandaş, çareyi acil servislerde ya da özel hastanelerde arıyor. Bu durum, acil servislerin gereksiz yoğunlukla kilitlenmesine, özel hastanelerin ise mecburiyetin adresi haline gelmesine yol açıyor. “Vatandaş bilinçli olarak özel hastaneye mecbur bırakılıyor” yorumları artık fısıltı olmaktan çıkmış durumda.
Asıl sorun ise sistemsel. Randevu sayıları gerçekçi planlanmıyor, hekim sayısı ile hasta talebi örtüşmüyor. Poliklinik süreleri kâğıt üzerinde var, ancak fiiliyatta yok. Bir hastaya ayrılan süre 5 dakikanın altına düşmüş durumda.
Sağlık Bakanlığı’nın bu konuya ivedilikle el atması; randevu sürelerinin yeniden düzenlenmesi, hekim başına düşen hasta sayısının sınırlandırılması ve kamu hastanelerinin cazibesini kaybetmemesi için acil adımlar atılması, herkesin ortak beklentisi.
Gerçekten aciliyetle çözülmesi gereken bu mesele için Sağlık Bakanlığı’nı göreve çağırıyoruz.

***
TRABZON BOŞANMA SAYISINDA KAÇINCI?
TÜİK, geçtiğimiz günlerde Türkiye’deki boşanma oranlarını kamuoyuna açıkladı. İlleri boşanma oranlarına göre sıralayan TÜİK, Türkiye’deki acı tabloyu da ortaya koydu.
Boşanan çiftlerin sayısı 2023 yılında 173 bin 342 iken, 2024 yılında 187 bin 343 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı ise 2024 yılında binde 2,19 olarak gerçekleşti.
Türkiye’deki iller sıralamasında Trabzon 40’ıncı sırada yer aldı.
Uzmanlar, Trabzon’daki geleneksel aile yapısının boşanmaya çok uygun olmadığını ve korunaklı bir aile kültürüne sahip olan yörenin diğer illere nazaran daha hassas olduğunu vurguluyorlar..

Kaynak:Haber61