Anahtar Deliği 05.01.2026 - Trabzon’da otobüs durağı tartışmasının arka planı
KATMER’İN PTT AÇIKLAMASI TEPKİ TOPLADI
AK Parti Rize İl Başkanı Yılmaz Katmer’in yaptığı gereksiz açıklama tepkiyle karşılandı. PTT başmüdürlüklerinin kapatılarak Doğu Karadeniz Bölgesi Bölge Müdürlüğü’ne dönüştürülmesi ve merkezin Trabzon olması nedeniyle rahatsızlık duyduğu görülen Rize İl Başkanı Yılmaz Katmer, “bölge müdürünün Rizeli olması için gayret göstereceklerini” söyledi.
Katmer’in bu açıklaması, iki kenti kutuplaştırma çabalarına katkı sunmaktan öte bir tavır değildir. PTT Bölge Müdürü’nün Rizeli olmasına Trabzon’dan kimsenin bir şey dediği mi var da böyle bir açıklama yapıldığı, henüz anlaşılmış değil.
Trabzon’da Rizeli, Ordulu, Gümüşhaneli, Bayburtlu olup da önemli birimlerde müdürlük ve başkanlık yapan çok sayıda isim bulunmaktadır. Trabzonlular bundan rahatsızlık duymuyor ki?
PTT Bölge Müdürü Rizeli olsa ne olur, Samsunlu olsa ne olur?
Önemli olan liyakat sahibi ve işin ehli olmasıdır!
Katmer’in böyle bir açıklama yapması, hiç şık olmadığı gibi talihsiz bir yaklaşım olmuştur.
Kendisinin kamuoyundan özür dilemesini, maksadını aştığını ifade etmesini bekliyoruz.

***
OTOBÜS DURAĞI TARTIŞMASININ ARKA PLANI
Trabzon’da bazen bir otobüs durağı, bazen bir espri; kimin gazeteci, kimin algı operatörü olduğu konusunda turnusol kâğıdı oluyor. Son günlerde sosyal medyada yeniden dolaşıma sokulan bir video tam olarak bunu yaptı.
Kasım ayında Akçaabat’ın Benlitaş Mahallesi’nde çekilen görüntülerde, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, üzerinde Trabzon Büyükşehir Belediyesi yazan bir durağı görünce otobüs seferlerini soruyor. “Otobüs yok” cevabını alınca da gülerek espri yapıyor. O kadar.
Ne gizli bir plan var ne de büyük bir skandal…
Ama aylar sonra ne olduysa oluyor. Video yeniden servis ediliyor, başlıklar hazır:
“Otobüsün geçmediği yere durak koydular!”
Sosyal medyada algı peşinde koşan trolleri geçtik… Asıl mesele, kendisini “Türkiye’nin en çok satan gazetesi” olarak pazarlayan bir gazetenin bu görüntüyü eleştirel haber diye servis etmesi.
Yetmedi; yereldeki meslektaşlarımız da topa girip Büyükşehir’in sosyal medya ekibini konuyla ilgili olarak sorgulamaya başladı. İroni de tam burada başlıyor.
Bizler Ahmet Metin Genç’in avukatlığını yapmıyoruz. Trabzon’da kendisini en fazla eleştiren kalemlerden biri olarak, yapılan haksız eleştiriyi gündeme taşıyoruz. Konunun doğasından çıkarılarak başka mecralara çekilmesinden duyduğumuz rahatsızlığı ifade ediyoruz.
Trabzon’un 18 ilçesi, 716 mahallesi var. Yüzlerce mahallede ulaşım otobüsle değil, dolmuşla sağlanıyor. Dolmuş bekleyen vatandaşın yağmurda, karda, çamurda ıslanmaması için belediyeler yıllardır bu durakları koyuyor. Üstelik çoğu muhtar talebiyle yapılıyor.
Bu, yeni bir uygulama değil; dün başlamış bir iş hiç değil. Trabzon genelinde bu şekilde binlerce durak bulunuyor.
Belli ki arkadaşlarımız konuya hâkim değiller.
Olabilir…
Fakat konuyu birkaç saniyelik telefon görüşmesiyle öğrenme şansları var. Bunu yapmak yerine sosyal medyada köpürtülen bir algının parçası olmak hiç de şık olmuyor…
Gazetecilik; montajlanmış algıyı büyütmek değil, gerçeği yerinden öğrenme zahmetine katlanmaktır.
O yüzden meşakkatli mesleklerin başında gelir…
Aksi hâlde ortada ne eleştiri kalır ne de gazetecilik…

***
BÜYÜKŞEHİR’E KARLA MÜCADELEDE TAM NOT
Trabzon bu kez kara hazırlıksız yakalanmadı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, karla mücadele çalışmalarında başarılı bir sınav vererek kış şartlarının günlük hayata olumsuz etkilerini en aza indirdi. Zamanında alınan önlemler, ilçelerin tamamında konuşlandırılan ekip ve iş makineleri ile ilçe belediyeleriyle sağlanan güçlü koordinasyon sayesinde ulaşımda ciddi bir aksama yaşanmadı.
Ekipler, sadece gündüz değil gece boyunca aralıksız mesai yaptı. 716 mahalle muhtarıyla sürekli iletişim halinde olunarak aciliyet planı oluşturuldu. Özellikle grup yolları ile hamile, hasta ve cenaze bulunan kırsal mahalle yollarının açılmasına öncelik verildi.
Şehir merkezlerinde sağlık kuruluşlarının yolları sürekli açık tutulurken, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen ihbarlar doğrultusunda ambulansların ulaşamadığı hiçbir nokta bırakılmadı. Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, 122 personel ve 100 iş makinesiyle yol açma çalışmalarını sürdürürken, ilçe belediyelerine de mazot desteği sağlandı.
Don ve buzlanma riskine karşı da 18 ilçenin tamamında, hava sıcaklığının en düşük olduğu gece ve sabahın erken saatlerinde tuzlama çalışmaları yapılarak olası kazaların önüne geçildi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in talimatıyla karla mücadelede koordinasyonu sağlayan Başkan Danışmanı Coşkun Şahin’in gece-gündüz sahayı anbean takip ettiği, hatta bazı ilçelerde makine sevkiyatına bizzat müdahale ettiği konuşuluyor.
Özetle; Büyükşehir çalışanları, tam bir ekip ruhuyla ortaya koydukları uyumlu ve özverili çalışmalarıyla vatandaşlardan takdir topladı.

***
ELEŞTİRİ AYNADIR; GERÇEKLER ORTAYA ÇIKAR!
Yerel siyaset güçlü görünür ama eleştiriye karşı şaşırtıcı derecede kırılgandır. Yerel medya da cesur görünür, ama eleştiri kendisine dönünce kabuğuna çekilir.
Bizler zaman zaman siyaset, bürokrasi, iş dünyası ve hatta meslektaşlarımızı eleştiriyoruz. Karşılığında nadiren yapıcı bir tepki alırız; çoğu zaman ise kalp kıran, öfke dolu mesajlar gelir. Oysa eleştiri, düşmanlık değil yapıcılık içermelidir.
Filozof Erich Fromm’un dediği gibi: “Eleştiriye açık lider, yaşamdan ne alacağının değil, yaşama ne vereceğinin peşindedir. Lider, doğrularını anlatmaktan çok yanlışlarını anlamaya çalışmalıdır.”
Yapıcı eleştiri, sadece eksik ya da yanlışları göstermek değildir; “Kendimiz yerinde olsak daha iyisini nasıl yapardık?” sorusunu sormaktır. Ama yerelde durum çok farklıdır. Medya eleştirmeyi sever ama eleştirilmeyi asla! Reklam kesilince eleştiri başlar, ilan gelince sessizlik çöker.
Böyle durumlarda kendi meslektaşını eleştiren gazeteci hemen hain, ortamı bozan, moral bozucu ilan edilir. Yönetenler içinse kalemi sivri olan değil, yumuşak olan makbul sayılır.
Gerçek şu ki; eleştiri bağırmak değil, soru sormaktır. “Bu neden böyle yapıldı?”, “Bu karar kime ne kazandırdı?” gibi sorular çoğu zaman rahatsızlık yaratır. Telefonlar susmaz, mesajlar yağar; eleştiriden çok, eleştireni susturma çabası başlar.
Aslında eleştiri aynadır ve yönetim düzeninin en sevmediği şeydir. Oysa ki aynalar, korkakları değil, cesurları gösterir.
Tek bir gerçek var: Eleştiri, doğru soru sorulduğunda ve doğru kabul edildiğinde, büyütür, geliştirir ve gerçek liderleri ortaya çıkarır. Aynadan korkmayanlar eleştiriden rahatsız olmaz; eleştiriyle düşmanlığı karıştırmayanlar da kıymet kaybetmez.
Düşmanca tavırla hareket edene eleştirmen denmez; eleştiriyle düşmanlığı karıştıranlardan da yönetici olmaz.
Hatırlatalım istedik.

Kaynak:Haber61